Prof. Dr. İlber Ortaylı: Almanya ve Fransa’nın, İngiltere ve bilhassa İskandinav devletlerinin dâhil olduğu bloktan ustaca uzak durmak gerekir
Prof. Dr. İlber Ortaylı, Hürriyet’te kaleme aldığı yazısında dünyada yaşanan gelişmeleri ve Türkiye’nin nerede konumlanması gerektiğiyle ilgili görüşlerini aktardı. “Almanya ve Fransa’nın, İngiltere ve bilhassa İskandinav devletlerinin dâhil olduğu bloktan ustaca uzak durmak gerekir” diyen Ortaylı, “Türkiye’nin bu tabloda yer alacağı başlıca konu ise herhâlde güneyimizde, Suriye’deki gelişmelerdir. O mühim ve hayati meseleyi kendimizin çözmesi gerektiği açıktır. Yine tek başımıza mücadele ettiğimiz gereken zamanlardayız” dedi.
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın bugünkü yazısının ilgili bölümü şöyle:
“Yaşanan gelişmeler, Arşidük Franz Ferdinand ve eşinin suikasta uğramasıyla başlayan Birinci Dünya Savaşı’nın yarı çılgın, yarı romantik başlangıcını hatırlatmaktadır. Her ne kadar bu tablo, Birinci Dünya Savaşı öncesindeki büyük devlet hırslarını ve megalomaninin yükselişini çağrıştırsa da, o günlerle bugünü bire bir karşılaştırmak özentili bir mukayese olur. Peki, bugünkü devletler dengesi böyle bir benzerliği doğrulayacak nitelikte midir? Hiç sanılmamalıdır. Bu çatışma ortamında Almanya ve Fransa’nın, İngiltere ve bilhassa İskandinav devletlerinin dâhil olduğu bloktan ustaca uzak durmak gerekir. Zira bu bloğun, dünyanın dengesini küçük devletler ve topluluklar arasında adaletle paylaştırma konusunda son gelişmelerde son derece kötü bir sınav verdiği görülmüştür.
Binaenaleyh Amerikan demokrasisinin sapkınlıklarına karşı bu kuvvete sığınmak iyi bir seçim sayılmaz. Stratejik olarak Rusya ile Amerika’nın ne Birinci ne de İkinci Dünya Savaşı’nda bir araya gelmesi mümkün olmuştur; bu durumun değişmesi de beklenemez. Çin gibi bir kuvvetle Asya’da başka bir devletin bir araya gelmesi de ciddi bir yakınlaşma sayılamaz. Çin, Hindistan değildir; her ikisinin de Rusya ile bir araya gelmesi düşünülemez. Bununla birlikte, birbirleriyle kalıcı bir birlik kurmaları da mümkün değildir. İran İslam Cumhuriyeti’nin Pakistan’la benzeşen yanı ise sadece niteliğinin birbirine benzediğini iddia etmekten ibarettir.
Türkiye’nin bu tabloda yer alacağı başlıca konu ise herhâlde güneyimizde, Suriye’deki gelişmelerdir. O mühim ve hayati meseleyi kendimizin çözmesi gerektiği açıktır. Yine tek başımıza mücadele ettiğimiz gereken zamanlardayız.”
Yazının tamamını okumak için .