Berlinale 2024’e siyaset ve savaş damgası

74’üncü Uluslararası Berlin Film Festivali, bugünden itibaren dünyanın dört bir yanından sinemacıları ağırlamaya başlayacak. Berlinale’de bu yıl çok sayıda yapım, güncel siyasi kriz ve savaşlara ışık tutacak.

Berlinale 2024’e siyaset ve savaş damgası
Yayınlama: 15.02.2024
63
A+
A-

74’üncü Uluslararası Berlin Film Festivali’nin açılışı, bu akşam Tim Mielants’ın yönettiği İrlanda-Belçika ortak yapımı “Small Things Like These” ile yapılacak. Filmin başrollerinde Cillian Murphy, Eileen Walsh, Michelle Fairley ve Emily Watson yer alıyor. Berlinale olarak bilinen festivalin resmî yarışma bölümünde gösterilecek olan dram, İrlanda’nın “Magdalene çamaşırhanelerini” konu ediyor. Bunlar, Katolik Kilisesi tarafından işletilen ve “düşmüş genç kadınların” köleleştirildiği yurtlardı. Her türlü mezalimin işlendiği bu kurumlar, 1820’lerden 1996’ya kadar varlığını sürdürmüştü.

Daha fazla çeşitlilik

Uluslararası Berlin Film Festivali’nin en büyük ödülleri olan Altın ve Gümüş Ayılar için bu yıl 20 film yarışıyor. Kazanan filmleri belirleyecek uluslararası jüriye Meksika-Kenya asıllı Oscar ödüllü Lupita Nyong’o başkanlık ediyor. Kendisine altı yardımcı jüri üyesi destek veriyor: Oyuncu ve yönetmen Brady Corbet (ABD), yönetmen Ann Hui (Hong Kong, Çin), yönetmen Christian Petzold (Almanya), yönetmen Albert Serra (İspanya), oyuncu ve yönetmen Jasmine Trinca (İtalya) ve yazar Oksana Zabuzhko (Ukrayna).


Berlinale jüri üyeleri: Lupita Nyong’o, Brady Corbet, Ann Hui, Albert Serra, Jasmine Trinca, Oksana Zabuzhko, Christian Petzold

Filmlerin çoğunun ortak yapım olması nedeniyle resmî yarışma bölümüne aralarında Türkiye’nin de bulunduğu toplam 30 ülke katılıyor. Yönetmenliğini Min Bahadur Bham’ın yaptığı “Shambhala”nın ortak yapımcıları arasında Türkiye’den Zeynep Kuray da bulunuyor. Min Bahadur Bham, Berlinale’de Altın Ayı için yarışan ilk Nepalli yönetmen.

Geçen yıl Berlin’de hiç temsil edilmeyen Afrika kıtası, bu yıl festivale üç filmle birden katılıyor. “Timbuktu” ile 2014’te Oscar’a aday gösterilen Moritanya doğumlu Malili yönetmen Abderrahmane Sissako, “Black Tea” ile boy gösteriyor. Film, Asya’ya göç ettikten sonra yaşlı bir Çinli adama âşık olan Fildişi Sahilli genç bir kadının hikâyesini anlatıyor.

Tunus doğumlu yönetmen Meryem Joobeur, ilk uzun metrajlı filmi “Who Do I Belong To” ile ödül mücadelesi veriyor. Film, terör örgütü “Irak Şam İslam Devleti” (IŞİD) bünyesinde savaşan oğlu geri dönen bir annenin portresini çiziyor.

Fransız-Senegalli sinemacı Mati Diop, festivale iki belgeselinden biriyle katılıyor. “Dahomey” adlı yapım, Dahomey Krallığı’nın 26 kraliyet hazinesinin Benin’e iadesini konu alıyor. Daha önce 2019 yapımı uzun metrajlı filmi “Atlantics”in prömiyeriyle Cannes tarihine geçen Diop, festivalin yarışma bölümünde mücadele eden ilk siyahi bayan yönetmen.


Festivalin açılış filmi “Small Things Like These”de Cillian Murphy de rol alıyorFotoğraf: Shane O’Connor

Avrupalılar da iddialı

Almanya, Fransa ve İtalya da festivalde iddialı yapımlarla temsil ediliyor. Bunlar arasında çok ödüllü Alman yönetmen Andreas Dresen’in Nazi karşıtı direniş grubu “Rote Kapelle”nin gerçek hikâyesine dayanan filmi “Von Hilde, mit Liebe” de yer alıyor.

Fransız sinemasının duayenleri Bruno Dumont ve Olivier Assayas’ın yanı sıra Cannes Camera d’Or ödülünün sahibi Claire Burger de Altın veya Gümüş Ayı için yarışıyor.

