İmamoğlu Avrupa’da mülteci politikalarını eleştirdi: ‘Türkiye duvar olsun’ politikası haksızlık

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fransa’da yaptığı açıklamada Avrupa’nın mülteci siyasetini eleştirerek, “Daha da açık ifade etmem gerekirse, ‘Bu hususta Türkiye duvar olsun. Oradan geçmesin de ne olursa olsun’ siyaseti hem Türkiye’ye hem de insani açıdan mültecilere büyük bir haksızlıktır.” dedi.

İmamoğlu Avrupa’da mülteci politikalarını eleştirdi: ‘Türkiye duvar olsun’ politikası haksızlık
Yayınlama: 13.09.2024
15
A+
A-

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fransa’da düzenlenen ‘Avrupa Kurulu Yerel ve Bölgesel İdareler Kongresi’nde mülteci sorunu hakkında konuştu.

İmamoğlu, mülteci sorunun Türkiye benzeri ülkelerin üzerine yıkıldığını ifade ederek şunları söyledi:

“Küresel bir sorun olan mülteci problemine, bilhassa Avrupa’nın yaklaşımı, tarihi bir mücadele sonucunda oluşturulan ve bugün hala hepimizin değer verdiği ve savunduğu demokratik pahaları zedeleyen bir noktaya gelmiştir. Düzensiz göç ve mülteci meselesinin AB dışındaki ülkelere aktarılması ve Türkiye gibi, Avrupa sonu dışındaki ülkelerde tutulmaya çalışılması, kalıcı bir siyaset haline gelmeye başlamıştır. Bu hususta sergilenen tavır, global bir sorunu çözme arayışından çok, bu yükü makul ülkelerin sırtına yükleme anlayışına dayanmaktadır. Daha da açık ifade etmem gerekirse, ‘Bu bahiste Türkiye duvar olsun. Oradan geçmesin de ne olursa olsun’ siyaseti hem Türkiye’ye hem de insani açıdan mültecilere büyük bir haksızlıktır.”

“Ortaya çıkan bu tablo, kıtanın omuzlarına ahlaki bir yük ve sorumluluk yüklemektedir”

İmamoğlu ortaya çıkan bu tablonun kıtanın omuzlarına ahlaki bir yük ve sorumluluk yüklediğini ifade ederek şu tabirleri ekledi “Ortaya çıkan bu tablo, kıtanın omuzlarına ahlaki bir yük ve sorumluluk yüklemektedir. Bu yük, yalnızca kaynakların dağılımında değil, aynı vakitte toplumsal dokunun zedelenmesine de sebep olmaktadır. Artan aşırılıklar, kamu hizmetlerindeki yetersizlikler ve yabancı düşmanlığının yükselişi, bu dengesizliğin yansımaları olarak hepimizin karşısına çıkmaktadır. Meğer ki, bu kısır döngüyü kırmanın yolu, göç veren ülkelerde ekonomik ve siyasi istikrarı sağlamaktan geçmektedir. O insanların doğdukları topraklarda onurlu bir hayat sürebilmeleri, daha adil ve sürdürülebilir bir geleceğin kapısını aralayacaktır. Bu hususta sorumluluk almalıyız. Artık, bu adaletsiz siyasetten vazgeçip, tahlilin kaynağında aranması ve yükün paylaşılması vakti gelmiştir. Şayet global problemler karşısında aktif bir uluslararası dayanışma oluşturmak istiyorsak; savaş, çatışma ve iç karışıklıklar karşısında sürekli birlikte hareket etmeli, tahliller aramalıyız. diyerek sözlerini bitirdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.