Geri Gönderme Merkezi’nde cinsel saldırı iddiasına “beraat”: Sığınmacı kadını hamile bırakan polis, ceza almadan kurtuldu

Geri Gönderme Merkezi’nde cinsel saldırı savına “beraat”: Sığınmacı bayanı gebe bırakan polis, ceza almadan kurtuldu

Geri Gönderme Merkezi’nde cinsel saldırı iddiasına “beraat”: Sığınmacı kadını hamile bırakan polis, ceza almadan kurtuldu
Yayınlama: 28.09.2023
40
A+
A-

Ankara Akyurt Geri Gönderme Merkezi’nde görevli M.Ş isimli polis hakkında sığınmacı olarak merkezde bulunan bayana 3 ay boyunca 5 sefer cinsel hücumda bulunduğu teziyle açılan dava, beraatle sonuçlandı. Bayanın gebe olduğunun anlaşılması üzerine açılan davada, mahkeme, beraat kararını, “Şüpheden sanık yararlanır” prensibine dayandırdı. Mahkeme, polisin bayanla zorla cinsel bağlantıya dair ispat bulunamadığını öne sürdü.

Saldırıya uğradı, gebe kaldı

Dava dosyası ve iddianameye göre, Azerbaycan asıllı V.A isimli kadın, 8 Mayıs 2020 tarihinde Akyurt Geri Gönderme Merkezi’ne getirildi.

İddianamede, yaklaşık 15 gün sonra burada görevli M.Ş isimli polisin, yaşadığı nefes darlığı sebebiyle odasının kapısının kapatılmamasını istemek üzere yanına gelen V.A’ya televizyon odasında cinsel hücumda bulunduğu öne sürüldü. V.A’nın, alaka esnasında M.Ş’ye “Yapma” diyerek karşı çıktığı lakin korkması ve ülkede yabancı olmasından çekinmesi sebebiyle bağıramadığı iddia edildi. İddianamede, bir süre sonra M.Ş’nin sığınmacı bayanı televizyon odasına çağırarak bir defa daha cinsel hücumda bulunduğu, daha sonra üç defa daha aksiyonunu tekrarladığı öne sürüldü.

Bir süre sonra karın ağrısı şikayetiyle hastaneye götürülen bayanın gebe olduğu, ceninin karnında öldüğü tespit edildi. Bayanın şikayeti üzerine M.Ş. hakkında soruşturma başlatıldı.

DNA eşleşti

V.A ifadesinde, “Cinsel ilişkiler sırasında bana şiddet uygulamadı, tehdit etmedi. M.Ş’ye karşı koymadım. Kimseye bir şey söylemedim. Zira korktum, ben bu ülkede yabancı olduğum için bana kimsenin inanmayacağını düşündüm. Utandım. Sanıktan polis olması sebebiyle korkuyordum. Sanık bana imza karşılığında dışarı çıkmam için yardım edeceğini söylüyordu. Yardım da etmedi” dedi.

Öte yandan ceninden alınan DNA ile polis M.Ş’nin DNA’sı da eşleşti. Gözaltına alınan M.Ş ise şüpheli olarak verdiği ifadesinde hem suçlamaları hem de bebeğin kendisinden olduğunu gösteren Adli Tıp Kurumu raporunu reddetti. 

“Korkudan sesini çıkaramadı”

Soruşturma sonucunda M.Ş hakkında “Nitelikli Cinsel Saldırı” suçundan 18 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Dava, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşma savcısı Umut Sadak, esas hakkındaki mütalaasında “sanığın, polis olmasının sağladığı nüfusu kullanarak V.A’ya cinsel atakta bulunduğu, V.A’nın sığınmacı olması sebebiyle endişe, baskı ve tehdit altında bulunduğu, kaygıdan sesini çıkaramadığı, sanığın ilerleyen süreçte  sınır dışı edilmemesi için  müştekiye  yardım vaatlerinde bulunduğu, kamu vazifesinin verdiği güçle müşteki üzerinde hakimiyet kurduğu, bu nedenle ilk  olay sırasında müştekinin bağıramadığını ve kimseden yardım isteyemediğini” kaydetti.

“Çaresizliğinden faydalandı”

Mütalaada, V.A’nın daha sonraki süreçte de sanığın cinsel taarruzlarına karşı koyamadığı ve gebe kalana kadar da olaydan kimseye bahsedemediği ifade edilerek, “müştekinin  sığınmacı olması sebebiyle sınır dışı edilme endişesiyle yaşadığı yabancı bir ülkede kendisini yalnız hissetmesi, yine  hakkının savunulmayacağını düşünerek sanığa karşı koyamadığı ve kendisinden şikayetçi olamadığı,  sanığın müştekinin çaresizliğinden faydalanıp yardım vaadiyle kandırarak  müştekiden cinsel manada faydalandığı, geri gönderme merkezinde  sığınmacı olan bir bayanın sınır dışı edilme korkusu altında yaşarken zevk için bir polisle değişik vakitlerde cinsel münasebete girmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu” ifade ederek, M.Ş’nin 18 yıl hapsi istendi.

“Kurum yetkililerine bildirmedi”

Ancak yapılan yargılama sonucunda mahkeme, sanık M.Ş’nin beraatına hükmetti. Beraat kararının münasebetinde, müşteki V.A’nın sanıkla girmiş olduğu cinsel alakalarda; sanığın herhangi bir zorlamada bulunmadığını, tehdit etmediğini, şiddet uygulamadığını ifade ettiği ve bağ karşılığında sanığın kendisine yardım edeceğini düşündüğü” belirtildi. “Sanığın geri gönderme merkezinde görevli polis memuru olması sebebiyle müştekinin dehşet, baskı ve tehdit altında bulunduğuna, sanığın kamu vazifesinin verdiği güçle müştekinin üzerinde hâkimiyet kurduğuna yönelik maddi bir kanıt elde edilemediği” öne sürülen kararda, “Müştekinin sanıkla farklı vakitlerde yaşadığı cinsel ilgiyi her kezinde diğer kamu görevlilerine ve kurum yetkililerine bildirme imkânı bulunmasına karşın bildirmediği” kaydedildi.

“Eylemin sanık tarafından işlendiği sabit değil”

Gerekçeli kararda ise şu sözlere yer verildi: “Müştekinin bu durumu bildirmeme nedeninin sanıktan kaynaklanan, sanığın dış dünyaya yansıyan zorba bir davranışı olduğunun dosya kapsamından tespit edilemediği, müştekinin sığınmacı olması sebebiyle her halükarda yabancı bir ülkede kendisini yalnız hissetmesine, hakkını savunamayacağını düşünmesine ve susmasının makul karşılanması gerektiğine yönelik iddiayı dayanaklar mahiyette somut kanıt elde edilemediği, sanığın müştekiye yönelik baskı, cebir ya da tehditte bulunduğuna veya müştekinin isteği hilafına cinsel birliktelik yaşamak konusunda herhangi bir zorlamasının olduğuna dair de kanıt elde edilemediği, bu haliyle mahkememizde her türlü kuşkudan uzak, mahkumiyetine kâfi tam bir kanaat hasıl olmadığı, sanığın müştekiye karşı aynı suç sürece kastıyla aynı müştekiye karşı birden fazla sefer olmak üzere zincirleme şekilde kamu misyonunun verdiği nüfuzu berbata kullanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği tezinin sübuta varmadığı, mahkememizce de atılı iddiaları takviyeler bir kanıta ulaşılamadığı, ‘Şüpheden sanık yararlanır’ unsuru de göz önünde bulundurulduğunda, hareketin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması sebebiyle beraatına karar vermek gerekmiştir.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.