Z kuşağı erkekleri kadınlardan itaat bekliyor

Araştırmalar, Z kuşağının bir bölümünün şaşırtıcı derecede muhafazakâr düşündüğünü ve geleneksel rol modellerini desteklediğini gösteriyor. Sosyal medya, gençleri bir cinsiyet çatışmasına mı sürüklüyor?

Z kuşağı erkekleri kadınlardan itaat bekliyor
Yayınlama: 18.04.2026
1
A+
A-

TikTok’taki “tradwife” (geleneksel ev kadını) akımından, kadınlara yönelik tecavüz ve istismar suçlamalarıyla hakkında soruşturma yürütülen sağ görüşlü influencer Andrew Tate‘e kadar sosyal medyada geleneksel rol modelleri yeniden yükselişte.

Yeni bir küresel araştırma, bu eğilimi doğruluyor ve aynı zamanda birçok kişi için şaşırtıcı olabilecek sonuçlar ortaya koyuyor: 1997 ile 2012 yılları arasında doğan Z kuşağı erkeklerinin neredeyse üçte biri, bir eşin kocasına “her zaman itaat etmesi” gerektiğini düşünüyor.

Kamuoyu araştırmaları kuruluşu Ipsos ile Lonra’daki King’s College bünyesinde yer alan Küresel Kadın Liderlik Enstitüsü (Global Institute for Women’s Leadership) tarafından yapılan araştırmada, aralarında İngiltere, ABD, Brezilya, Avustralya ve Hindistan’ın da bulunduğu 29 ülkede 23 binden fazla kişinin görüşü alındı.

Sonuçlar, Z kuşağı erkeklerinin tüm yaş grupları arasında en geleneksel görüşlere sahip olduğunu gösteriyor. Bu gruptaki erkeklerin yüzde 31’i itaat beklentisini desteklerken, bu oran 1946-1964 yılları arasında doğan “baby boomer” (bebek patlaması) kuşağı erkeklerinde yüzde 13.

İlişkilerde karar yetkisi konusunda da benzer bir tablo var: Genç erkeklerin üçte biri son sözün erkekte olması gerektiğini düşünüyor. Bu oran, daha yaşlı kuşaklara kıyasla belirgin şekilde daha yüksek.

Ipsos Almanya siyaset araştırmaları direktörü Robert Grimm, “Dijital ekosistemler kutuplaşmayı güçlendiriyor, çünkü sosyal medya algoritmaları keskin mesajları ödüllendiriyor” diyor. Erkeklik odaklı influencer’lardan feminist karşı hareketlere kadar uç görüşler özellikle görünür hale geliyor. Genç erkeklerin bir kısmı, kadınların çok bağımsız davranması ya da daha fazla kazanması durumunda bunu sorun olarak görüyor.

Aynı kuşak içinde bir çatışma

Kadınlar birçok konuda farklı düşünüyor: Z kuşağı kadınlarının yalnızca yüzde 18’i bir eşin itaat etmesi gerektiği görüşünü destekliyor. Baby boomer kadınlarda bu oran yüzde 6.

Araştırma, kuşaklar arası çatışmanın yalnızca gençler ile yaşlılar arasında değil, Z kuşağı içinde özellikle kadınlar ve erkekler arasında yaşandığını gösteriyor.

Ipsos İngiltere ve İrlanda CEO’su Kelly Beaver bu gerilimi şöyle özetliyor: “Z kuşağı, kadınların başarılı bir kariyerle daha çekici olduğu görüşüne en çok katılan grup. Ama aynı zamanda bir kadının kocasına itaat etmesi ve fazla bağımsız görünmemesi gerektiğini düşünenler de en çok bu grupta.”

Modernlik ile gelenek arasındaki bu gerilim, birçok bulguda kendini gösteriyor.

Z kuşağındaki erkeklerin yüzde 61’i, kadın-erkek eşitliği için zaten yeterince şey yapıldığına inanıyor

Cinsellik konusunda da benzer bir ayrışma var: Z kuşağı erkeklerinin yüzde 21’i “gerçek bir kadının” asla ilk adımı atmaması gerektiğini düşünüyor. Bu oran baby boomer erkeklerde yüzde 7, Z kuşağı kadınlarında ise yüzde 12.

Ayrıca belirgin bir erkeklik baskısı hissediliyor. Genç erkeklerin yüzde 30’u arkadaşlarına “Seni seviyorum” dememek gerektiğini düşünüyor. Yüzde 43’ü fiziksel olarak sert görünmenin önemli olduğuna inanıyor. Yüzde 21’i ise çocuk bakımına katılan erkekleri “daha az erkek” olarak değerlendiriyor. Bu oran baby boomer kuşağında yüzde 8.

Kişisel görüş ile toplumsal algı arasındaki fark

King’s College London’daki Global Institute for Women’s Leadership direktörü Heejung Chung, sonuçları endişe verici buluyor: “Daha da kaygı verici olan, birçok insanın aslında çoğunluğun inanmadığı toplumsal beklentiler tarafından baskı altında hissediyor olması.”

Veriler yapısal bir algı farkına da işaret ediyor: Katılımcıların yalnızca yüzde 17’si kişisel olarak kadınların bakım işlerinden sorumlu olması gerektiğini düşünüyor. Yüzde 35’i ise toplumun bunu beklediğine inanıyor.

Para kazanma konusunda da benzer bir durum söz konusu: Birçok kişi başkalarına kendilerinde olmayan geleneksel görüşler atfediyor.

Global Institute for Women’s Leadership Başkanı Julia Gillard, bu eğilimlerin hafife alınmaması gerektiğini söylüyor: “Birçok Z kuşağı erkeği kadınlara sınırlayıcı beklentiler yöneltirken, aynı zamanda kendilerini de kısıtlayıcı erkeklik normlarının içine hapsediyor.”

Çelişkiler içinde bir kuşak

Genç erkeklerin yüzde 61’i eşitlik için zaten yeterince şey yapıldığına inanıyor. Yüzde 57’si ise günümüzde erkeklerin ayrımcılığa uğradığını düşünüyor.

Gillard, bu düşünceyi aşmanın önemine dikkat çekiyor: “Eşitlik herkesin yararına. Toplumsal cinsiyet eşitliği yolculuğuna herkesin dahil edilmesini ve bunun tüm toplum için neden faydalı olduğunun anlaşılmasını sağlamalıyız.”

Araştırma, Z kuşağının toplumsal cinsiyet rollerini yeniden tanımlama sürecinin ortasında olduğunu gösteriyor. Gençler bir yandan özgürlük, çeşitlilik ve modern eşitlik talebini dile getirirken, diğer yandan şaşırtıcı derecede geleneksel görüşleri de sürdürüyor.

Julia Gillard‘ın çözüm reçetesi net: “Toplum olarak geriye gidiş baskısına direnmeli ve değişim hızını artırmalıyız. Sağlam araştırmalar, sağlıklı bir tartışma ve ilerleme için kritik önem taşıyor.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.