Tuncer Bakırhan’dan kayyımlarla mücadele mesajı: Kirli yöntemlerinize boyun eğmeyeceğiz, yaşattığınız zulümleri unutmayacağız!

Tuncer Bakırhan’dan kayyımlarla mücadele mesajı: Kirli metotlarınıza boyun eğmeyeceğiz, yaşattığınız zulümleri unutmayacağız!

Tuncer Bakırhan’dan kayyımlarla mücadele mesajı: Kirli yöntemlerinize boyun eğmeyeceğiz, yaşattığınız zulümleri unutmayacağız!
Yayınlama: 04.06.2024
1
A+
A-

DEM Parti Eş Genel Başkan’ı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu.

Bakırhan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Dün Türkiye’nin değişmeyen gerçeği olan darbeyle güne uyandık. Hakkâri belediyemiz alçakça, kahpece gasp edildi. 31 Mart seçimlerinde Hakkari’de devletin bütün imkanlarıyla ve çetelerle yarıştık. Hakkâri halkı bütün bunlara karşın en güçlü bir biçimde partisine sahip çıktı. Kimse emeğimizin gasp edilmesine sessiz kalacağımızı düşünmesin. 

Sonda söyleyeceğimizi ilk başta söyleyelim! Artık yeter! Edi bese! Bu haksızlığa, bu düşman hukukuna kâfi diyoruz. Bedeli ne olursa olsun buna geçit vermeyeceğiz.

Bakın size bu darbenin gerçeğini anlatalım. Herkes gerçeği bilsin! O denli terör demekle, saçma sapan suçlamalarla hakikatleri çarpıtamazsınız. Yıllardır hangi Kürdü, karşısı terör yaftasıyla suçlamadınız ki? Bu salondaki insanların yüzde 80’inin 90’ının terör yaftasıyla yargıladınız, yargılamak istediniz.
Belediye eş liderimiz YSK sürecinden geçmedi mi? Aday olabilir denmedi mi? Herhangi bir sorun var mıydı? Yok!

Ülkede esasen kimin yargıç, kimin polis, kimin savcı olduğu belli değil. Ortada herhangi bir mahkeme kararı yokken, evrakta saklılık kararı varken eş liderimiz suçlu gösteriliyor. Hangi cüretle mahkeme kararı olmadan, dosya kapalıyken ve soruşturma bile belli değilken kendinizi mahkeme yerine koyup kayyım darbesi yapabiliyorsunuz?

İçişleri Bakanını buradan uyarıyoruz. Bugün MHP’nin ve Ergenekon’un kayığına binerek gideceğiniz tek yer Soylu’nun yanı olacaktır. Soylu benzeri tarihte “suçişleri bakanı” olarak anılacaksınız.

Biliyoruz ki kayyım kararı Kızılcahamam’da alındı. Değişim ve olağanlaşma için yaptıklarını söyledikleri, yeni anayasayı tartışacağız dedikleri 3 günlük kamptan kayyım darbesi ve halk iradesinin gaspı çıktı.
Bunların değişim ve olağanlaşma anlayışı işte budur.

Normalleşme dedikleri şunlardır:

Kobani kumpas davasında yüzlerce yıl cezaların verilmesi, 28 Şubat darbecilerinin serbest bırakılmaları, seferberlik yönetmeliğinin değiştirilmesi, tesir ajanlığı yasası çıkarılması, son olarak da kayyım darbesi..

Dün alınan kararla şunu diyorlar: Yarın öbür gün herhangi bir sermaye grubuna da, partiye de kayyım atanabilir. Uyarıyoruz, bu uygulama ile herkesi ve her şeyi gasp etmeye başlayacaklar. Mesele yalnızca belediye değildir!

AKP-MHP ittifakının birleştiği en temel nokta Kürt düşmanlığıdır. Daha geçen gün Hilvan’da 31 Mart’ta hileyle iptal ettikleri seçimde Kürt halkı en güçlü karşılığı verdi. 31 Mart’ta beş yüz oy farkla kazanmıştık. İptal ettiler. 2 Haziran seçimlerinde üç binden fazla oyla kazandık. İktidar Hilvan’dan gereken dersi almadı. Kürtlere dönük OHAL’de ısrarcı olduğunu Hakkâri’de gösterdi. Bakın bu OHAL hukukudur. Bu darbe hukukudur. “Bu ülkede Türk olmayanın tek bir hakkı vardır. O da Türk’e hizmet etmektir” diyenlere geçmişte geçit vermedik. Allah’ın müsaadesiyle size de boyun eğmeyeceğiz.

AKP – MHP ittifakına sesleniyoruz, yeni anayasanızın ilk iki hususunu açıklıyorum.
Madde 1: Kürtler Türkiye’de sömürge bir halktır. Sömürge yordamları ile yönetim edilir.
Madde 2: Kürt halkının seçme ve seçilme hakkı yoktur. Yaşadıkları kentleri yönetme hakları yoktur.

İşte sizin yeni anayasadan anladığınız bu iki husustur. Bu iki maddeyi en başa yazın. Kürtlerin bulunduğu yerde yerel seçimler yapmıyoruz. Genel seçimlerde seçilenleri cezaevlerine atıyoruz yazın.
Yazın ki artık iki yüzlü davranmaktan vazgeçin. Şeffaf olun!

Van’ı nasıl savunduysak, Hakkâri’yi de o denli savunacağımızı söylemek istiyorum.

Tüm kent ve ilçe örgütlerimize, üyelerimize ve partimize gönül verenlere sesleniyorum. Nerede olursanız olun, bulunduğunuz her yerde bu zulme karşı sesinizi yükseltin. Bütün arkadaşlarımıza, dost çevrelerimize, barış ve demokrasi isteyenlere sesleniyoruz. Kimse yerinde bir dakika bile durmasın. Artık kâfi diyoruz. Mücadele edeceğiz. Belediyelerimizi en güçlü bir biçimde koruyacağız.

Bu haklı davamıza ve uğraşımıza karşı bize asla boyun eğdiremeyeceksiniz.

Seyit İstek baş mı eğdi? Orhan Doğan boyun mu eğdi? Ayşe Gökkan aman mı diledi? Alp Altınörs diz mi çöktü? Ant olsun, bu kirli sistemlere boyun eğmeyeceğiz! Yaşattığınız zulümleri de asla unutmayacağız.”

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.