Nefes yazarı Aytunç Erkin, “Eşref Bitlis’in düşen uçağındaki kara kutu incelensin” başlıklı yazısında, 17 Şubat 1993’te şüpheli uçak kazasında yaşamını yitiren Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis dosyasına ilişkin Adalet Bakanlığı’na …
Nefes yazarı Aytunç Erkin, “Eşref Bitlis’in düşen uçağındaki kara kutu incelensin” başlıklı yazısında, 17 Şubat 1993’te şüpheli uçak kazasında yaşamını yitiren Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis dosyasına ilişkin Adalet Bakanlığı’na yapılan yeni başvuruyu kaleme aldı.
Erkin, Bitlis’in damadı Rıza Şahin‘in, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı’na başvurduğunu, dilekçede Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın 2010’daki “yargının devreye girmesi gerekir” açıklaması ile dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu‘nun 2015’te Bitlis için kullandığı “suikast sonucu şehit edildi” ifadesinin hatırlatıldığını yazdı.
Erkin, başvuruda emekli binbaşı Mete Yarar’ın 2013’teki “kara kutu” açıklamalarının tanık gösterildiğini belirterek, kara kutunun hangi kurumda bulunduğu, içeriğinin neden açıklanmadığı ve kara kutuyu dinleyen üst düzey komutanın kim olduğunun araştırılmasının istendiğini aktardı. Erkin, şöyle yazdı:
“Eşref Bitlis’in damadı Rıza Şahin, müşteki olarak Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptı. Tanık olarak da emekli binbaşı Mete Yarar’ı gösterdi. Yarar’ın, 27 Ekim 2013’te A Haber’de verdiği bilgileri şikayet dilekçesine koydu:
“Bilindiği üzere, Faili meçhul dosyaların çözümü amacıyla T.C. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde ‘Faili Meçhulleri Araştırma Daire Başkanlığı’ kurulmuştur. Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek beyefendinin konu ile ilgili yaptığı açıklamada, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, 1993 yılının Türkiye açısından karanlık bir dönem olduğunu ifade edip bazı dosyaların zaman aşımına uğradığını, ancak ‘Yeni bilgi ve belgeler gelirse bunlarla ilgili çalışmalar yaparız ve sonuna kadar gideriz’ demiştir.”
Dilekçede, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 4 Ekim 2010’da Başbakan olarak görev yapığı sırada Turgut Özal ve Eşref Bitlis’in ölümüyle ilgili hiçbir şeyin gizli kalmaması gerektiğini söylediğine dikkat çekildi ve Erdoğan’ın şu cümlelerine yer verildi: “Konuyla ilgili benim daha önce bir açıklamam oldu. Bütün bu medyaya sızmış olanlar aslında bana göre suç duyurusu niteliğindedir. Bu suç duyurusu noktasında yargının devreye girmesi gerekir.”
Yine dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun 25 Ocak 2015 tarihinde Diyarbakır’da düzenlenen AKP 5. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada, 1993 yılındaki bazı şüpheli ölümlere dikkat çektiği, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in suikast sonucu şehit edildiğini söylediğine yer verildi.
Torunu 2023’te hayatını kaybetti, baba iz peşinde…
Dilekçeyi okudukça 33 yıl öncesine döndüm ve bir ailenin “isyanını” gördüm.
1- Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in içinde bulunduğu uçak 17 Şubat 1993 Çarşamba günü saat 12.26 civarı uçağı Ankara Yenimahalle Posta İşleme Merkezi’nin bahçesine düşmüştür. Uçakta bulunan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, Orgeneral Bitlis’in emir subayı Piyade Albay Fahir Işık, 1. Pilot Kurmay Binbaşı Yaşar Erian, 2. Pilot Kurmay Yüzbaşı Tuğrul Sezginler, Uçuş teknisyeni Astsubay Kıdemli Başçavuş Emin Öner ve PTT Çalışanı Ruhi Salay şehit olmuştur.
2- Rahmetli Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Turgut Bitlis kayınbabam olup, tek çocuğum olan kızım da paşanın tek kız torunudur. Dedesi şehit olduğunda kızım daha 5 aylık bir bebekti.
3- Yaşadığımız bu hazin olay ailece bizleri son derece derinden yaralamış, ailecek yaşamımız alt üst olmuş eşim de babasının şehit olmasından 5 yıl sonra kızım daha 6 yaşında iken hayatını kaybetmiştir. Kızım ise bugüne kadar geçen zaman zarfında sürekli ne olduğu bir türlü açıklanamayan olay nedeniyle hep bizleri sorgulamıştır.
4- Bu süreçte dünyadaki tek varlığım olan kızımı da 7 Aralık 2023 tarihinde, üçüncü üniversite eğitimini almakta olduğu Güney Kore’de hayata veda etmiştir.
5- Kızıma olan duygusal ve vicdani görevim gereği, bu vakıa ile ilgili her türlü haber ve açıklamayı önemseyip tahlil etmekte iken tesadüfen açık kaynaklardan 27 Ekim 2013 tarihinde A haberde yayınlanan haberi gördüm.
Dilekçenin en çarpıcı yerine geçiyoruz.
Mete Yarar’ın 13 yıl önceki konuşması
Tarih 27 Ekim 2013.
Emekli Binbaşı Mete Yarar, A Haber’de Can Okanar’ın hazırlayıp sunduğu Can Okanar’ın “Anlatılmamış Öyküler” programına katıldı. Saat 20.25 civarında, Eşref Bitlis’in uçak kazası hakkında şu iddialarda bulundu:
– Olayın hemen ardından yapılan soruşturmada kara kutuyu dinleyen üst düzey komutanlardan biriyle konuştum.
– Ondan izin aldım.
– Eşref Bitlis’in ölümü hala gerçekten çözülememiş bir muamma.
– Ve bunları ortadan kaldırabilecek olan asıl ipuçları da o kara kutunun içinde. Bu kara kutuda ne konuşuldu bugüne kadar niye açıklanmadı? Açıkçası o soruyu da sordum.
– Ama o zaman ki şartlar itibariyle açıklanmayan kara kutunun halen devletin koruması altında olduğunu öğrendim.
– Bugün bile o kara kutu incelenip neler olduğu çok rahat bir biçimde söylenebilir.
Mete Yarar o röportajda “kara kutunun” incelenmesi gerektiğinin altını çizdi ve şöyle devam etti:
“Meteorolojik şartlar uçuşa engel değil, uçak kalktıktan sonra, pilotların kendi arasında konuşması, kara havacılıktan uçağı yapılan uyarılar var, bunlar bugüne kadar açıklanmadı. Uçak düşüyor, uçak düştükten sonra olay yerine kuvvet komutanları gidiyor. Bitlis’in cesedini görüp GATA’ya sevk ediyorlar. Komutanlar Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş’in emriyle acil kod ile Genelkurmay karargâhına çağrılıyor, Eşref Bitlis’in yerine komutan atamak üzere yapılan bir toplantı. Kara kutu dinleniliyor bu sırada.”
Kara kutuyu dinleyen komutan kim?
Eşref Bitlis’in damadı, dilekçesinde Mete Yarar’ın ifadesinin alınmasını talep etti ve şu taleplerde bulundu:
1- Mete Yarar’ın konuştuğu, Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutuyu dinleyen üst düzey komutanın kim olduğunun tespiti…
2- Şehit Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutunun Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi kurumunda muhafaza edildiğinin tespiti…
3- Şehit Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutunun içeriğinin Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerine dahi açıklanmamasına sebep/sebeplerin ne olduğunun tespiti…
Yazının tamamını okumak için .