Türkiye kökenli yönetmenlerin filmleri

Dünya sinemasından örneklerin yer aldığı Panorama bölümünde İstanbul doğumlu, Berlin’de yaşayan yönetmen Aslı Özge “Faruk” adlı filmi ile konuk olacak. İstanbul’da çekilen film, kentsel dönüşümün yanı sıra baba-kız ilişkisini ele alıyor. Film Berlinale’de dünya prömiyerini yapacak.

Panorama bölümünde Türkiye bağlantılı bir diğer yapım ise Gürcü yönetmen Levan Akin’in “Crossing” adlı filmi. Deniz Dumanlı’nın da rol aldığı film, Lia’nın İstanbul’un sokaklarına yeğenini aramasını anlatıyor.

Festivalde dünya prömiyerini yapacak bir diğer film Berlin doğumlu yönetmen Aslı Özarslan imzalı “Ellbogen” (Dirsek). Film, Generation14Plus bölümünde gösterilecek. “Ellbogen,” 18 yaşına giren, doğum gününü kutlamak isterken yaşadığı olaylar sonrasında İstanbul’a kaçmak zorunda kalan Hazal’ın hikayesini anlatıyor.

Deniz Şimşek’in yönetmenliğini yaptığı kısa metrajlı belgesel “detours while speaking of monsters” (Canavarlardan Söz Etmişken) Forum Expanded bölümünde izleyici ile buluşacak. Selin Öksüzoğlu’nun ilk kısa filmi “Adieu tortue” (Elveda Kaplumbağa) da festivalin kısa filmler programı Berlinale Shorts’da yer alacak.

Gazze savaşı ve diyalog

Berlinale, aynı zamanda Avrupa’nın üç büyük film festivali arasında “en politik olanı” olarak kabul ediliyor. İcra Direktörü Mariette Rissenbeek ve Sanat Direktörü Carlo Chatrian, bu yılki festivalin ardından görevlerinden ayrılacaklarını açıkladı. Rissenbeek ve Chatrian, “Almanya’da ve dünya genelinde antisemitizm, Müslüman karşıtlığı ve nefret söyleminin yayılmasından endişe duyduklarını” belirtti. İkili, aynı zamanda Gazze savaşıyla ilgili “açık bir diyaloğun” önünü açmak istediklerini dile getirdi.


Carlo Chatrian ve Mariette Rissenbeek, festival sonrasında yönetimden ayrılacaklarını açıkladıFotoğraf: Jens Kalaene/dpa/picture alliance

“Berlinale Özel” (Berlinale Special) bölümünde, İsrailli yönetmen Amos Gitai’nin “Shikun” filmi “Ortadoğu’da bir diyalog platformu oluşturma girişimi” olarak tanımlanıyor. Panorama bölümünde yer alan iki aktivist çalışma da yine Ortadoğu’yu konu alıyor: Filistin-İsrail ortak yapımı “No Other Land” ve Myriam El Hajj’ın “Diaries from Lebanon” adlı belgesel filmleri.

Bu arada bir yönetmen, “Almanya’nın Gazze savaşı sırasında İsrail’e verdiği desteği protesto etmek” hedefiyle festivalin Forum Expanded bölümündeki yapımlarını resmen geri çekti. Ganalı yönetmen Ayo Tsalithaba, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Alman kültür kurumlarını boykot etmek için “Strike Germany” çağrısına katıldığını duyurdu.

Kırmızı halıdaki yıldızlar

Bir film festivali elbette aynı zamanda ihtişamı ve yıldızlarıyla da gündeme geliyor. Uluslararası Berlin Film Festivali, bu yönüyle de hayli iddialı: Hollywood’un efsane yönetmeni ve yapımcısı Martin Scorsese’ye, 20 Şubat’ta “Yaşam Boyu Onur Ödülü” verilecek.


Martin Scorsese Berlinale’de Yaşam Boyu Onur Ödülü verilecekFotoğraf: Chris Pizzello/Invision/AP/picture alliance

Netflix yapımı “Spaceman” dünya prömiyerini Berlinale’de yaparken, başrol oyuncuları Adam Sandler ve Carey Mulligan da orada olacak. Marvel Sinematik Evreni hayranları, “A Different Man” yapımının baş rol oyuncusu Sebastian Stan’i yakından görebilecek.

Berlinale Özel’de Riley Keough ve Jesse Eisenberg, diyalogsuz dram filmi “Sasquatch Sunset”te boy gösterecek. Berlin’de kırmızı halıya çıkması beklenen diğer ABD’li oyuncular ise “Love Lies Bleeding” ile Kristen Stewart, “Treasure” ile Lena Dunham ve “Seven Veils” ile Amanda Seyfried.

Altın ve Gümüş Ayıların takdim edileceği Berlinale’nin kapanış galası, 24 Şubat’ta yapılacak.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.