100. Yıl Demokratik Sol Avukatlar Grubu’ndan seçim sürecine sert tepki

100. Yıl Demokratik Sol Avukatlar Kümesi’nden seçim sürecine sert tepki

100. Yıl Demokratik Sol Avukatlar Grubu’ndan seçim sürecine sert tepki
Yayınlama: 04.08.2024
5
A+
A-

100. Yıl Demokratik Sol Avukatlar Grubu tarafından yapılan açıklamada, Seçim Yürütme Konseyi’nin demokratik sol kıymetlere uygun olmayan bir önseçim süreci düzenlediği ve yetkisi olmadığı halde grup ismine açıklama yaptığı belirtildi. Konseyin, kendisini DSA Dönem Başkanı olarak dayatan Avukat Mustafa Köroğlu’nu tek aday olarak gösterdiği, bu sürecin demokratik unsurlarla bağdaşmadığı vurgulandı.

Açıklamada, genel konsey davetinin 847 kişinin takip ettiği Instagram sayfasında duyurulmasının ve önseçim müracaat fiyatının 510.000 TL olarak belirlenmesinin eleştirildiği, bu sürecin demokratik sol kıymetlere uygun olmadığı ifade edildi. Ayrıyeten, “tek dönem aday olma” unsur kararının kaldırılması ve 25 kişilik aday listesinin sunulması için tanınan müddetin yetersizliği de eleştirildi.

Demokratik sol bedellerden habersiz olanlara “Demokratik Sol”un ne olmadığını anlatmak ve neden bu pahalara sahip olmadıklarını açıklamanın tarihe karşı bir görev olduğu vurgulanan açıklamada, baro üyelerine “hedefe yürüyenlere karşı tehlikenin farkında mısınız!” uyarısı yapıldı. Açıklamada, geçmişte politik, tüzel ve mesleksel mücadele içinde olmadan, iktidarın hukukçuları ile aynı çizgide yer alanların hiçbir zaman demokratik solcu olamayacağı ifade edildi.

100. Yıl Demokratik Sol Avukatlar Grubu, baronun malvarlıklarını yöntemsiz usullerle kullanan, ekonomik sebeplerle aidatını ödeyemeyen meslektaşlarını mağdur eden ve baro işçilerine mobbing uygulayan şahısların demokratik solcu olamayacağını belirtti. Ayrıyeten, DSA’nın gerçek demokratik sol bedelleri savunan ve bilgi birikimi ile tarihî duruşu olan üyeleri olarak, baroyu geleceği belgisiz bir sürece teslim etmeyeceklerini vurguladılar.

100. Yıl Demokratik Sol Avukatlar Kümesi’nin açıklamasının tamamı şu şekilde:

“Saygıdeğer Meslektaşlarımız,

Önseçim davetimiz üzerine; DSA Seçim Yürütme Konseyi’nin 03.08.2024 tarihli açıklaması karşısında bir açıklama yapmak ve meslektaşlarımızı bilgilendirmek mecburî hale gelmiştir.

Demokratik sol bedellerle bağdaşmayan bir önseçim süreci tertipleyen şura, Demokratik Sol Avukatlar Grubu ismine açıklama yapma yetkisine sahip olmadığı benzeri muhatabımız da değildir. Önseçim davetimizin muhatabı “Demokratik Sol Avukatlar Grubu Dönem Başkanı” unvanıyla “demokratik sol” prensip ve teamülleriyle bağdaşmayan bir genel şura daveti ile, bir ‘oldubitti’yle kendisini tek aday olarak dayatan ve tüm beceriksizliği ile DSA Grubunun ardına saklanarak yeniden Baro’yu yönetmeye talip olan Sayın Av. Mustafa Köroğlu’dur.

Ankara Barosu’nun tüm üyelerinin doğal üyesi bulunduğu “Demokratik Sol Avukatlar Grubu”nun isminin kim tarafından kullanılacağına, genel şura davetini Ankara Barosu’nun tüm üyelerine bildirimle duyurmak yerine 847 kişinin takip ettiği “instagram” sayfasında ilan etmekle yetinen, “tek dönem aday olma” prensip kararını olağanüstü bir gündem hususu ile ortadan kaldıran, Ankara Barosu’nu yönetmeye aday 25 kişilik aday listesini sunmak için 10 gün süre tanıyan ve hangi ölçüte göre tayin edildiği bilinmeyen 510.000 TL’lik önseçim müracaat fiyatını dayatan şahıslar değil; Ankara Barosu üyesi Avukatlar karar verecektir. Demokratik sol kıymetlerden bihaber olanlara “Demokratik Sol”un ne olmadığını anlatmak ve neden “Demokratik Sol” bedellerini taşımadıklarını meslektaşlarımıza da açıklamak, Ankara Barosu üyelerine ‘hedefe yürüyenlere karşı tehlikenin farkında mısınız!’ ikazını yapmakla tarihe karşı misyonumuzu yapıyoruz. Geçmiş hayatlarında hiçbir politik, türel, mesleksel mücadele içinde olmadan; paralel hayranlığı ile maksatlarına yürüyenler, sarayın hukukçuları ile aynı paralele gelenler hiçbir zaman demokratik solcu olamaz. Haklarında katılaşmış mahkumiyeti olanlar, yürüyen yargılamalar nedeniyle rehin alınanlar, bugün “kimin kime hizmet ettiğini” sorgularken, geçmişte hakkında açılan soruşturma nedeniyle aynı kimselerden yardım aldığını unutanlar demokratik solcu olamaz.

2022 Genel Kurulunda “tek dönem aday olma” unsur kararını getiren lakin, 2024 yılında teamülleri eleştirip, içini boşaltarak alınan prensip kararını kaldıranlar, işlerine geldiğinde teamüle sarılanlar demokratik solcu olamaz. İktidarın başta Ankara Barosu olmak üzere Baroları bölmek ve etkisizleştirmek için kurduğu numaracı baroları meşrulaştıranlar demokratik solcu olamaz. Baro’nun malvarlıklarını hangi gayeye hizmet ettiği belli olmayan, adapsız usullerle peşkeş çekenler demokratik solcu olamaz. Kurdukları kelamda kriz masalarında, “cübbelerini kimseye teslim etmeyecekleri” yönünde büyük söz söyleyip kelamında durmayıp, ekonomik sebeplerle aidatını ödeyemeyen meslektaşlarını baro levhasından silen, servisleri kaldırıp meslektaşını mağdur edenler demokratik solcu olamaz. Şahsî hırsları ve beceriksizlikleri ile baro işçilerini işten atan, mobbing uygulayarak kurum hafızasını yok edenler demokratik solcu olamaz.

Bizler ise geçmişinin her anı politik, tüzel ve mesleksel mücadele ile geçmiş, bilgi birikim ve tarihi duruşumuzla gerçek demokratik solcularız. “İltibas”, Demokratik Sol Avukatlar’ın oylarıyla seçilen lakin numaracı Baro’ya kahvaltı ziyareti ile meşruiyet kazandıran birinin, Demokratik Sol Avukatlar Kümesi’nin tek adayı olma argümanıdır. Geçmişte Demokratik Sol Avukatlar’ın oylarıyla Ankara Barosu Başkanı olan bir zatın Büyükelçilik ile sonuçlanan meslek ve fikir dönüşümünün bir benzerini yaşamamak için tehlikenin farkında mısınız? Baromuzu geleceği meçhul bir sürece teslim edemeyiz. Hürmetlerimizle.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.