Tüm dünyanın beklediği Biden-Şi zirvesi, Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi kapsamında San Francisco’da gerçekleşirken, iki dev ülke, 2022’de devrin Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’ı ziyaretinin akabinde kesilen askeri diyaloğu yeniden kurmaya karar verdi.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya gelen ABD Başkanı Joe Biden, toplantının başında konuğuna hitaben yaptığı giriş konuşmasına, “Her zaman olduğu benzeri yüz yüze görüşmenin yerini hiçbir şey tutamaz. Tartışmalarımızı çoğu zaman açık kelamlı bulmuş ve takdir etmişimdir” tabirleriyle başlarken, Çinli mevkidaşıyla ‘her zaman aynı fikirde olmadıklarını’ itiraf eden ABD Başkanı, “Ancak rekabetin çatışmaya dönüşmemesini sağlamalıyız ve rekabeti çoğu zaman sorumlu bir şekilde yönetmek zorundayız” diye devam etti.
‘Dünya, ABD ve Çin’e yetecek kadar büyük’
Çin Devlet Başkanı Şi de görüşmenin başlangıcında iki ülkenin farklı tarihe, kültüre, sosyal sisteme ve kalkınma güzergahına sahip olduğunu, bu yüzden görüş farklılıklarının olağan olduğu fakat iki taraf birbirine hürmet duyduğu, barış içinde yaşadığı ve kazan-kazan işbirliğini hedeflediği sürece bunları aşabileceği ve büyük ülkeler arasında sağlıklı münasebet kurulabileceğini vurguladı.
Büyük güç rekabetinin vaktin hakim eğilimine uygun olmadığını ve iki ülkenin meselelerini çözmeye yaramayacağını vurgulayan Şi, “Dünya, ABD ve Çin’e yetecek kadar büyük. Bir ülkenin başarısı oburu için fırsattır” sözünü kullandı.
Çin-ABD ilgilerinin son 50 yılda hiçbir zaman külliyen pürüzsüz olmadığı, sorunların varlığına karşın ilerlemeye sürdüğünün altını çizen Şi, “Çin ve ABD benzeri büyük ülkeler için birbirine sırtını dönmek seçenek olamaz. Bir tarafın başkasını kendi modeline göre biçimlendirmesi gerçekçi değil. Çatışma ve cepheleşme her iki taraf için de katlanılmaz sonuçlar doğuracaktır” diye konuştu.
Şi, Çin-ABD bağlantısının ‘dünyanın en çok önemli ikili bağı olduğunu’ vurgulayarak, iki ülke başkanının kendi halkları, dünya ve tarih önünde büyük sorumluluk taşıdıklarını, Biden ile iki ülke ilgilerinin doğrultusunu ve dünyada barış ile istikrarı etkileyen kapsamlı ve stratejik sorunlarda görüş alışverişinde bulunmaya hazır olduğunu belirtti.
‘Tayvan’ı desteklemeyin’ ve ‘Çin’in kalkınmasını engellemeyin’ mesajı
Şi, Biden ile görüşmesinde, Washington idaresine, egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan’ın bağımsızlığını desteklememesi ve ihracat kısıtlamaları, yatırım denetimleri ve tek taraflı yaptırımlarla Çin’in teknolojik gelişimini engellemeye çalışmaması gerektiği mesajını verdi.
Tayvan meselesinin, Çin-ABD bağlantılarında en çok önemli ve hassas mesele olduğunun altını çizen Şi, Washington’dan, Tayvan konusunda Biden ile geçen yıl Endonezya’nın Bali Adası’nda yaptıkları görüşmede verilen sözlerin tutulmasını istedi.
Şi, “ABD, Tayvan’ın bağımsızlığını desteklemeyeceğine dair thhüdünü yerine getirecek somut adımlar atmalı, Tayvan’ı silahlandırmaya son vermeli ve Çin ile barışçı birleşmesini desteklemeli” dedi.
Çin lideri, Ada ile yeniden birleşmeyi gerçekleştirmekte kararlı olduklarını, bunun engellenemeyeceğini vurguladı.
