İstanbul’da çekirgenin ardından akrep paniği başladı: Evlere kadar giren türler belli oldu

İstanbul’da havaların ısınmasıyla birlikte Kağıthane ve Üsküdar başta olmak üzere birçok ilçede evlerin içine kadar giren akrepler panik yarattı. Uzmanlar, kentin nemli yapısı ve artan böcek popülasyonunun akrepleri insan yerleşimlerine çektiğini belirterek binalardaki çatlaklara ve hijyen koşullarına karşı uyardı.

İstanbul’da çekirgenin ardından akrep paniği başladı: Evlere kadar giren türler belli oldu
Yayınlama: 27.08.2026
10
A+
A-

Yaz aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte İstanbul’da akrep vakaları yeniden gündeme geldi. Özellikle Kağıthane ve Üsküdar ilçelerinde apartman dairelerinin iç kısımlarına kadar ulaşan akrepler, kent sakinleri arasında tedirginliğe yol açtı.

Önceden yalnızca kırsal veya müstakil bahçeli alanlarda rastlandığı düşünülen bu canlıların çok katlı binalarda da görülmesi, kent ekolojisi ve türlerin uyum sürecine dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.

İstanbul’da 3 farklı akrep türü yaşıyor

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Alaşehir Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, megakentteki akrep popülasyonuna ilişkin kritik veriler paylaştı. İstanbul sınırları içinde kayıtlı üç temel akrep türü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Yağmur, bu türlerin yaşam alanlarının birbirinden ayrıldığını ifade etti:

“İstanbul’da kayıtlı üç tür mevcut: Alpiscorpius istanbulensis, Euscorpius tauricus ve Euscorpius italicus. Kırmızımsı veya koyu kahverengi olan Alpiscorpius istanbulensis genellikle kentin ormanlık alanlarında yaşar ve insan yerleşimlerine girmez. Ancak sarımsı turuncu renkli Euscorpius tauricus ile siyah renkli Euscorpius italicus insan yerleşimlerine sıklıkla girer.”

Akrepler neden şehir merkezlerine ve evlere sızıyor?

Uzman değerlendirmelerine göre ev ortamlarında en sık rastlanan tür siyah renkli Euscorpius italicus olarak öne çıkıyor. Akreplerin betonarme yapıları ve ev içlerini tercih etmesinde iki temel biyolojik faktör rol oynuyor: Yüksek neme olan bağımlılık ve binalardaki uygun yarık ve çatlaklar.

Akreplerin karanlık, nemli ve dar alanları sığınak olarak kullandığını aktaran Prof. Dr. Yağmur; eski yapıların, sıva çatlaklarının ve su tesisatı çevrelerinin bu canlılara elverişli mikro yaşam alanları sunduğunu belirtti.

Çöpler ve ışık kaynakları avlanma alanı yaratıyor

Akreplerin kent merkezlerinde varlığını sürdürmesini sağlayan bir diğer önemli etken ise besin zinciri. Akrepler doğada ağırlıklı olarak hamam böceği, sinek ve çekirge gibi canlılarla besleniyor.

Kentlerdeki atık birikimleri, çöp alanları ve geceleri yanan yapay ışıklar bu avcı böcekleri kendine çekiyor; böcek yoğunluğunun artması da akrepler için hazır bir beslenme sahası oluşturuyor. Benzer durumun İtalya, Yunanistan ve Balkan ülkelerindeki metropollerde de yaygın biçimde raporlandığını hatırlatan uzmanlar; evlerdeki rutubetin giderilmesi, bina çatlaklarının onarılması ve düzenli haşere kontrolünün önemine dikkat çekiyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.