Tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Akgün: Kamusal varlıklarımızın rant uğruna yok edildiği süreçten geçiyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik operasyonlar kapsamında yaklaşık 16 aydır Silivri’de tutuklu olan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, davanın “delilsiz ve tutarsız” olduğunu savundu. Tutuklu olduğu süreçte İstanbul’da çok …

Tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Akgün: Kamusal varlıklarımızın rant uğruna yok edildiği süreçten geçiyoruz
Yayınlama: 09.07.2026
3
A+
A-

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik operasyonlar kapsamında yaklaşık 16 aydır Silivri’de tutuklu olan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün, davanın “delilsiz ve tutarsız” olduğunu savundu. Tutuklu olduğu süreçte İstanbul’da çok sayıda imar planı değişikliği yapıldığını söyleyen Akgün, “İnsanların bir anlamda hayatta kalma mücadelesi verdiği böyle dönemler kent, doğa ve koşa kamusal haklarımız açısından en yıkıcı zamanlardır. O yüzden de geri dönülmeyecek biçimde kamusal varlıklarımızın, kıyılarımızın, ormanlarımızın, su havzalarımızın rant uğruna en çok tahrip ve yok edildiği süreçten geçiyoruz” dedi.

Cumhuriyet’ten Çağdaş Bayraktar‘ın haberine göre Gürkan Akgün, mahkeme sürecine ilişkin, “Son 4 aydır mahkeme süreci devam ediyor. Savunmalar tamamlandıkça daha önceden nedense sayfa sayısıyla övünülen koca iddianame, yok hükmünde bir evraka dönüştü.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet’e konuşan Akgün, yürütülen davanın tutarsız, delilsiz, iftiralara ve vasat kurmaca senaryolara dayanan yapısıyla tamamen ifşa olduğunu ve çöktüğünü belirtti. Hukukun siyasi bir tahakküm aracına dönüşmesinden üzüntü duyduğunu da sözlerine ekledi.

İstanbul’da 120’ye yakın imar planı değişikliği yapıldı

Tutuklandığı 19 Mart sürecinden bugüne, İstanbul’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından rezerv alan ilan edilen yerlerde 120’ye yakın imar planı ve plan değişikliği yapıldığını aktaran Akgün, yapılan değişiklikleri şöyle sıraladı:

Bunların arasında Kartal’daki şehir parkını konut ve ticaret kullanımıyla yapılaşmaya açmaktan tutun, Beykoz’daki özel ormanlara konut imar izni vermeye, Kanal İstanbul güzergâhında ve askeri alanlarda daha önce mahkeme kararıyla iptal edilen imar planlarını yeniden onaylamaktan, Eyüpsultan’da tarihi su kemerin koruma bandında yıllardır tarım alanı olan parselleri lüks konut ve AVM yapmaya kadar türlü kararlar var.”

“Kamusal varlıklarımızın rant uğruna yok edildiği süreçten geçiyoruz”

Ekonomik kriz dönemlerinin kent ve doğa hakları açısından yıkıcı olduğunu vurgulayan Akgün, toplumsal muhalefetin ve denetleme mekanizmalarının devre dışı bırakıldığını belirterek şu tespitte bulundu:

“İnsanların bir anlamda hayatta kalma mücadelesi verdiği böyle dönemler kent, doğa ve koşa kamusal haklarımız açısından en yıkıcı zamanlardır. O yüzden de geri dönülmeyecek biçimde kamusal varlıklarımızın, kıyılarımızın, ormanlarımızın, su havzalarımızın rant uğruna en çok tahrip ve yok edildiği süreçten geçiyoruz.”

“Mülksüzleştirmeden ziyade güvencesizleştirme”

Kentsel dönüşüm süreçlerinde yaşanan durumu “güvencesizleştirme” kavramıyla açıklayan Akgün, mülk sahibi olmanın mahallede yaşama hakkını güvence altına almadığını ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu kentsel dönüşüm sürecinde mülk sahibi de olabilirsiniz ama bu yaşadığınız kentte, mahallede yaşama hakkını güvence altına aldığınız anlamına gelmiyor. Tapunuz, diplomanız, seçtiğimiz belediye başkanımız, yıllardır emek verdiğiniz şirketiniz bir anda elinizde kayıp gidebilir.

Çalışma yaşamındaki güvencesizlik her geçen daha geniş bir alanda hissediliyor. Kentleşme dinamikleri, belirli bir kesimin sürekli olarak servet biriktirmesine yol açarken kamunun ürettiği rantı kendi tekelinde toplayarak toplumdaki eşitsizliği giderek daha fazla derinleştiriyor”

( ALINTI www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/tutuklu-ibb-genel-sekreter-yar… )

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.