CHP’den ihraç edilen eski Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, “Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel’in bir an önce bir araya gelerek parti içi sorunları çözmeleri gerekir. Parti içi sorunlar yargı eliyle değil, parti ahlakı, ilkeleri ve parti hukukuyla …
CHP’den ihraç edilen eski Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, “Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel’in bir an önce bir araya gelerek parti içi sorunları çözmeleri gerekir. Parti içi sorunlar yargı eliyle değil, parti ahlakı, ilkeleri ve parti hukukuyla çözülür. CHP yolsuzluk iddialarının üzerine öncelikle parti hukukuyla gitmelidir” dedi.
CHP’den ihraç edilen ve sonra yaşanan gelişmelerin de ardından partiye dönemeyen eski Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, Nefes yazarı Aytunç Erkin‘e gönderdiği mektupta partinin içindeki sorunların çözümüne yönelik önerilerini paylaştı.
Ateş’in mektubu şöyle:
“20 yıl aralıksız SHP ve CHP’de mahalle delegeliğinden başlayarak Genel Başkan Yardımcılığına kadar her kademede ve üç dönem milletvekili olarak görev yaptım. Bu nedenle CHP hakkındaki yazılarınızı daha büyük bir ilgi ile izliyorum ve çok değerli buluyorum.
CHP, Türkiye’nin kurtuluş ve kurucu partisidir. Türkiye’nin yığınla iç ve dış sorunu varken CHP’nin kendi iç sorunlarıyla kamuoyu gündemine gelmesi kabul edilemez. CHP, bir an önce kendi iç cephesini güçlendirmelidir. Önceki dönem yöneticilerle bugünkü yöneticilerimizin birbirlerine küsme hakları ve lüksü yoktur.
Bunun için de Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel’in bir an önce bir araya gelerek parti içi sorunları çözmeleri gerekir. Parti içi sorunlar yargı eliyle değil, parti ahlakı, ilkeleri ve parti hukukuyla çözülür. CHP yolsuzluk iddialarının üzerine öncelikle parti hukukuyla gitmelidir.
İki lider sadece parti içi sorunları değil, devam etmekte olan bölgemizdeki savaşlar, küresel sorunlar hakkında CHP’nin katkılarını da kamuoyuna duyurmalıdır.
CHP, öncelikle kendi olanaklarıyla hayata geçirilebilecek projelere zaman ayırmalıdır, iktidar bloğundan insaf ve merhamet dilememelidir. Kendi iç cephesini sağlamlaştırmayan CHP, kamuoyundan ve diğer muhalefet partilerinden ilgi ve destek görmez. CHP, kendi iç hiyerarşisini sağlamalıdır. Her organ kendi yetki ve görev alanına odaklanmalı, kamuoyu üzerinden haberleşmeyi bırakmalıdır. Demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbalinin hepimizin geleceğinin üstünde olduğunu unutmamalıyız.”