Teknolojik gelişimi engellemek, Çin halkını kalkınma hakkından yoksun bırakmaktır”
ABD’nin son periyotta çip kesimindeki ihracat kısıtlamaları, yarı iletkenler, kuantum ve yapay zeka benzeri ileri teknolojilerinde yatırım denetimlerinin ve tek taraflı yaptırımların Çin’in legal çıkarlarına zarar verdiğine işaret eden Şi, “Çin’in teknolojik gelişimini engellemek, yüksek nitelikli kalkınmayı bastırmak ve Çin halkını kalkınma hakkından yoksun bırakmaktır” sözünü kullandı.
Şi, Çin’in kalkınmasının ve büyümesinin kendi iç mantığında ilerlediğini ve dış güçlerce durdurulamayacağını ifade ederek, ABD’den bu bahisteki tasalarını ciddiye almasını, tek taraflı yaptırımları kaldırarak Çin işletmelerine eşit, adil ve ayrımcı olmayan koşullar sağlayacak somut adımlar atmasını istedi.
‘Çin-ABD ilişkileri için iki yol var’
İki ülke başkanları olarak ilgilerini sorumlu şekilde yönetilmesi konusunda kendi halkları, dünya ve tarih önünde büyük sorumluluk taşıdıklarına dikkati çeken Şi, şunları kaydetti:
“Çin, ABD’yi yerinden etmeyi amaçlamıyor”
Çin çağdaşlaşmasının ve kalkınmasının kendi mantığı ve dinamikleri içinde geliştiğini, stratejik maksadının Çin ulusal her cephede canlanması olduğunu vurgulayan Şi, “Çin, ne eski sömürgeciliği ve yağma yolunu izleyecek ne de güçlendikçe hegemonya arayışında olacak. İdeoloji ihraç etmeyecek, hiçbir ülkeyle ideolojik çatışmaya girmeyeceğiz. Çin, ABD’yi geçmeyi ya da onun yerini almayı amaçlamıyor. ABD de Çin’i bastırma ve çevreleme planı kurmamalı” dedi.
Çin Devlet Başkanı Şi, iki ülkenin ilgilerini karşılıklı hürmet, barış içinde bir ortada yaşama ve kazan-kazan işbirliği temelinde sürdürmesi gerektiğini, büyük ülkeler olarak sorumluluklarının farkında olarak insanlığın karşı karşıya olduğu sıkıntılara birlikte tahlil bulmaya çalışması gerektiğini sözlerine ekledi.
Çin ile ABD, Pelosi’nin Tayvan ziyaretiyle kesilen askeri diyaloğu yeniden kuruyor
ABD ve Çin, 2022’de devrin Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi’nin Tayvan’ı ziyaretinin akabinde kesilen askeri diyaloğu yeniden kuracak.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Joe Biden ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Savunma Siyaseti Eşgüdüm Görüşmeleri ile Askeri Deniz İstişare Mutabakatı Görüşmeleri’nin yeniden başlatılması konusunda mutabakata vardı.
İki ülke orduları arasında üst seviye bağlantının eşitlik ve karşılıklı hürmet temelinde sürdürüleceği, diyalog sistemleri dışında, cephe komutanları arasında telefon görüşmelerinin de yapılacağı kaydedildi.
Pelosi’nin Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan’a yaptığı ziyaret, Ada’yı topraklarının modülü olarak gören Çin’in tepkisini çekmiş, Pekin yönetimi savunma alanında, Çin ile ABD arasındaki Savunma Siyaseti Eşgüdüm Görüşmeleri ve Askeri Deniz İstişare Muahedesi Görüşmeleri ve Cephe Komutanları Görüşmeleri’nin iptal edildiğini bildirmişti.
Çin, ayrıyeten yasa dışı göç, adli yardım, sınır ötesi suçlar, uyuşturucu ile mücadele işbirliği sistemlerinin ve iklim değişikliği görüşmelerinin olduğu farklı alanlardaki 5 diyalog sistemini da askıya almıştı.