2024’te Türkiye ekonomisini neler bekliyor?

2024 Türkiye ekonomisi için kritik bir yıl olacak. Nakdî sıkılığın devam etmesinin öngörüldüğü 2024 yılında büyüme performansı ve enflasyonun seyri yakından izlenecek. Türkiye’nin çok önemli ihracat pazarlarındaki ekonomik aktivite de önemli…

2024’te Türkiye ekonomisini neler bekliyor?
Yayınlama: 01.01.2024
27
A+
A-

Para siyasetindeki sıkılığın 2024 yılında devam etmesi beklenirken, bu durumun büyüme görünümü üzerinde de aşağı taraflı baskı ortaya çıkartması öngörülüyor. Söz konusu durum orta vadeli programın (OVP) amaçlarına de yansımış durumda. OVP’de Türkiye iktisadının 2023 yılını yüzde 4,4’lük bir büyüme ile kapatması öngörülürken, 2024 yılına ilişkin beklenti ise büyümenin yüzde 4’e gerileyeceği yönünde.

Para siyasetindeki sıkılığın devam etmesinin 2024 yılında Türkiye iktisadında büyümenin çok önemli motorlarından biri olan iç talep üzerinde daha fazla tesir ortaya çıkartması bekleniyor. Yılın ilk üç çeyreğinde iç talepte yavaşlamanın belirginleşmesi bekleniyor. Bununla birlikte 2024 yılı için dış talebin de pek parlak görünmediği belirtiliyor. Global seviyede merkez bankaları sıkılaşma döngülerinin sonuna gelirken, 2024’te iktisatların sıkılaşma döngüsünün akabinde nasıl bir iniş gerçekleştireceği de çok önemli bir bahis olarak öne çıkıyor. Son gelen ekonomik datalar resesyon fiyatlamalarını bir miktar geriletse de iktisatta yavaşlamanın tesirinin devam etmesi bekleniyor. Bu durumun da Türkiye iktisadında dış talebi olumsuz etkileyebileceği öngörülüyor.

2024 yılı için makro iktisattaki en temel başlık enflasyon olmaya devam edecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) gelen sinyaller para siyasetindeki sıkılığın devam edeceği yönünde. Bununla birlikte yılın ilk yarısının yüksek enflasyon ortamında geçmesi piyasada genel bir kanı olarak öne çıkıyor. TCMB’nin beklentileri de Mayıs ayında enflasyonun yüzde 70 ile doruğa çıkacağı yönünde. OVP’de yıl sonu için enflasyon maksadı yüzde 33 belirlenirken, TCMB’nin enflasyon raporunda ise yüzde 36 olarak tahmin edildi.

2024 için uygulanacak minimum fiyata gelen yüzde 49’luk zam enflasyonda beklentilerini yeniden yukarı çevirdi. Yılın ilk yarısında fiyatlara gelen artışın tesiriyle enflasyonun hareketlenmesi bekleniyor. TCMB’nin yılın son toplantısına ilişkin özetlerinde de bununla ilgili bildiriler verilmişti.
2024’te makro ekonomik açıdan en kritik başlık bütçe istikrarı olacak. 2023 yılının Şubat ayında tüm Türkiye’yi sarsan sarsıntının yarattığı yıkım bundan ötürü bu bölgedeki imar çalışmaları merkezi yönetim bütçesi üzerinde çok önemli tesir yaratacak. OVP döneminde bu harcamaların 1 trilyon TL’yi aşan büyüklüğe ulaşacağı öngörüldü. Bu durum bütçe açığının milli gelir içindeki hissesinin yükselmesini beraberinde getirecek. Ayrıyeten mali sıkılık seviyesi bundan ötürü iktisatta yaşanan yavaşlamanın vergi gelirlerinde de potansiyel bir yavaşlamaya yol açması bekleniyor.

Ekonomideki yavaşlamanın cari istikrar üzerinde de tesirini göstermesi öngörülüyor. Yılın ilk yarısında borçlanma maliyetlerindeki yüksek seyir bundan ötürü yatırım malları ithalatında düşüş mümkün görülürken, enflasyonun yüksek seyrinin tüketim malları ithalatında da baskı ortaya çıkartması bekleniyor. Bunun yanında tasarruf sahipleri için enflasyon korunması açısından fonksiyon gören altın yatırımı bundan ötürü altın ithalatında da yukarı istikametli ivmenin söylediği söz edilen olabileceği bedellendiriliyor. Turizm döneminde ise cari istikrarın pozitif bir ivme yakalaması öngörülüyor.

Bu değerlendirmeler ışığında cari açığın yaz aylarında 30 milyar dolarlara gelmesi yılı ise 40 milyar dolara yakın bir düzeyde tamamlaması tahmin ediliyor.

2024 için makroekonomik bağlamdaki çok önemli başlıklardan biri de Türkiye’nin not görünümü ve risk primindeki seyir olacak. Ekonomi siyasetlerinde olağanlaşmanın devam etmesine bağlı olarak, 2024 yılı içinde her 3 kredi derecelendirme kuruluşundan da kredi notu artışları görülmesi kuvvetle olası görünüyor. Yılın ilk değerlendirmelerinden biri Ocak ayındaki Moody’s değerlendirmesi olacak. Kredi notu artışlarıyla birlikte, Türkiye’nin 5-yıllık CDS primi 200-250 civarında dengelenebileceği öngörülüyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.