Berlin’de Sol Partili Elif Eralp’in kurmayı hedeflediği hükümete muhafazakâr eyaletlerden mali yaptırım uyarısı geldi.
Almanya’nın başkenti Berlin’de 20 Eylül’de yapılan eyalet seçimlerini, Elif Eralp’i başbakan adayı gösteren Sol Parti’nin (Die Linke) kazanmasının ardından koalisyon görüşmeleri öncesinde siyasi tansiyon daha da yükseldi.
Sol Parti, Yeşiller ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile hükümet kurmak üzere ilk temaslara başlarken, muhafazakar Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) yönettiği eyaletlerden Berlin’e Sol Parti öncülüğündeki bir koalisyon halinde mali yaptırım uyarısı geldi.
Bavyera’nın başkenti Münih’te bir araya gelen CDU/CSU yönetimindeki eyaletlerin meclis grup başkanları, Sol Parti liderliğinde bir Berlin eyalet hükümeti kurulması halinde başkentin finansmanının yeniden tartışmaya açılabileceği mesajını verdi.
CSU’nun Bavyera Eyalet Meclisi Grup Başkanı Klaus Holetschek, toplantının ardından yaptığı açıklamada, “Berlin’de antisemitizmi ve Yahudi düşmanlığını programında barındıran bir eyalet hükümeti kurulursa ortak bir girişim başlatacağız. Buna başkentin kim tarafından finanse edileceği sorusu da dahil olacak” dedi.
Toplantıya ev sahipliği yapan Bavyera Başbakanı ve CSU Genel Başkanı Markus Söder de geçmişte benzer açıklamalar yaparak, Sol Parti önderliğinde kurulacak bir Berlin hükümetinin mali sonuçları olabileceğini dile getirmişti.
Tartışmaların merkezinde, eyaletler arası mali denkleştirme sistemi kapsamında Berlin’in aldığı kaynaklar ile federal hükümetin başkente sağladığı ek mali destek bulunuyor.
Almanya’da eyaletler arası bir “mali denkleştirme sistemi” bulunuyor. Buna göre vergi gelirleri yüksek olan eyaletlerden düşük gelirli eyaletlere kaynak aktarılıyor. Amaç, ülke genelinde vatandaşların yaşadıkları eyaletten bağımsız olarak benzer düzeyde kamu hizmetlerine erişebilmesini sağlamak ve eyaletler arasındaki mali uçurumu azaltmak.
Almanya’da mali açıdan en fazla destek alan eyaletlerden biri olan Berlin’in durumu yanında, başkent olmasından kaynaklanan ek güvenlik ve kültür harcamalarının federal bütçeden karşılanmasını düzenleyen finansman anlaşmasının da yeniden gözden geçirilmesi isteniyor.

Sol Parti’den iddalara karşı hukuki adım
Öte yandan Berlin Sol Parti teşkilatı, partiye yönelik antisemitizm ve suç örgütleriyle yakın ilişki iddialarında bulunan bazı siyasetçilere karşı hukuki girişim başlattı.
Parti sözcüsünün açıklamasına göre, söz konusu suçlamaları dile getidikleri ifade edilen Ekonomi Bakanı Katherina Reiche ile Schleswig-Holstein İçişleri Bakanı Magdalena Finke’ye avukatlar aracılığıyla ihtar gönderildi. Sol Parti, iki siyasetçiden resmi hükümet hesaplarından yaptıkları bazı açıklamaları da tekrarlamamalarını talep etti. Aksi halde yeni hukuki adımlar atılabileceği bildirildi.
Sol Parti daha önce de İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt hakkında bir televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle suç duyurusunda bulunmuştu.
Sol Parti neyle suçlanıyor?
Bazı Sol Partili siyasetçiler ve Berlin teşkilatı uzun süredir İsrail-Filistin politikaları ve antisemitizm tartışmaları nedeniyle eleştirilerin hedefinde bulunuyor. Son olarak Neukölln ilçesindeki seçim kutlamasına Arap kökenli ve bir bölümü suç örgütleriyle ilişkilendirilen bir klanın önde gelen ismi ile tartışmalı bir Filistin yanlısı aktivistin katılması kamuoyunda tepki çekmişti.
Sol Parti Milletvekili Ferhat Koçak da klan çevreleriyle ilişkilendirilen bir ailenin mensubuyla dostane mesajlaşmaları nedeniyle eleştirilerin odağında bulunuyor.
Sol Parti ise İsrail’in var olma hakkını ve Almanya’daki Yahudi yaşamının korunmasını desteklediklerini, ayrıca organize suç yapılarıyla hiçbir bağlarının bulunmadığını vurguluyor.
dpa/TY,ETO