Milyonların beklediği minimum ücret için Minimum Ücret Tespit Komitesi’nin üçüncü kere tarafların iştirakiyle bir araya geldiği toplantı sona erdi. Toplantının akabinde açıklamalarda bulunan Türk-İş Başkan Yardımcısı Ağar, tekrar sayının gündeme gelmediğini söyledi.
Milyonların beklediği taban ücret için taraflar üçüncü sefer toplandı.
Asgari Ücret Tespit Komitesi’nin 1 Ocak 2025’ten itibaren geçerli olacak minimum fiyatı belirlemek üzere 3. defa toplandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın başkanlık ettiği toplantıda, patron heyetinin başkanlığını TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, emekçi heyetinin başkanlığını ise TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar yaptı. Kurulun 5 kişilik personel heyetinde aşçı, kuaför, taşeron personel ve basın mensubu yer aldı.
Toplantıda, emekçi ve patron kısımlarının minimum fiyata ilişkin tekliflerini kurula sundu.
İlk iki toplantıda 2025 için uygulanacak minimum ücret için herhangi bir sayı söylem edilmemişti.
Üçüncü toplantıdan çabucak önce Türk-İş Başkanlar Kurulu bir toplantı gerçekleştirdi. Minimum Ücret Tespit Kurulu’nda emekçi kısmını temsil eden Türk-İş Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, toplantı sonrası yaptığı açıklamada baştan beri taleplerinin hazır olduğunu, karşı tarafın haline göre hal alacaklarını söyledi.
7 milyon çalışanı direkt 40 milyon çalışanı dolaylı olarak ilgilendiren taban ücret için ilk toplantı 10 Aralık tarihinde yapılmıştı.
İkinci toplantı ise 16 Aralık’ta gerçekleşmişti. İkinci toplantıda Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) sunum gerçekleştirmişti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, üçüncü toplantı için artık tarafların tekliflerini beklediklerini ifade etmişti.
Ekonomi idaresinden minimum ücret mesajları
Asgari ücret sürecinde başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ekonomi idaresinden açıklamalar gelmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da programı bozmayacak şekilde gelirleri yükseltecekleri mesajını vermişti.
Erdoğan önlerinde taban ücret, memur ve emekli mşları benzeri sabit gelirlilerle ilgili kritik kararlar olduğuna işaret ederek, “Meyvelerini toplamaya başladığımız ekonomi programını bozmayacak şekilde sabit gelirlilerin durumlarını mümkün olan en iyi düzeye çıkarmayı arzu ediyoruz” açıklamasını yapmıştı.
AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin Genişletilmiş Kent Başkanları Toplantısı’nda konuşan Erdoğan, “Her ne kadar enflasyonu şimdi arzu ettiğimiz düzeye düşüremesek de bu doğrultuda istikrarlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz” demişti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da taban fiyatla ilgili olarak, “Bu mevzu kamuyu direkt etkilemiyor. Bilakis taban ücret artıkça kamunun primleri artıyor. Küçük işletmelerin yeniden belli yörelerin üretim gücünü muhafaza bakımından taban fiyatın istikrarlı yapıda olması önemli. Verimliliği artırarak gerçek yerde kalıcı şekilde çalışanlarımızın refahını artırmaya devam edeceğiz” demişti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise geçmişe yönelik yaptığı açıklamalarda taban fiyatın bu yıl enflasyonun üzerinde kalacağı mesajını vermişti. Şimşek, “Bu yıl en düşük memur mş artışı yüzde 78. Enflasyonun 1,7 katı. En düşük emekli aylığı yüzde 68 arttı, enflasyonun 1,5 katı. Taban ücret de (2024’te) muhtemelen enflasyonun üzerinde seyredecek” sözlerini kullanmıştı.
Çalışanların yüzde 83’i taban fiyatın yüzde 50 fazlası yahut altında bir ücret alıyor
Türkiye’de minimum fiyatla çalışan direkt yaklaşık 7 milyon kişi olsa da minimum fiyata yakın fiyatlar bundan ötürü da toplumun geniş bir kısmını de ilgilendiriyor.
