BirGün yazarı Candansayar’dan Narin, Ayşenur ve İkbal’in katledilmesine tepki: Öldürüyorlar, çünkü öldürebiliyorlar

BirGün yazarı Candansayar’dan Narin, Ayşenur ve İkbal’in katledilmesine tepki: Öldürüyorlar, zira öldürebiliyorlar

BirGün yazarı Candansayar’dan Narin, Ayşenur ve İkbal’in katledilmesine tepki: Öldürüyorlar, çünkü öldürebiliyorlar
Yayınlama: 07.10.2024
4
A+
A-

BirGün yazarı Selçuk Candansayar, Narin, İkbal ve Ayşenur’un katledilmesine tepki göstererek; “Öldürüyorlar, zira öldürebiliyorlar” başlıklı bir yazı kaleme aldı.  BirGün yazarı Selçuk Candansayar, bugünkü köşesine Narin, İkbal ve Ayşenur’un katledilmesini taşıdı. “Öldürüyorlar zira öldürebiliyorlar” başlıklı yazı şöyle:  “Henüz Narin’in neden, nasıl ve kim/ler tarafından öldürüldüğü soruları yanıtlanamadan, bu defa daha da acımasız bir zalimlikle İkbal ve Ayşenur öldürüldü. Biri daha çocuk, üç bayanın öne çıkmalarının sebebi maruz kaldıkları cinayetlerin “vahşiliği”. Yoksa şiddetten ölen bayanları unutmayalım diye hazırlanan anitsayac.com un verisine göre, son bir haftada, Güler, Zehra, Sonay ve Bedriye’de katledildiler. 2024 yılının ilk dokuz ayında kayıtlara geçebilen 292 bayan cinayeti var. Türkiye’de son 10 yılda 4 binden fazla bayan erkekler tarafından öldürüldü.

Üstelik bu sayılar yalnızca kayda geçebilenler. Gerçekte cinayet olmasına rağmen düşme, kaza, intihar olarak kaydedilen ölümlerin sayısı ise bilinmiyor. Cinayetler o kadar çok ki fakat acımasızlıkları, zalimlikleri oranında medyada yer bulabiliyor.

Kanıksama ve duyarsızlaşma bir bayan katliamı olduğu gerçeğinin üstünü örtüyor. Öldürme ile sonuçlanmayan şiddet, cinsel taciz, tecavüz suçlarına maruz kalan bayan sayısını bilen yok! Kadına yönelik şiddet insanlık tarihinin başından beri vardı demenin bir manası yok. Bu yaklaşım bir açıklama getirmediği gibi, bayan katliamına karşı mücadele etmenin önünü tıkayıcı bir “doğalcılaştırma”, “kadercileştirme” örtüsü de sağlıyor.

Son cinayetlerdeki parçalanan vücutlardan yola çıkıp “satanist ayin”, “Hristiyan semboller”, “Müslümanlık eksikliği” benzeri nedenselleştirmeler ise safdillikten kaynaklanmıyorlarsa, ahlaksızlıktan öte bir hedef taşımıyor. Vahşilik söylediği söz edilen olunca, yakın geçmiş için IŞİD’in bayanlara yönelik katliamlarına, uzak geçmiş içinse Osmanlı şeriatındaki resmi öldürme biçimlerinden yalnızca “çengel cezası”na bakmak bile kâfi olabilir. İkbal ve Ayşenur’u öldürüp intihar eden erkeğin “ruh hastası, psikopat, şizofren” vb. diye nitelenmesi, bu türlü bir cinayetin lakin “uyuşturucu” tesiri altında işlenebileceği iddiaları ise bilerek bilmeyerek, öfke, ıstırap yahut inanamamaktan kaynaklı da olsa diğer cinsten bir hedef şaşırtma.

Katilin bir kaç kere psikiyatriye başvurmuş olması, daha önce intihar teşebbüsünün olması bilgileri çok önemli ama cinayetleri fakat bir “ruh hastasının” işleyebileceğinin ispatı değil. Türkiye ve dünyadaki tüm suç istatistikleri cinayet işleyenler arasında ağır yahut hafif psikiyatrik hastalığı olanların oranının çok ama çok düşük olduğunu gösteriyor.

Bayan cinayetlerinin ezici çoğunluğunu psikiyatrik hastalığı olanlar  işlemiyor. Sokakta, yanıbaşımızdan geçip giden; işyerinde, mesai arkadaşımız olabilen; mahalle mescidinin imamı, okuldaki öğretmen, polis, hatta babamız, abimiz benzeri “normal errkekler” işliyor.”

Yazının tamamını okumak için . 
 

TOLGA ŞARDAN YAZDI – Narin’in amcasının aracında ağabeyi Enes de var mıydı, diğer iki genç nerede?

TOLGA ŞARDAN YAZDI – Narin soruşturmasında baz bilgilerinden çıkan iki kişi kim?

Narin’in Adli Tıp raporu tamamlandı: Ağzı burnu kapatılmış, boğularak öldürülmüş, sol bacağın kopmasına hayvanlar neden olmuş

“Bilip söylemediklerimiz var” sözleri tepki çekmişti; AKP’li Ensarioğlu’ndan yeni açıklama: Amcası Salim Güran, görmemesi gereken bir şeyi gördüğü için Narin’i öldürmüş olabilir
       

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.