İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktör Yardımcısı Benjamin Ward, “İmamoğlu bir yılı aşkın süredir cezaevindeyken, yargı mekanizması partisine ve diğer CHP’li seçilmişlere karşı bir silaha dönüştü; İmamoğlu’nun davası, işte böyle bir …
İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktör Yardımcısı Benjamin Ward, “İmamoğlu bir yılı aşkın süredir cezaevindeyken, yargı mekanizması partisine ve diğer CHP’li seçilmişlere karşı bir silaha dönüştü; İmamoğlu’nun davası, işte böyle bir sürecin ardından başlıyor” dedi. Ward, “Bu davaların bütününe bakınca, savcıların İmamoğlu’nu siyasetin dışına itmeye ve partisini itibarsızlaştırarak demokrasinin altını oymaya çalıştığı sonucuna varmak zor değil” ifadelerini kullandı.
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), “Türkiye: Erdoğan’ın en güçlü rakibi hakim karşısında” isimli raporunda İBB davasını inceledi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, sanıkların avukatlarıyla görüştü; hukuki belgeleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamuoyuna yaptığı açıklamaları ve doğrulanmış medya haberlerini inceledi. Araştırmacılar ayrıca Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın İmamoğlu ve diğer CHP’li yetkililer hakkındaki açıklamalarını da analiz etti. Benjamin Ward konuya ilişkin olarak açıklama yaptı.
Ward, şu ifadeleri kullandı:
“Muhalefet partilerinin ve siyasetçilerin özgürce faaliyet gösterebilmesi demokratik bir sistemin olmazsa olmazıdır; seçmenlerin serbest ve adil seçimlerde gerçek bir tercih yapabilmesi ancak böyle mümkün olur. Cumhurbaşkanın rakiplerini suçlu ilan etmesi, savcıların İmamoğlu ve diğer seçilmişlerin tutuklatması ve onlara siyasi yasak getirmeye çalışması ve tek bir partiye karşı yürütülen tüm bu yargı süreçlerinin oluşturduğu tablo, Türkiye’de demokratik sürecin hiç olmadığı kadar büyük bir risk altında olduğunu gösteriyor.”