Karar yazarı Baydar: Gurbetçiler hayali bir Türkiye kurguluyorlar, yerlilerle bu yüzden çatışıyorlar

Karar yazarı Baydar: Gurbetçiler hayali bir Türkiye kurguluyorlar, yerlilerle bu yüzden çatışıyorlar

Karar yazarı Baydar: Gurbetçiler hayali bir Türkiye kurguluyorlar, yerlilerle bu yüzden çatışıyorlar
Yayınlama: 30.08.2025
2
A+
A-

Karar yazarı Salih Cenap Baydar, gurbetçilerin Türkiye’ye bakışını ve yerlilerle aralarındaki gerilimi ele aldı. Avrupa’da hâlâ ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören gurbetçilerin, tatil için Türkiye’ye geldiklerinde “birinci sınıf vatandaş” olduklarını hissetmek istediklerini belirten Baydar, “Kafalarında gerçekte karşılığı olmayan, bambaşka bir Türkiye kurguluyorlar. Zihinleri, içinde yaşamadıkları, zorluklarıyla karşılaşmadıkları ‘o cennet vatanı’ süsledikçe süslüyor. Türkiye’nin hızla kalkındığına, güçlendiğine, tekrar dünyanın sayılı süper güçlerinden biri olma yolunda ilerlediğine inanmak istiyorlar,” ifadelerini kullandı. Türkiye’de yaşayanların da bu hayale tutunan gurbetçilere empati yapamadığını vurgulayan Baydar, “Gurbetçilerin psikolojisi ile yerlilerin psikolojisi çatışıyor” dedi.

Baydar şöyle yazdı:

“Avrupa’daki vatandaşlarımız maalesef -açıktan olmasa da- hala itilip kakılıyor, ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor, ırkçı bakışlara maruz kalıyorlar.

Bu şartlarda bir kısmı ister istemez dehşetli bir aşağılık kompleksi geliştiriyor.

Dünyanın en güzel tatil yerlerine gidebilecekken her sene koşa koşa Türkiye’ye gelmelerinin ardında aslında kendilerini yeniden ‘birinci sınıf vatandaş’ hissetme arayışı var.

Çelişkili gibi görünse de aşağılık kompleksine çoğu zaman üstünlük kompleksi eşlik eder.

Gurbetçilerimizin kafalarında ‘tatil gelse de gidip huzurlu bir nefes alsak’ diye evirip çevirdikleri ‘vatan’ tasavvurları da o üstünlük kompleksi çerçevesinde şekilleniyor.

Kafalarında gerçekte karşılığı olmayan, bambaşka bir Türkiye kurguluyorlar.

Zihinleri, içinde yaşamadıkları, zorluklarıyla karşılaşmadıkları ‘o cennet vatanı’ süsledikçe süslüyor.

Türkiye’nin hızla kalkındığına, güçlendiğine, tekrar dünyanın sayılı süper güçlerinden biri olma yolunda ilerlediğine inanmak istiyorlar.

Nihayet büyük bir liderin çıktığını, ülkelerini düştüğü yerden tutup kaldırdığını düşünmek istiyorlar.

Ülkelerinin, kendilerine o kötü muameleleri reva gören kibirli Avrupalılara haddini bildirecek kadar güçlenmesini o kadar kuvvetle arzuluyorlar ki gözlerine adeta perde iniyor!…

Hayalleri ile uyuşmayan ne varsa göz ardı ediyorlar.

Maalesef hiç de onların hayal ettiği gibi bir ülke değil Türkiye.

Ekonomisi, adalet sistemi, kamu düzeni her geçen gün daha da kötüye giden bir ülke.

İçerdekiler bu kötü gidişin sıkıntılarını derinden tecrübe edip dururken, gurbetçiler ceplerinde eurolarla geldikleri ülkelerinde kısa süre bulunup güzel zaman geçiriyorlar.

Türkiye’nin düşündükleri ülke olmadığını kabul etmenin hayallerini yıkacağını görüyorlar!

O yüzden gözlerinin önündeki hakikati inkâr ediyor, ‘cennet vatanın’ kıymetini bilmeyen yerlileri nankörlükle, şükürsüzlükle, açgözlülükle suçluyorlar.

Bu sefer yerliler de perişan hallerini görmeyi, onlara empati yapmayı reddeden gurbetçilere nefret kusmaya başlıyor, ‘tok acın halinden anlamaz’ diyorlar.

Aslında yerliler de gurbetçilere empati yapamıyorlar. Onların bir hayale tutunmaya neden bu kadar ihtiyaç duyduklarını anlamıyorlar.

Özetle, gurbetçilerin psikolojisi ile yerlilerin psikolojisi çatışıyor.”

Yazının tamamı için .

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.