EY: Çalışanların yüzde 34’ü işinden ayrılmak istiyor

Ernst&Young (EY) tarafından yapılan “2024 İş Gücü Mobilitesinin Geleceği” isimli çalışmaya göre, bir yıl içinde işlerinden ayrılmaya istekli çalışan şahısların oranı yüzde 34 olarak gerçekleşiyor. Mobilite uzmanları, kuruluşların bu durumun farkında…

EY: Çalışanların yüzde 34’ü işinden ayrılmak istiyor
Yayınlama: 08.07.2024
1
A+
A-

Ernst&Young (EY), 21 ülkede farklı daldan binden fazla iş gücü profesyonelinin ve çalışanın iştirakiyle gerçekleştirdiği “2024 İş Gücü Mobilitesinin Geleceği” (Mobility Reimagined) araştırmasının sonuçlarını paylaştı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, araştırma, iş gücü hareketliliğinin, dünya genelinde iş yapış biçimlerinde esaslı değişiklikler yarattığını ve uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla iş gücü hareketliliğindeki trendlerin nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor.

Kurumsal başkanların iş gücü hareketliliği stratejilerini nasıl yeniden tasarladığını ve geliştirdiğini inceleyen araştırma, taşınabilir çalışanlar, iş maksatları ve kurumsal dayanıklılık için daha iyi sonuçlar sağlayabilecek etkenleri stratejik ahenk, yetenek kontağı, dijital odaklanma, esneklik ve dış uzmanlığın kullanılması olarak sıralıyor.

Ankete katılanlar, gelişmiş, gelişmekte olan ve diğer grup olarak üçe ayrıldı.

Gelişmiş iş gücü mobilite fonskiyonlarına sahip kesimlerin başında enerji (yüzde 30), teknoloji, medya ve telekomünikasyon (yüzde 30), finansal hizmetler (yüzde 26), tüketici ve perakende (yüzde 24) dalları geliyor. Gelişmekte olan iş gücü mobilite işlevlerine sahip olanlara göre ise ilk sırada otomotiv ve üretim sektörü (yüzde 60) yer alıyor.

İşverenler yurt içi ve uluslararası çalışan hareketlerini takip ediyor

Araştırmaya katılan patronların neredeyse tamamı (yüzde 98) yurt içi ve uluslararası çalışan hareketlerini takip ettiklerini söylüyor. Bu oran, geçen yıl yüzde 49’du.

İş gücü profesyonellerinin çoğu (yüzde 86) ise iş gücü hareketliliğinin, karbon ayak izini azaltmak, kurumsal sürdürülebilirlik amaçlarına katkıda bulunmak ve çevre dostu ulaşım seçeneklerine öncelik vermek üzere kuruluşlarının genel sürdürülebilirlik gündemini ve maksatlarını güzelleştirdiğini söylüyor.

Yüzde 34 işinden ayrılmak istiyor

EY araştırması, bir yıl içinde işlerinden ayrılmaya istekli çalışan sayısının epey yüksek olduğunu (yüzde 34) gösterirken, çalışanların öncelikli telaşının ücret olduğunu ortaya koyuyor.

Mobilite uzmanları, kuruluşların bu durumun farkında olduğunu ve yüzde 82’sinin hibrit çalışmaya yönelik bir yaklaşım geliştirdiğini söylüyor. Fakat patronlar, uzaktan çalışmanın sınır ötesi olmasına şimdi tam olarak ikna olmuş değil. Patronların yüzde 41’i hibrit modelin fizikî iş gücü hareketliliğinin yerini alabileceğini düşünüyor ve yüzde 49’u, bu modelin bilhassa kıdemli profesyoneller için aynı seviyede randıman sunmadığına inanıyor.

Araştırmaya göre, gelecek iki yıl içinde, profesyonellerin yüzde 80’i, iş gücü alanındaki mobilite teknolojisine yatırımlarını artırmayı planladığını belirtiyor. Patronların çoğu (yüzde 91) otomasyonu ve dijitalleşmeyi verimlilik açısından faydalı buluyor ve bu kapsamda en çok önemli üç faydayı “süreç basitleştirme”, “süreç standardizasyonu” ve “vergi ve göçmenlik siyasetlerine uyum” olarak sıralıyor.

Üretken yapay zeka (GenAI) araçlarına doğru hızlanan seyahatin, gelecek 12 ay içerisinde yatırımları ve iş akışlarını etkilemesi bekleniyor. Mobilite fonksiyonlarının yüzde 71’i GenAI’ı kısıtlı olarak, yüzde 22’si ise rutin olarak kullanıyor. Patronların yüzde 79’u GenAI’ın esnek çalışma yolları, çalışan tecrübesi ve yeni iş fırsatlarının sağlanması benzeri bahislerde olumlu tesiri olacağını söylüyor. Cevap verenlerin yüzde 44’ü ise GenAI’ın esnek çalışmaya yarar sağlayacağını düşünüyor.

“Şirketlerin esnek çalışma tertiplerini benimsemeleri gerekiyor”

Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye İş Gücü Danışmanlığı Lideri ve Şirket Ortağı Ersin Yıldırım, araştırma sonuçlarının, taşınabilir şekilde çalışanlar, iş gayeleri ve kurumsal esneklik için daha iyi sonuçlar sağlayabilecek iş gücü mobilitesini geliştirmek için temel itici güçleri ortaya koyduğunu belirtti.

Yıldırım, “İş gücü idaresinde ve liderlik pratiklerinde çok önemli değişikliklerin beklendiği bu devirde, şirketlerin esnek çalışma nizamlarını benimsemeleri ve çalışanlarının gereksinimlerine uygun hareketlilik tahlilleri sunmaları gerekecek. Ayrıyeten, liderlik ekiplerinin bu alandaki kriz yönetimi marifetlerini geliştirmesi ve değişen iş gücü dinamiklerine ahenk sağlaması kaçınılmaz olacak.” sözlerini kullandı.

Esnekliğin, ahenk sağlama ve çalışan gereksinimlerine odaklanmanın ehemmiyetinden söz eden Yıldırım, “Bunlar, başarılı bir hareketlilik stratejisinin temelini oluşturacak benzeri görünüyor. Gelişmiş bir iş gücü mobilitesi için kuruluşlar, stratejik davranarak ve gelecekteki önderlerin yetiştirilmesindeki değerin şuurunda olarak, hareketliliği daha geniş iş gücü gündemine dahil etmeli.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.