Lavrov: Rusya geçmişte de önde gelen bir Arktik devleti olmuştur, gelecekte de olacak

Rusya’nın Arktik bölgede barış ve istikrarı korumaya odaklandığını belirten Dışişleri Bakanı Lavrov, Moskova’nın karşılıklı bağlılık gösteren tüm yapıcı düşünceli yabancı ülkelerle işbirliğine açık olduğunun altını çizdi.

Lavrov: Rusya geçmişte de önde gelen bir Arktik devleti olmuştur, gelecekte de olacak
Yayınlama: 31.08.2026
0
A+
A-

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 1-4 Eylül tarihlerinde Vladivostok kentinde düzenlenecek olan Doğu Ekonomik Forumu öncesinde ‘Arktik’te Uluslararası İşbirliği: Zorluklar ve İmkanlar’ başlıklı bir makale kaleme aldı. Makale, arctic.ru bilgi portalında yayınlandı.

Stratejik öncelikler

Rusya, Arktik bölgede barış ve istikrarı korumaya, ulusal güvenliğe yönelik tehditleri azaltmaya ve ülkenin sosyoekonomik kalkınması için elverişli dış koşullar yaratmaya çalışıyor. Bu ilkeleri hayata geçirmek için karşılıklı bağlılık gösteren tüm yapıcı düşünceli ülkelerle işbirliğine açığız.

Çin’le işbirliği

Kuzey Kutbu sorunları, başbakanlar arasındaki düzenli toplantılarda Pekin ile esaslı bir şekilde ele alınıyor. Kuzey Deniz Rotası konusunda uzmanlaşmış ikili bir alt komisyon kurulmuş olup, bakanlıklar arası istişareler ve bilimsel bilgi alışverişi mekanizmaları da mevcut. Sonuçlar ortada. Rusya’nın kuzey denizlerinde düzenli konteyner taşımacılığının başlatılması ve hacminin artırılması planları da buna dahildir.

Hindistan ve BRICS

Bazı uzmanlara göre, Arktik bölge önümüzdeki 20 yıl içinde Rusya-Hindistan ortaklığının en önemli alanlarından biri haline gelebilir. Kuzey Kutbu’nda Brezilya, Endonezya, İran ve diğer BRICS ülkeleriyle işbirliği potansiyeli bulunuyor. Belarus ve Bağımsız Devletler Topluluğu’ndaki diğer müttefik ve ortaklarla iş birliğini geliştirmeye hazırız.

Bölgeye giderek artan ilgi

Arktik bölge dışındaki devletlerin Rusya ile yüksek enlemlerde iş birliği kurma konusundaki ilgisi, Arktik konularını ele alan sempozyum ve konferanslara yabancı konukların aktif katılımında kendini gösteriyor. Çok sayıda yabancı heyet, 1 Eylül’de Vladivostok’ta açılacak olan 11. Doğu Ekonomik Forumu’nun bu konuların tartışılacağı özel oturumlarına katılacak.

NATO ve militarizasyon

NATO Şubat 2026’da, yüksek enlemlerdeki askeri varlığını genişletmeyi amaçlayan Arktik Nöbeti Operasyonu’nu başlattı. Kuzey sınırlarımıza yakın bölgelerde yoğun askeri hazırlıklar devam ediyor. Bölge dışından ülkelerin de katılımıyla büyük ölçekli, saldırgan tatbikatlar yapılıyor, NATO’nun komuta ve kurmay yapısının yeni unsurları oluşturuluyor. Uzak Kuzey’deki bu tür askeri faaliyetler, Rusya’nın güvenliğine doğrudan tehdit oluşturuyor. NATO ve diğer Batılı müttefikler, gerçek niyetlerini gizlemiyor ve Arktik bölgesini ülkemizin ve müttefiklerinin gelişimini engellemek için yeni bir cephe hattına dönüştürme hedeflerini ilan ediyor.

Arktik Konseyi’nin mevcut durumu

Batı’nın Rusya karşıtı politikasının bir tezahürü de Uzak Kuzey’deki çok taraflı işbirliği için bir zamanlar etkili olan mekanizmaların engellenmesiydi. Geriye kalan tek hükümetler arası format, neredeyse 30 yıl önce, 19 Eylül 1996’da kurulan Arktik Konseyi’dir. Konsey Mart 2022’den beri, Batılı üye ülkelerinin eylemleri nedeniyle ‘yarı dondurulmuş’ bir durumda ve ciddi bir krizden geçiyor. Projeleri hayata geçirme imkanlarıysa kısıtlı.

Rusya, diğer tarafların adil bir şekilde ve tüm katılımcıların meşru çıkarlarına karşılıklı saygı göstererek çalışması koşuluyla, Arktik Konseyi’nin tam teşekküllü faaliyetlerine yeniden başlamaya hazır. Bu olasılık için, Rusya’nın Arktik bölgedeki planlarını güvenle uygulamak üzere, karşılıklı yarar sağlayan projeler için topraklarımız, lojistiğimiz, teknolojimiz ve güvenilir ortaklarımız mevcuttur.

Rusya’nın bölgedeki rolü

Dünya haritasına bir bakış, Rusya’nın geçmişte, günümüzde ve gelecekte önde gelen bir Arktik devleti olduğunu ortaya koyuyor. İklim değişikliği ve kutup buzullarının erimesi devam ettikçe Arktik bölgenin ulaşım ve kaynaklara erişilebilirliğinin artacağı uzmanlar tarafından öngörülüyor.

Bölgenin önemi

Bölge, özellikle uluslararası ekonomi için sistemik öneme sahip olan Dünya Okyanusu boğazlarında giderek daha sık yaşanan tedarik zinciri aksamaları karşısında sürdürülebilir ticaret bağlarının sağlanmasında vazgeçilmez bir rol oynamaya başlamış bulunuyor.

Ekonomik faaliyetlerimizde, Arktik deniz alanlarının Dünya Okyanusu’nun ayrılmaz bir parçası olduğuna dayanarak hareket etmeyi sürdüreceğiz. Arktik bölgedeki kıyı devletlerine özel haklar ve sorumluluklar tanıyan 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin hükümleri burayı da tam olarak kapsıyor. Bu hak ve sorumluluklara bağlılık, 2008’de Arktik Beşlisi (Rusya, Danimarka, Kanada, Norveç ve ABD) tarafından kabul edilen Ilulissat Deklarasyonu’nda belirlenmiştir.

Rakiplere karşı tutum

Bugünkü rakiplerimiz, tarihin birçok dersini çoktan öğrenmiş ve Rusya ile yaptırımlar ve tehditler diliyle konuşmanın boşuna olduğunu anlamış olmalıydı. Dostane olmayan, düşmanca eylemlere, asimetrik olanlar da dahil olmak üzere aynı şekilde karşılık verilmiştir, verilmeye devam edilecek. Rusya, dünyanın herhangi bir bölgesinde yapıcı diyaloğu tercih eder, ancak gerekirse ulusal çıkarlarımız mevcut tüm araçlarla korunacak.

Gelişim öncelikleri

Gelecek vadeden alanlar arasında doğal kaynakların geliştirilmesi, Trans-Arktik Ulaşım Koridoru’nun ve onun hayati bileşeni olan Kuzey Deniz Rotası’nın işletilmesi yer alıyor. Öncelikli görevler arasında sanayi, ulaşım ve turizm altyapısının oluşturulması bulunuyor. Uzak Kuzey sakinlerinin refahının iyileştirilmesi, kuzeydeki doğanın korunması ve bilimsel araştırmaların yürütülmesi öncelikli konular olmaya devam edecek.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.