PKK’nın fesih kararı gazete köşelerinde: Kimler destek verdi, kimler nasıl ve neden eleştirdi?
PKK’nın silah bırakma ve kendini fesih kararını duyurması, köşe yazarlarının da gündemindeydi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin çağrısıyla başlayan ve dün örgütten yapılan açıklamayla yeni bir boyut kazanan sürece destek verenler olduğu gibi; karşı çıkanlar da var, temkinli yaklaşanlar da… İşte köşe yazarlarının kaleminden yeni çözüm süreci değerlendirmeleri…
Murat Ağırel (Cumhuriyet): Bu anlaşma Cumhuriyet döneminin Karlofça Antlaşmasıdır
“Bazı çevreler bu açıklamayı ‘tarihi fırsat’ olarak pazarlamaya başladı bile. Halbuki bu anlaşma Cumhuriyet döneminin Karlofça Antlaşmasıdır. Türkiye duraklama döneminden gerileme dönemine geçmiştir.
Karlofça Antlaşması da Avusturya ile olan savaşı sonlandırmıştı. O zaman da payitahtın üzerinden büyük bir yük kalktığı savunulmuştu. Askerler evlerine dönecekti. Uzun yıllardır süren çatışmalar son bulacaktı. Köyler basılıp yakılmayacak, artık ekinler ekilecekti. Karlofça’dan iki asır sonra kendimizi Ankara önlerinde savaşırken bulduk.
Bugün de aslında pek bir şey değişmedi. PKK’nin açıklamasının satır aralarını okursanız, ortada bir bitme değil, yeni bir taktik dönüşüm olduğunu anlıyorsunuz. Açıklama doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini hedef alıyor.”
Emre Kongar (Cumhuriyet): Ülkemin faşizme kaymasına karşıyım
“Ben ‘Türklere ayrı Hukuk, Kürtlere ayrı Hukuk olmaz’ diye yazmış ve o satırları TBMM’deki bir basın toplantısında atıf yapılmış olan… Bağımsızlıkçı, eşitlikçi, özgürlükçü, dayanışmacı… Tarihe Diyalektik açıdan bakan… Dinci/mezhepçi ve etnikçi kimlik politikalarına karşı… Antiemperyalist… Bir toplumbilim öğrencisiyim:
Ülkemin, kimlik siyaseti temelinde, ‘Barış’ Demagojisiyle, hem Faşizme kaymasına hem de Emperyalizmin oyuncağı olmasına karşıyım!”
Mustafa Balbay (Cumhuriyet): Sürecin varacağı yer ‘yurttaşlık’ bağını koparmak
“Dün başlayan yeni sürecin varacağı yer Atatürk’ün ilk kez 1933’te, Cumhuriyetin 10. yılındaki söylevinde dile getirdiği ‘yurttaşlık’ bağını koparmak.
Yap-mayın!
Atatürk 10. Yıl Nutku’nu yazarken Türkiye’de yaşayan herkesi içine alacak bir kavram aradı. Sonunda buldu: ‘Yurttaşlarım!’ Atatürk konuşmasında Cumhuriyetin 10. yılını kutladıktan sonra nefeslenir ve bambaşka bir vurguyla seslenir: ‘Yurttaşlarım…’ 375 kelimeden oluşan 10. Yıl Nutku’nda ekonomiden güzel sanatlara her alana değinir, ‘Türk milleti’ kavramının herkesi kapsadığını ifade eder. Konuşma şöyle biter: ‘Ne mutlu Türküm diyene!’
Türk olana değil, damarlarında Türk kanı taşıyana değil, ‘Türküm diyene’. Yani beyana dayalı bir ortak kimlik.”
Deniz Zeyrek (Nefes): Asıl iş şimdi başlıyor
“2012’den 2015’e kadar yürütülen süreçte ‘önce hukuki zemin hazırlansın, talepler karşılansın sonra örgüt kendini feshetsin’ mantığı vardı. Bu defa ‘önce PKK kendini feshetsin, sonra hukuki zemin hazırlansın ve talepler karşılansın’ mantığı söz konusu.
O nedenle asıl iş (ya da süreç) şimdi başlıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala’nın, İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un ihtiyatlı açıklamalarıyla, iktidarın ‘davul zurna modu’na girmemesinin arkasında bu durum yatıyor.
Hem Türkiye kamuoyunun hem Öcalan’ın aynı anda kabul etmesi gereken onlarca adım atılması gerekiyor.
Ez cümle, 12 Mayıs’ın söylendiği gibi terörle mücadele açısından tarihi bir güne dönüşmesini ve sürecin barışla taçlanmasını canı gönülden dilemekle birlikte işin o kadar kolay olmayacağını görüyorum.”
Aytunç Erkin (Nefes): Yeni anayasa nasıl olacak?
“Şimdi ‘fesihten ve silah bırakmadan’ sonra karşımıza ne çıkacak?
Nasıl bir Türkiye hayal ediliyor?
‘Hakikati Araştırma Komisyonu’ kurulup yüz yıllık Türkiye Cumhuriyeti’yle ‘hesaplaşma mı’ yaşanacak?
Yoksa bu sadece ‘Kalabalık bir metin, ideolojik çizgileri kalın, biz özüne bakalım’ mı? denilecek.
Ya da DEM Parti Milletvekili Sırrı Sakık’ın dün dediği gibi:
‘PKK 12. Kongre sonuçlarını açıklayarak ‘tarihi misyonunu tamamladığını’ belirtti. Bugün Türkiye halkları için yeni bir dönem, yeni bir milat. Artık demokratik bir toplumun hayat bulması için siyasi mücadeleyi büyütme zamanı. Daha çok örgütlenip, daha çok mücadele edeceğiz. Şimdi görev TBMM’de. 100 yıllık ret, inkar, asimilasyon politikalarını ortadan kaldıracak bir toplumsal sözleşmeyi hayata geçirecek tarihi sorumluluk TBMM’dedir. Hepimize hayırlı olsun.’
SORU ŞU: Yeni anayasa nasıl olacak?”
Nevşin Mengü (Nefes): İmamoğlu’nun içeride tutulmasının taşları döşenmiş oldu
“Silah bırakma aşamasından sonra Türkiye vatandaşı olan örgüt üyeleri, Türkiye’ye dönebilecek mi? Suç işlemiş olanlar yargılanacak mı? Bunları henüz bilmiyoruz. Ancak ‘af’ denmese de terör zanlılarını da kapsayan bir infaz indiriminin geleceğini anlıyoruz.
Zurnanın zırt dediği yer burası. 19 Mart operasyonunda Ekrem İmamoğlu hem terör hem de yolsuzlukla suçlandı. Terörle suçlanmasına rağmen İBB’ye kayyum atanmadı. Kuşkusuz kamuoyu tepkisinin de etkisi var. Ama asıl meseleyi şimdi anlıyoruz. İmamoğlu hakkındaki terör suçlaması düşerse şaşırmamak lazım.
Sürecin başında, ‘Demirtaş’ın çıktığı, Öcalan’ın umut hakkından yararlandığı bir ortamda İmamoğlu zaten içeride kalamaz’ deniyordu. Böylece İmamoğlu’nun içeride tutulmasının taşları da döşenmiş oldu. İmamoğlu terör değil yolsuzluk zanlısı denecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la artık aşağı yukarı süresiz bir devam için engeller kaldırılmış olacak.”