Muhalefetten torba kanun teklifin şerh; “IMF bile daha insaflı!”
AKP’nin memur, emekli maaş zammı, ek motorlu taşıtlar vergisi, Covid-19 müsaadesinde olan mahkumlarla ilgili infaz düzenlemesi benzeri birçok düzenlemeyi içeren kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. CHP, Yeşil Sol ve İYİ Parti teklife muhalefet şerhi koydu. Yeşil Sol Parti kanun teklifini, “milli talan paketi” olarak nitelendirirken, İYİ Parti “Gelir ve harcama kalemlerindeki sıkıntılı alanlar direkt göze çarpmaktadır. Alım gücünün bu kadar düştüğü, iktisadın bu kadar darboğazda olduğu bir yerde IMF’nin bile daha insaflı bir gelir siyaseti önereceğini söylemek mümkündür” eleştirisi getirdi.
Torba kanun formülüne itirazlarını sık sık dile getiren muhalefet şerhlerinde, “torba yasaya torba yasa eklendiğini” ifade etti.
Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) muhalefet şerhinde kanun teklifinin münasebetinde sarsıntıya vurgu yapılmış olmasına karşın zelzele için kullanılan kamu kaynakları ve toplanan yardımların nereye harcandığına ilişkin bilgi verilmediği belirtilirken “Kanun teklifinin zelzelelerin yol açtığı ekonomik kayıpların telafisi için getirildiği belirtilmekte ise de kanun teklifindeki madde içerikleri bu kayıplar yalnızca vatandaşa ve şirketlere yüklendiğini göstermektedir” denildi. Teklifi Anayasa’ya uygunluk açısından inceleyen CHP, muhalefet şerhinde “Anayasa’ya uygunluk incelemesi yapılmayan ve üstelik torba teklif üslubunda hazırlanan ve kabul edilen yasalar, Anayasa’ya aykırıdır” değerlendirmesini yaptı.
“Devletin 100 yılda biriktirdiği borcun yarısına yakın borçlanma yetkisi isteniyor”
Cumhurbaşkanının bütçeden net borç kullanım yetkisinin 3 katına çıkarılmasına ilişkin düzenleme için şerhte, “Hazine’nin en son açıklanan borç stoku (iç ve dış) Mayıs 2023 sonu itibariyle 4 trilyon 734 milyar lira seviyesinde bulunuyordu. Teklifle istenen net borçlanma limiti borç stokunun da yüzde 46’sı kadar bir büyüklük oluşturuyor. Diğer bir benzetmeyle devletin 100 yılda biriktirdiği borcun yarısına yakın bir net borçlanma yetkisi istenilmektedir” sözleri kullanıldı. Bu düzenlemenin TBMM’ye “Ek Bütçe” tasarısı ekinde sunulması gerektiği kaydedilen şerhte “Konunun ek bütçe yasası ile çözümlenmemesi TBMM’nin elinden bütçe hakkının alınması manasına gelmektedir” denildi.
“Gizli fiyat artışı paketi!”
CHP şerhinde, “Milli Dayanışma Paketi” diye sunulan bu teklifin aslında zımnî bir fiyat artışı paketi niteliğinde olduğu, böylesi çok önemli vergi düzenlemeleri içeren bir teklifin memur zammı yapacağız denilerek kamuoyunu aldatıcı bir şekilde oldu bittiye getirilerek geçirilmeye çalışılması bir algı çalışması örneğidir” sözleri kullanıldı.
“Deprem oldu, para lazım” denmiş oldu
Torba yasa yöntemini eleştiren Yeşil Sol Parti’nin muhalefet şerhindeyse bakan ve cumhurbaşkanı tarafından artırılan net borç kullanım fiyatının üç katı olmasını düzenleyen 11’inci hususun bütçe hakkının ihlali olduğu belirtildi ve benzeyen bir düzenlemenin 2021’de Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği hatırlatıldı.
Söz konusu unsurun münasebetinde ‘deprem afetleri sebebiyle ortaya çıkan ek finansman muhtaçlığının karşılanması’nın öne sürüldüğü belirtilen şerh metninde bu münasebetin kabul edilebilir değilolduğu ifade edildi ve “Amiyane tabirle ‘deprem oldu, para lazım’ denmiş oluyor” denildi.
