Lübnanlı uzman Dib, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’na yönelik yoğun ilginin Rusya’ya olan güveni gösterdiğini belirterek, bu sürecin küresel ekonomik ağırlık merkezini Batı’dan Doğu’ya kaydırdığını vurguladı.
Lübnanlı siyaset bilimci Jerar Dib, Sputnik’e verdiği demeçte, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun (SPIEF) küresel sistemdeki değişen dengeler açısından taşıdığı kritik önemi değerlendirdi.
Ukrayna’daki çatışmaların ve Rusya’yı izole etme girişimlerinin üzerinden geçen 4 yılın ardından bu forumun düzenlenmesinin büyük bir başarı olduğunu kaydeden Dib, geniş katılımın Rusya’nın zorluklara karşı koyma, yaptırımları aşma ve uyum sağlama yeteneğini küresel ölçekte kanıtladığını ifade etti. Lübnanlı uzmana göre bu tablo, Batı’nın yaratmaya çalıştığı algıyı tamamen yerle bir ediyor.
‘Batı hegemonyasını zayıflatan alternatif sistem’
Rusya ve müttefiklerinin, alternatif iletişim ve ticaret kanalları sayesinde yaptırımları aşmayı başardığını belirten küresel analist, yeni bir siyasi düzenden önce yeni bir küresel ekonomik ve ticari sistemin temellerinin atıldığına dikkat çekti.
Yaşanan bu dönüşümün küresel sonuçları olacağını savunan Dib, “Rus ekonomisi, müttefikleriyle işbirliği içinde, alternatif iletişim araçlarıyla yaptırımları aşmayı başararak, yeni bir küresel siyasi düzenden önce yeni bir küresel ekonomik ve ticari sistemin yolunu açtı. Bu durum, Batı hegemonyasını ve mevcut tek kutuplu dünya düzenini zayıflatacak temel ilkelerin kurulması anlamına geliyor” şeklinde konuştu.
‘Enerji kaynakları ve Doğu’nun yükselişi’
Küresel enerji kaynaklarının kontrolünün artık Batı’nın tekelinde olmadığını ve bu durumun Doğu dünyasını daha stratejik bir konuma taşıdığını belirten Dib, ekonomik istikrarın adresinin değiştiğini vurguladı.
Güç dengelerindeki bu köklü değişimin yakın gelecekte tüm dünyayı etkileyeceğini ifade eden Lübnanlı uzman, “Forum, küresel ekonomik ağırlık merkezinin Avrupa ve Batı’dan Asya ve Doğu’ya kaymasına katkıda bulunuyor. Bu durum, sonuçları küresel ekonomik arenada, özellikle de gerilim yaşanan bölgelerde hissedilecek olan net bir dönüşüm sürecinin kesişme noktasını temsil ediyor ve ekonomik istikrar ile refaha geçişi tetikliyor” diye ekledi.