Kayyum kıskacındaki Saadet Partisi’nin lideri Mahmut Arıkan: Bu iklim korku üretiyor

Mustafa Hoş’la Yol Arkadaşı’nın bugünkü konuğu Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan oldu. Arıkan, kayyum kıskacındaki partisinin geldiği noktayı canlı yayında anlattı.

Kayyum kıskacındaki Saadet Partisi’nin lideri Mahmut Arıkan: Bu iklim korku üretiyor
Yayınlama: 08.05.2026
3
A+
A-

CHP’deki “mutlak butlan” tartışmalarının ardından bu kez Saadet Partisi’nin 24 Kasım 2024’te yapılan 9. Olağan Büyük Kongresi yargıya taşındı. Davada kongrenin usulsüz olduğu öne sürülerek partiye 3 kişilik kayyum heyeti atanması talep edildi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan yaşananları canlı yayında şu sözlerle anlattı:

“24 Kasım 2024 tarihinde büyük kongremizi yaptık. 2025’in ortalarında kongrenin iptali ile alakalı dava açtılar. Duruşmalar hızlı ilerledi. Biz raporlarımızı verdik. Bilirkişi raporunda davanın açılmasına gerek olmadığı, yani davanın reddiyle alakalı bilirkişi raporu geldi. Rapor geldikten sonra bir duruşma yapıldı. Hukukçularımızın ifadesi, o son yapılan duruşmada davanın bitmiş olması gerekiyordu. Bir duruşma daha atmış oldu dava. Pazartesi günü yeni duruşma görülecek. Biz de merakla bekliyoruz duruşmayı. Yani bunun böyle sıradanlaşması, insanlarda bu algının oluşması ülkemiz adına üzücü bir durum. Siyasetçilerin gelecek kaygısını yaşadıkları ki en son bir cumhurbaşkanı adayımızla alakalı bir ironi yaparak bir şeylere dikkat çekmek istedim. Ve o tarihten bu tarafa bu tedirginliği yaşayan insanların ne kadar fazla olduğunu üzülerek görmüş olduk. Yargı eliyle siyaset dizayn edilmek isteniyor. Bizim davadan ari olarak bu cümleleri kullanıyorum ben. Türkiye’de çözülmeyecek hiçbir problem yok. Çok kısa bir sürede birçok şey çözülebilir. Yeter ki adaleti merkeze koyabilelim. Partizanca bakıştan insanca bakışa geçebilelim. Yani bir ismimiz bizim var. Ben hiçbir arkadaşıma nezaketsizlik yapmamak için o ismi saklayacağım, saklı tutacağım. Ama ilkelerin ve prensiplerin bugün konuşulması gerektiğini ben savunuyorum. Bugün ismi açıkladığımızda isim üzerinden başına ne geleceğini bilemiyoruz. Ki örnekleri var. İşte Sayın İmamoğlu’nun başına gelenleri hep beraber görüyoruz. Geçmiş dönemde Sayın Demirtaş’ın başına gelenler; hala 10 yıldır cezaevinde ve hala tutuklu olarak içeride kalıyor, hüküm verilemiyor kendisine. Yine diğer ismi geçen insanların; soruşturma açıldı, açılıyordu, şuydu buydu sürekli haberlerin yapıldığını görüyoruz. Böyle bir ortamda, yine en baştaki bizim kayyum meselesine de getireceğim hadiseyi. İnsanlara bu tip korkularla değil, ümitle gitmenin, ümitvar olmanın ben doğru olduğunu düşünüyorum. Toplumun her kesiminden, özellikle iktidar cenahından “bize bir yol gösterin, biz gelelim; biz durduğumuz yerde memnun değiliz, iktidarın politikalarıyla bağdaşmayan birçok bakış açımız var, bir alan açın” talebini çok fazla duyuyoruz. Türkiye’de yeni bir yola ihtiyaç var, yeni bir yüze ihtiyaç var, yeni bir siyaset anlayışına… Siyasette yıpranmamış bir isim. Herkesin “oh be” diyebileceği bir isim. Ama yine söylüyorum, sadece Saadet Partisi’nin adayını açıkladığımızda 50+1’i yakalayamayacağımız bilinciyle ben siyaset yapıyorum. Başka partilerle de ortak bizim ismimiz etrafında mutabakata varmamız gerekir ki bir anlam ifade etsin.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.