“Milli dayanışma paketi değil, milli talan paketi”
Torba yasanın “memur maaş zammı müjdesi” olarak sunulduğu kaydedilen metinde şu sözler kullanıldı:
“AKP-MHP iktidarı bu torba maddede bir yandan memur maaşlarına yoksulluk hududunun altında fiyat artışı yaparken diğer yandan da yeni vergiler ihdas etmektedir. Yani çay kaşığıyla verdiğini kepçeyle geri almaktadır. Üstelik bu torba yasa teklifi, iktidar tarafından “Milli Dayanışma Paketi” olarak isimlendirilmiştir. Lakin bu torba yasa asla ve asla bir Milli Dayanışma Paketi değildir. Olsa olsa “Milli Talan Paketi”dir.”
‘Deprem vergilerinin emele uygun kullanılmadığının itirafı’
İYİ Parti’nin muhalefet şerhinde de parlamentonun yasama sorumluluğunun giderek ciddiyetten uzak bir noktaya sürüklendiği ifade edildi. Teklifin sarsıntı bundan ötürü bütçeye gelen yükü hafifletme amaçladığı taşıdığının ifade edildiği belirtilen İYİ Parti şerhinde, sarsıntı vergileri hatırlatıldı ve “Bu teklif 1999 sarsıntısı sonrası toplanan sarsıntı vergilerinin ve diğer vergilerin hedefe uygun kullanılmadığını itiraf eden ve hükümetin süreci yönetmekte yetersiz kaldığını gözler önüne seren bir teklif olmaktan öteye geçemeyecektir” denildi.
‘Merkez bankası para basacak, enflasyon yükselecek’
Teklifle Kur Korumalı Mevduat Sistemi kapsamında yaklaşık 100 milyar Türk Lirası’nın Merkez Bankası’na aktarılmasının öngörüldüğü belirtilen şerh metninde, “Merkez Bankası’nın bu 100 milyar TL’yi para basarak karşılayacağı ortadadır. Bu durum, enflasyonu yükseltecek ve vergi olarak tekrar karşımıza çıkacaktır” sözleri kullanıldı.
‘IMF bile daha insaflı bir gelir siyaseti önerecektir’
İYİ Parti, teklifin bütçe tarafına ilişkin değerlendirmelerini sunarken, “Gelir ve harcama kalemlerindeki sıkıntılı alanlar direkt göze çarpmaktadır. Alım gücünün bu kadar düştüğü, iktisadın bu kadar darboğazda olduğu bir yerde IMF’nin bile daha insaflı bir gelir siyaseti önereceğini söylemek mümkündür” tabirlerini kullandı.
Cumhurbaşkanına ekstra bütçe: ‘Nerede kullanılacağı meçhul’
Borçlanma limitine ilişkin düzenleme için de şerhte, “Net borçlanma limitini yüzde 330 oranında artırmak, Cumhurbaşkanına ekstra bir bütçe vermek manasına gelmektedir. Bu aynı vakitte Meclisimizin bütçe hakkına da paralellik oluşturan ve gasp eden bir anlayışı ifade etmektedir. Diğer boyutuyla Cumhurbaşkanına üç katı kadar borçlanma limiti vermek ve vatandaşa yeni vergiler yüklemek sarsıntının yaralarını sarmayı hedefleyen bir siyaset olamaz. Bu vergilerin nerede kullanılacağı, hangi harcamaların yapılacağı ise meçhuldür” denildi.
İYİ Parti şerhinde maaş fiyat artışlarınına ilişkin düzenleme ile bozulan iş huzurunun daha da perçinleneceği kaydedilirken, “Bu teklife bakıldığında gelir tarafında insafsız bir IMF siyaseti, harcama tarafında büyük bir başıbozukluk mevcuttur. Devlet memurlarına yapılan artışlar iş huzurunu olumsuz etkileyecek bir yaklaşımı yansıtırken, özel dalın istihdam yaratmasını arka plana atmaktadır” denildi.