DİSK-AR’ın TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması’na dayandırdığı verilere göre, Türkiye’de her 100 çalışandan 83’ü taban fiyatın yüzde 50 fazlası ve altında ücret alıyor. 2024 sayıları dikkate alındığında söylediği söz edilen ücret düzeyi yaklaşık 25 bin 500 liraya işaret ediyor.
Araştırmaya göre, 2023 yılında yıllık ortalama taban fiyatın yaklaşık yarısı olan 4 bin 500 TL ve daha az bir fiyatla çalışanların sayısı ise 1 milyon 595 bin kişi oldu.
7,6 milyon personel minimum fiyata erişemediği ülkede, ücretlilerin minimum fiyata komşuluğu açısından bakıldığında 8,5 milyon personel ise taban fiyatın altında ve civarında ücret aldığı görülüyor.
Asgari ücret civarında ücret alanlar da dahil edildiğinde yani minimum fiyatın yüzde 10 fazlası ve altı bir ücret alanlar dahil edildiğinde 8,5 milyon çalışanın, taban ücret civarı ve altında bir fiyatla ömrünü sürdürmeye çalıştığı görüldü.
Ücretli çalışanların yüzde 83’ü yani 14,4 milyonu minimum fiyatın yüzde 50 fazlası ve altında ücret alıyor.
İş dünyasından hangi talepler gelmişti?
İş dünyası minimum ücret mühletince farklı taleplerini dile getirmişti.
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan Bloomberg HT’ye taban fiyatı belirleyen personel, patron sendikaları ve devletin bir araya gelip makul bir yerde anlaşabileceklerini söylemişti.
MÜSİAD Başkanı Mahmut Asmalı ise bu süreçte en net talebi yapan temsilcilerden biri olmuştu. Asmalı, minimum fiyatta yüzde 25 eşiğine dikkat çekmişti.
Bloomberg HT yayınına katılan Asmalı, minimum fiyatta enflasyon maksatlarına zarar getirecek bir artışı doğru bulmadığını belirtmişti.
Asmalı, “Bana göre yüzde 25’in üzerinde bir minimum ücret artışı doğru değil” ifadelerini kullanmıştı.
İTO Başkanı Avdagiç de “Ücretlerde ‘hedeflenen enflasyon’ göz önünde bulundurularak yapılacak artış, fiyatlama davranışlarından, beklenti idaresine ve talep istikrarına kadar pek çok kalemde olumlu sonuçlar getirecektir” sözünü kullanmıştı.
DİSK, taban fiyatın yoksulluk sonunun yarısı civarında olması gerektiğini belirtmişti
DİSK de taban fiyatla ilgili geniş kapsamlı bir rapor yayımlarken, bu raporda taleplerini sıralamıştı.
Konfederasyon minimum fiyatın belirlenmesinde geçim koşullarının göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmişti. Taban ücret artışında yoksulluk sonunun bir kriter olarak dikkate alınması gerektiğini belirten DİSK hanede iki çalışan olması varsayımından hareketle minimum fiyatın en az yoksulluk sonunun yarısı civarında olmasını talep etmişti.
Türk-İş’in son araştırmasına göre Kasım’da yoksulluk sonu 66 bin 976 olarak belirlenmişti. Bu data üzerinden hesaplandığında DİSK’in talebi yaklaşık 33 bin 500 TL’ye işaret etmişti.
Konfederasyon minimum fiyatın bütün emekçiler ve memurlar için de ortak saptanması gerektiğini söyledi. 2024 Kasım itibarıyla en düşük memur mşının 39 bin TL, kamu emekçilerinin en düşük çıplak brüt fiyatının 41 bin TL (net yaklaşık 33 bin TL) civarında olduğunu belirten DİSK, minimum fiyatın en az kamu personeli fiyatı ve an az memur mşı dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini ifade etmişti.