‘Dünyanın en büyük araştırmacı gazetecilik örgütünün’ başından bu yana ABD’ye bağlı olduğu ortaya çıktı: Veto hakkı var

Pek çok geniş çaplı doküman ve bilgi sızıntılarını dünya gündemine taşıyan, önde gelen araştırmacı gazetecilik kuruluşu Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi’nin (OCCRP) kurulduğu 2008’den bu yana en büyük fon sağlayıcısının ABD hükümeti olduğu ve Washington’un OCCRP’nin yöneticilerini veto hakkı olduğu ortaya çıktı.

‘Dünyanın en büyük araştırmacı gazetecilik örgütünün’ başından bu yana ABD’ye bağlı olduğu ortaya çıktı: Veto hakkı var
Yayınlama: 04.12.2024
3
A+
A-

Panama Evrakları, Pandora Dokümanları, Pegasus Projesi benzeri geniş çaplı doküman ve bilgi sızıntılarını dünya gündemine taşıyan, önde gelen araştırmacı gazetecilik kuruluşu Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi‘nin (OCCRP) kurulduğu 2008’den bu yana en büyük fon sağlayıcısının ABD hükümeti olduğu, Washington’un OCCRP’nin yöneticilerini veto hakkı olduğu ortaya çıktı.

Fransız Mediapart haber sitesi, ABD’den Drop Site News (US), İtalya’dan Il Fatto Quotidiano, Yunanistan’dan Birleşmiş Gazeteciler ve de Almanya kamu yayıncısı NDR kamuya açık dokümanlara ve eş kurucusu Drew Sullivan’ın NDR’ye verdiği kayıtlı röportajlara dayalı araştırma, OCCRP ile ABD yönetimi arasındaki önemli bağların boyutunu gözler önüne serdi.

Diğer yandan, Sullivan’ın ‘dünyanın en büyük araştırmacı gazetecilik örgütü‘ olarak tanımladığı ve kendisini tamamen ‘bağımsız‘ olarak sunan OCCRP, en başından bu yana ABD hükümetine yapısal olarak bağımlı bir kuruluş olduğu anlaşılıyor.

ABD hükümetinin OCCRP’nin çalışmalarının çok cüzi bir kısmında hedef alınırken ABD idaresinin OCCRP’ye Rusya ve Venezüella dahil makul ülkelere yönelik araştırmalarında kullanma yükümlülüğü olan fonlar sağladığı ortaya çıktı.

ABD hükümeti OCCRP bütçesinin yarısından fazlasını finanse ediyor

OCCRP’nin kurulduğu 2008 yılından bugüne Amerikan hükümet kaynaklarından en az 47 milyon dolar aldığı belirtilirken bu ölçünün kuruluşun toplam finansmanının yaklaşık yarısını oluşturduğu ve ABD devletini kurumun açık ara en büyük bağışçı bağışçısı yaptığı kaydedildi.

Resmi tarihinden ABD’nin kuruluşunda oynadığı rolü belirtmeyen yalnızca Birleşmiş Milletler’den (UN) söz eden OCCRP’nin kamuya açık mali kontrol raporlarına göre kuruluşundan bu yana ABD hükümetinden 47 milyon dolar, ayrıyeten Avrupa Birliği’nden (AB) 1.1 milyon dolar, 7’si İngiltere , 4’ü İsveç’ten olmak üzere Danimarka, İsviçre, Slovakya ve Fransa dahil 6 Avrupa ülkesinden 14 milyon dolar fon aldığı kaydedildi.

OCCRP’nin kurucu ortağı ve yayıncısı Drew Sullivan‘a göre, ABD hükümeti kuruluşun en büyük bağışçısı olmaya devam ederke fliyetleri için de çok çok önemli mali destek sağlıyor. Alman devlet kanalı NDR’ye verdiği bir mülakatta Sullivan, dayanağı için “ABD hükümetine çok minnettarım” cümlesini kaydetmişti.

‘Washington’un OCCRP liderliği üzerinde veto yetkisi var’

ABD hükümetinin çok önemli ölçüde fon sağlamanın yanı sıra, OCCRP’nin liderliği üzerinde de çok önemli bir tesire sahip olduğu kaydedildi.

Washington’un yayıncısı Sullivan‘ın aday gösterilmesi de dahil olmak üzere, kuruluş içindeki kilit işçi atamalarını veto etme hakkına olduğu vurgulanırken ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve diğer hükümet organlarıyla yapılan mutabakatlar uyarınca OCCRP’nin üst seviye sorumluluklar için potansiyel işe alımların özgeçmişlerini onay için Amerikan hükümetine sunmak zorunda olduğu dile getirildi.

Sullivan da daha önce bir röportajında ABD’nin bu veto yetkisini kullanabileceğini kabul etmiş fakat bunun hiç kullanılmadığını savunarak, “Birini veto ederlerse, parayı almayacağımızı söyleyebiliriz” cümlesini kaydetmişti.

OCCRP’nin ayrıyeten Washington’un sağladığı fonlarla ABD’ye karşı araştırmalarda kullanma hakkı bulunmadığı ifade edildi.

