Avrupa Birliği’nin (AB) 1 Ocak’ta yürürlüğe koyduğu SKDM’de denetçi firma atanmadığı için Türk firmaların siparişlerinde aksamalar yaşanıyor. Risk almak istemeyen AB’li firmalar birlik içerisine yöneliyor.
DİLAN ERDEMİR
Avrupa Birliği’nin (AB) 1 Ocak 2026’da yürürlüğe koyduğu Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile ithal edilen karbon yoğun ürünlerin üretiminde ortaya çıkan sera gazı emisyonlarına karbon maliyeti sistemi getirildi. Ancak Avrupa Komisyonu denetçi firmayı henüz belirlemediği için hali hazırda Avrupa’ya ihracat yapan çimento sektörü siparişlerde gecikmeler yaşıyor.
“Avrupa’ya siparişlerimizde gecikmeler yaşıyoruz”
Bloomberg HT’ye konuşan Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB) Başkanı Ender Şahin, “Karbon emisyonunun bize verdiği yükümlülük, artan vergiler nedeniyle Avrupa’daki müşterilerimiz de şu anda zorlanıyor. Çünkü Avrupa Komisyonu’nun netleştirmediği bazı durumlar var. Bizim karbon emisyonlarımızın ölçülmesi için hâlâ bir denetçi firma atanması bekleniyor, son çeyreğe ertelendi, ancak Ocak 2027’ye kadar firmaların denetlenmesinin tamamlanması çok zor. Bu yüzden birçok müşterimizi Avrupa’da kaybettik” dedi.
REKLAM
REKLAM
Ender Şahin, denetçi firma olmadığı için AB’deki müşterilere kendi ölçümleriyle ürün sattıklarını, ancak risk almak istemeyen müşterilerin AB içindeki firmalara yöneldiğini belirtti. Şahin, “Biz müşterilerimize “Kilogram başına karbon salınımımız budur” diyoruz. Ama bunu resmi, akredite bir kuruluşun onaylaması lazım Avrupa adına. O kuruluşu Avrupa henüz belirlemediği için biz gecikiyoruz. Bu gecikmeden dolayı da müşteriler tedirginlik yaşıyor. Halihazırda Avrupa’ya ihracatımız devam ediyor ama bizim verdiğimiz datalara göre risk alabilen müşteri bizden mal alıyor” diye konuştu. Ender Şahin, Avrupa’nın denetçi firmayı bilerek geciktirdiğini belirterek, birlik içerisindeki firmaların korunduğunu ifade etti.
REKLAM
REKLAM
Küresel yapı ve inşaat malzemeleri sektörünün önde gelen temsilcilerini İstanbul’da bir araya getiren INTERCEM 2026 Konferansı’nda sorularımızı yanıtlayan ÇCSİB Başkanı Şahin, çimento sektörüne yönelik değerlendirmelerde de bulundu.
“Çimento sektörü darboğazda”
Orta Doğu’da yaşanan savaşla enerji maliyetlerindeki artışın çimento sektörünü darboğaza soktuğunu, ancak Türk üreticilerin alternatif pazarlara yönelmesiyle rakiplerine oranla daha az hasar aldığını söyleyen Şahin ayrıca şu ifadeleri kullandı:
REKLAM
REKLAM
“ABD-İran savaşından sonra, işte Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, artan petrol fiyatları direkt bizim sektörümüzü etkiledi. Neden etkiledi? Çünkü biz deniz yoluyla ihracat yaptığımız için artan petrol fiyatlarıyla gemi navlunları çok fazla arttı. Bu bizi bir kere direkt etkiledi. Onun dışında biz enerji bağımlı bir sektörüz. Yani yurt dışından kömür ithal ediyoruz ve bu kömürleri fırınlarımızda yakıp çimentonun ham maddesi olan klinkeri üretiyoruz. Kömür fiyatları son 3 ayda yüzde 40 arttı. Sektör büyük bir darboğazdan geçiyor. Türkiye’nin jeopolitik konumu ve güçlü altyapısından dolayı şu net söyleyebilirim ki; biz de tabii ki hasar aldık ama diğer rakiplerimize göre en iyi durumdayız diyebilirim. Bazı müşterilerimiz artan navlunlar nedeniyle fiyat tutturamadıkları için kontratlarını performe edemediler. Ama bu iptal olan kontratları biz başka pazarlara satabildik. Türkiye’nin jeopolitik konumu burada ön plana çıkıyor. Vietnam, Mısır, Suudi Arabistan gibi rakiplerimiz bunları yapamadı. Ama biz bize geri gelen, iptal edilen tonajları bir şekilde başka yerlere, Suriye gibi yeni açılan pazarlara gönderebildik. Bu şekilde dengeledik ama maliyetlerimiz oldukça arttı.”
REKLAM
REKLAM
“Suriye ve Ukrayna pazarından umutluyuz”
ÇCSİB Başkanı Ender Şahin, çimento sektörünün ABD pazarında güçlü bir konumda olduğunu belirterek, “Son 10 senedir düzenli şekilde ABD’nin en büyük tedarikçisiyiz. Aynı şekilde Afrika klinker anlamında bizim ana pazarlarımızdan. Gelecek dönemde en umut vadeden pazarlar Suriye ve Ukrayna. Çünkü buralarda savaş sonrası yeniden inşa faaliyetleri bekleniyor. Bunun hazırlığı içindeyiz. Özellikle Türk müteahhitlerimiz mesela Libya’ya gitmeye başladı. Libya da bizim için geleneksel bir pazar, ama son dönemlerde bazı sıkıntılar vardı. Ancak an itibarıyla Libya’dan gelen siparişler gözle görülür şekilde arttı” değerlendirmesinde bulundu.