ABD Merkez Bankası (Fed), geçen sene Silikon Vadisi Bankası’nın (SVB) iflasının akabinde bankaların çeşitli şoklara karşı dayanıklılığını ölçeceği gerilim testi senaryolarını açıkladı.
Fed’den yapılan açıklamada, bu yıl 32 bankanın gerilim testine tabi tutulacağının bilgisi verilerek, bu bankaların ticari ve konut emelli gayrimenkul piyasalarının yanı sıra kurumsal borç piyasalarında artan gerilimle önemli bir global resesyona karşı test edileceği aktarıldı.
Açıklamada, gerilim testleriyle varsayımsal resesyon senaryoları altında bankaların dayanıklılığının değerlendirileceği kaydedilerek, söylediği söz edilen senaryoların ekonomik kestirimler olmadığı vurgulandı.
Bu yılki senaryoda, ABD’de işsizlik oranının 6,5 puan artışla yüzde 10’luk doruğa ulaştığı belirtilen açıklamada, bu artışa önemli piyasa oynaklığı, şirket tahvili marjlarında genişleme, konut fiyatlarında yüzde 36 ve ticari gayrimenkul fiyatlarında yüzde 40 düşüş dahil varlık fiyatlarında “çöküş”ün eşlik ettiği kaydedildi.
Açıklamada, çok önemli ticari operasyonlar ya da saklama fliyetleri yürüten büyük bankaların, beklenmeyen temerrütlerle alakalı potansiyel ziyanlarını tahmin etmek için bir senaryo bileşeni dahil etmeleri gerektiği bildirildi.
Şok senaryoları
Açıklamada, “keşif analizi” yoluyla bankacılık sisteminin farklı risklerini incelemek için tasarlanan 4 varsayımsal ögenin da ilk defa yayımlandığı vurgulanarak, bunlardan 2’sinin büyük bankalardaki mevduatların büyük bir kısmının süratli şekilde yeniden fiyatlanmasına neden olan fonlama gerilimlerini içerdiği belirtildi.
Diğer 2 ögenin da sadece en büyük ve karmaşık bankalara uygulanacak piyasa şoklarını içerdiğine işaret edilerek, bu şokların her biri farklı finansal piyasa şartları altındaki 5 büyük hedge fonunun iflasını varsaydığı aktarıldı.
Açıklamada, bu şartlar arasında uzun vadeli enflasyona ilişkin olumsuz bir görünümle, global ekonomik fliyetin azalması beklentileri ve ABD ile diğer ülkelerde önemli resesyon öngörülerinin yer aldığı kaydedildi.
Keşif tahlilinin, gerilim testinden farklı olduğuna ve firmaya mahsus sonuçlara odaklanmak yerine, daha geniş bankacılık sistemine yönelik ek varsayımsal riskleri araştıracağına dikkati çekilen açıklamada, Fed’in sonuçları haziranda yayımlayacağı bildirildi.