2000’lerin sonunda iki Amerikan şirketi Microsoft ve Bechtel’in ismi birtakım Balkan ülkelerinde yolsuzluk soruşturmalarına karışmış lakin OCCRP’nin faal olduğu ülkelerde geçen bu olay, kuruluşun yolsuzluk raporlarına husus edilmemişti.

‘Soros çok önemli ölçüde fon sağlıyor’

ABD hükümetinin yanı sıra OCCRP‘nin Macar asıllı Amerikalı milyarder George Soros tarafından kurulan baskı grubu Açık Toplum Vakıfları da dahil olmak üzere özel bağışçılardan gelen fonlara da dayandığı; ayrıyeten Açık Toplum Vakıfları’nın katkıları çok önemli olmakla birlikte, soruşturmanın müelliflerine göre tesir konusunda ABD hükümetinin bağışları kadar tasa yaratmadığı belirtiliyor.

‘OCCRP, ABD hükümetinin saklı bağışıyla kuruldu’

OCCRP’nin kökeni direkt ABD hükümetinin finansmanına dayanadığı öne sürülen raporda, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Uluslararası Narkotik ve Kolluk İşleri Bürosu 2007 yılında ağın kurulması için ilk 1.7 milyon doları sağladığı belirtildi.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan tarafından denetim edilen Gazetecilik Geliştirme Grubu (JDG) aracılığıyla aktarılan belirtilen bu fonun OCCRP’nin kurulmasında kilit rol oynadığı dile getirildi. Sullivan‘ın Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve ABD hükümeti ile ilgisinin de Bosna Hersek’te yerel gazetecileri eğitmek için USAID tarafından finanse edilen bir teşebbüste çalıştığı 2000’li yılların başına kadar uzandığı aktarıldı.

‘ABD hükümeti Rusya’yı hedef alan soruşturmaları finanse ediyor’

Soruşturmanın en çarpıcı ifştlarından birinin ise ABD hükümetinin OCCRP’yi soruşturmalarını Rusya ve Venezüella da dahil olmak üzere makul ülkelere odaklaması için yönlendirmiş olması olduğu vurgulandı.

OCCRP’nin ‘Rus Medya Alanını Dengeleme‘ ismi verilen bir uğraş kapsamında Rus medyasını araştırmak için ABD’den 2.2 milyon dolar aldığı ifade edilirken ABD’nin 2019-2023 arasında da Rusya ve Çin’in de dahil olduğu ‘Avrasya’da Araştırmacı Gazeteciliği Güçlendirme‘ projesinde kullanılmak üzere de 1.7 milyon dolar bağışladığı belirtildi.

Benzer şekilde kuruluşun Rus iş adamlarının çok önemli mali çıkarlarının bulunduğu Kıbrıs ve Malta’daki yolsuzlukları araştırmak için de 2.3 milyon dolar aldığının altı çizildi.

ABD’nin yaptırım siyasetini legalleştirmek için silah olarak kullanılan OCCRP raporları

Öte yandan OCCRP’nin soruşturma raporlarının ABD hükümeti tarafından dış siyasetini bilhassa de yaptırımlarını haklı çıkarmak için de kullanıldığı ifade edildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından ortaklaşa finanse edilen bir program olan Global Yolsuzlukla Mücadele Konsorsiyumu (GACC) aracılığıyla OCCRP’nin soruşturmaları direkt adli eylemler ve yaptırım prosedürleriyle ilişkilendirildiği aktarıldı.

ABD hükümeti OCCRP’nin bulgularını, yolsuzlukla bağlı olduğunu düşündüğü kişi ve kuruluşlara daha fazla yaptırım uygulanması için kullandığı belirtilirken bu ülkeler arasında Rusya ve Venezüella gibi ülkelerin özel olarak hedef alındığı vurgulandı.

Sullivan, OCCRP’nin, soruşturmalarının bulgularını daha geniş uluslararası siyaset amaçlarını destekleyecek şekilde uygulamak için ABD de dahil olmak üzere hükümetlerle yakın bir şekilde çalıştığını doğrulayarak, “GACC’nin son derece başarılı olduğunu kanıtladığına inanıyoruz” cümlesini kaydetmişti. Sullivan ayrıyeten bu programın çoklukla ‘ABD hükümetinin düşman olarak gördüğü ülkelerde‘ daha sert yolsuzlukla mücadele ve kara para aklamayla mücadele kanunları için lobi fliyetlerinde tesirli olduğunu da sözlerine eklemişti.

OCCRP’den araştırmayı yapan gazetecilere tehdit

OCCRP yönetim kurulu ve Sullivan, Mediapart ve bu araştırmayı yapan diğer medya kuruluşlarına karşı yasal işlem başlatmakla tehdit etti.

Sullivan ayrıca araştırmanın yayımlanmaması için yakın olduğu kuruluşlara baskı uygularken, çalışmada yer alan kimi gazetecilere iftira suçlamaları yöneltti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.