1999’dan bugüne: Türkiye F-35 programına nasıl dahil oldu, neden çıkarıldı?

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi ardından ABD başkanı Donald Trump, “Türkiye’ye F-35 vereceğiz” diyerek CAATSA’nın sona ereceği sinyalini verdi. Bunun üzerine Türkiye’nin yaptırım uygulanmasına neden olan Rusya’dan aldığı S-400’leri üçüncü bir …

1999’dan bugüne: Türkiye F-35 programına nasıl dahil oldu, neden çıkarıldı?
Yayınlama: 14.07.2026
7
A+
A-

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi ardından ABD başkanı Donald Trump, “Türkiye’ye F-35 vereceğiz” diyerek CAATSA’nın sona ereceği sinyalini verdi. Bunun üzerine Türkiye’nin yaptırım uygulanmasına neden olan Rusya’dan aldığı S-400’leri üçüncü bir ülkeye satacağı iddia edildi. Peki Türkiye, 1999’da dahil olduğu F-35 programından nasıl ve neden çıkarıldı?

Nefes yazarı Deniz Zeyrek, Türkiye’nin F-35 programına nasıl dahil olduğunu ve yaptırım sürecine dair detayları derledi. Zeyrek’in yazısı şöyle:

“AK Parti iktidarının bugünlerde “başarı hikayesi” olarak sunmaya çalıştığı F-35 meselesi, bu ülkenin vergi verenlerine, sanayicilerine 14 milyar dolara mal olmuş bir ‘beceriksizlik hikayesi’dir.

Bir yere not etmeniz, kesip saklamanız için bu beceriksizlik hikayesini kronolojik olarak özetleyeceğim:

Türkiye,

– 1999’da ABD’nin başlattığı Joint Strike Fighter (JSF) projesiyle ilgilenmeye başladı.

– 2002’de F-35 programına ilk ortaklardan biri sıfatıyla Seviye 3 ortak olarak alındı.

– 2003’te Aselsan, Roketsan, TUSAŞ gibi Türk savunma şirketleri projeye dahil edildi ve toplamda 900 parçanın üretim görevini üstlendi.

– 2007’de Türkiye 100 adet F-35A alacağını duyurdu. İlk teslimat hedefi 2015’ti

– 2010’da nihai tedarik kararı alındı. İlk etapta 100 uçak alınacağı, ek alımlarla sayının 116’ya çıkacağı duyuruldu.

– 2012’de Türkiye ilk resmi siparişini verdi. Türk pilotlarının ABD’de eğitimi başladı.

– 2013’te uzun menzilli hava savunma ihalesini Çin’e verdi.

– 2015’te NATO baskı yapınca Çin ihalesi iptal edildi. ABD’yle Patriot görüşmeleri başladı.

– 2016’da Türkiye-ABD ilişkileri gerildi.

– 2017’de Rusya’yla S-400 alımı konusunda anlaşma yapıldığı açıklandı.

– 2018’de Türkiye’nin ilk iki F-35’i Texas’ta törenle teslim edildi ancak uçaklar ABD’de kaldı. Türk pilotları eğitim uçuşlarına başladı. Aynı yıl ilk Türk pilot F-35’le solo uçuşunu yaptı. Ancak ABD Kongresi de S-400 anlaşmasını tartışmaya başladı.

– 2019’da S-400 bataryaları teslim edilmeye başlanınca ABD’yle ipler koptu. ABD Türkiye’nin F-35 programından çıkarıldığını resmen açıkladı. Gerekçe olarak da S-400 radarlarının F-35’in görünmezlik özellikleri hakkında Rusya’ya istihbarat sağlayabileceği ihtimali gösterildi.

– 2020’de ABD Türkiye’yi CAATSA yaptırımları kapsamına aldı. ABD Kongresi Türkiye’ye F-35 satışını yasayla engelledi.

S-400 alımı konusunda iktidarın yanlış yaptığını hepimiz söyledik. Ancak iktidar “ben yaptım oldu” zihniyetiyle tek bir geri adım atmadı. Şimdi S-400’leri başka bir ülkeye satıp, Trump desteğiyle F-35’leri almaya çalışıyorlar.

Bakın Türkiye bu süreçte neler kaybetti?

– Programa yaptığı 1.5 milyar dolarlık katkı iade edilmedi.

– Türkiye’ye ait altı adet F-35 ABD’de kaldı.

– Projeye dahil olup parça üreten Türkiye’deki şirketlerin üretim payı başka ülkelere aktarıldı. Bu da 10 milyar dolar civarında bir sanayi geliri kaybı anlamına geliyordu.

– S-400’e 2.5 milyar dolar ödendi ama sistem adeta paketinden çıkarılmadı. Ruslara bakım eğitim ücreti ödenmeye devam ediliyor. İkinci el satışı gerçekleşse dahi bugüne kadar harcanan paranın tam telafisi mümkün değil.”

( ALINTI www.nefes.com.tr/yazarlar/deniz-zeyrek/bir-yanlis-kararin-ma… )

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.