AYM’den tartışılacak Kobani kararı: Haksız tutuklama iddiası üç yıl sonra karara bağlandı, yargılaması süren davada yol gösterildi

AYM, TBMM Başkanvekili Önder’in adli denetim uygulaması nedeniyle yaptığı ihlal başvurusunu da kabul edilemez buldu

AYM’den tartışılacak Kobani kararı: Haksız tutuklama iddiası üç yıl sonra karara bağlandı, yargılaması süren davada yol gösterildi
Yayınlama: 25.01.2024
14
A+
A-

Anayasa Mahkemesi, Kobani davası sanıklarından TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder ile aynı davadan hala tutuklu yargılanan Alp Altınörs’ün de aralarında olduğu üç siyasetçinin, 2020 yılında gözaltına alındıktan sonra yaptığı müracaatları üç yıl sonra aynı gün karara bağladı. AYM’nin, 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen, 45 kişinin ömrünü yitirdiği olaylara HDP MYK’nın sosyal medya bildirilerinin yol açtığı savıyla açılan ve şimdi karara bağlanmayan dava ile ilgili olarak, bağlayıcı yorumlar yapması tenkitlere yol açtı. AYM, “HDP ve PKK davetleri ile şiddet olayları arasında illiyet bağı kurmasının tüzel temelleri olduğunu” ifade ederek, haksız tutukluluk başvurusunu geri çevirdi, tutuklama kararlarının “ölçülü olduğuna” hükmetti.

Anayasa Mahkemesi, 18’i tutuklu 108 kişi hakkında açılan Kobani Davası kapsamında 2020 yılından beri tutuklu yargılanan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri Alp Altınörs, Bülent Parmaksız ve Zeynep Ölbeci ile aynı dava kapsamında tutuksuz yargılanan TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in “kişi hürriyeti ve güvenliği ile ifade hürriyeti ihlali” gerekçesiyle yaptığı müracaatları üç yıl sonra karara bağladı.

Yüksek Mahkeme, haksız tutukluluk ve gözaltı argümanıyla 2020 yılında yapılan dört farklı başvuruyu 13 Aralık 2023’te aynı gün karara bağladı. Anayasa Mahkemesi 1. Bölümü’ne ait dört kararda, dava konusu olan 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen Kobani olayları başka bir başlık altında kıymetlendirilerek, o devirde yaşananlara detaylı olarak yer verildi.

‘Olaylar Karayılan’ın daveti ile başladı’

Aynı kısımda 6-8 Ekim olaylarının bilançosunu aktaran AYM, olaylarda 2’si güvenlik vazifelisi 45 kişinin hayatını kaybettiği, 331’i güvenlik vazifelisi 769 kişinin yaralandığı, aksiyonlara 121 bin 899 kişinin katıldığı, 737’si güvenlik güçlerine ait olmak üzere bin 881 arasın zarar gördüğü, 2 bin 588 binanın atağa uğradığı bilgisini verdi. AYM, olaylara ilişkin 4 bin 291 kişinin gözaltına alındığını, bin 105 kişi hakkında da tutuklama önlemi uygulandığını kaydetti.

AYM, 6-8 Ekim olaylarının başlangıcı olarak da PKK’nın üst seviye yöneticilerinden Murat Karayılan‘a ait olduğu öne sürülen sosyal medya hesabından atılan tweet gösterdi. Söz konusu hesaptan 5 Ekim 2014 tarihinde, “Gençleri bayanları 7 den 70 e herkesi Kobane’ye sahip çıkmaya onurumuzu, namusumuzu müdafaaya metropolleri işgal etmeye çağırıyoruz” yazıldığını kaydeden AYM, HDP MYK hesaplarından da  6 Ekim’de yapılan dayanışma davetine yer verdi.

“HDP ve PKK davetleriyle şiddet olayları arasında illiyet bağı kurulabilir”

HDP MYK ismine yapılan davetin, “Suriye’de yaşanan iç savaşın Türkiye’nin ulusal güvenliği üzerinde tehdit oluşturacak boyuta geldiği bir devirde Kobani’de çıkan çatışmalar üzerine yapıldığını” ifade eden AYM, “soruşturma makamlarının HDP MYK ismine yapılan davet ile PKK tarafından yapılan davetler arasında, yeniden bu davetler ile söylediği söz edilen şiddet olayları arasında illiyet bağı kurmasının hukuksal temellerinin olduğu söylenebilir”  yorumu yaptı.

“Tutuklama kararları temelsiz ve keyfi değil”

Yaşananlar değerlendirildiğinde tutuklama kararlarının temelsiz ve keyfi olmadığı yorumunu yapan AYM’nin kararında şöyle denildi:

“Nitekim şiddet eylemleri bu davetlerin yapıldığı gün başlamış ve giderek yaygınlaşmış, çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesi ve yaralanmasıyla sonuçlanacak şekilde ağırlaşmış, sonuçta kamu nizamı bozulmuştur. Bundan Ötürü soruşturma makamlarının HDP MYK ismine yapılan davet ile PKK tarafından yapılan davetler arasında, tekrar bu davetler ile söylediği söz edilen şiddet olayları arasında illiyet bağı kurmasının olgusal ve hukuksal temellerinin olduğu söylenebilir. Sonuç olarak belirtilen tüm bu konuların tutuklama önleminin uygulanmasında suçun işlendiğine dair kuvvetli belirti olarak kabul edilmesinin temelsiz ve keyfî olduğu söylenemeyecektir.”

Dört müracaat da kabul edilemez bulundu: Tutuklama ölçülü

Başvuruları karara bağlayan AYM, Sırrı Süreyya Önder’in yakalama ve gözaltı kararı ile ilgili başvurusunu geri çevirdi, adli denetim kararıyla ilgili başvuruyu da kabul edilemez buldu. Dava kapsamında hâlâ tutuklu yargılanan eski HDP MYK üyeler, Alp Altınörs, Zeynep Ölbeci ve Bülent Parmaksız’ın haksız müracaatlarını da destekten mahrum bulan AYM, tutuklamanın ölçülü olduğuna hükmetti. 

AYM kararında, “Suçlamaların gerçekleştiği tarih ile tutuklama önleminin uygulandığı tarih arasında uzun bir süre geçmiş olmasına karşın belirtilen tüm bu konular, somut olayın özellikleri, isnat edilen suçlar için öngörülen yaptırımın tartısı ve işin niteliği gözetildiğinde uygulanan tutuklama önleminin ölçülü olduğu” kaydedildi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.