DEM Parti Sözcüsü Doğan’dan Dışişleri Bakanı Fidan’a: Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor?

DEM Parti Sözcüsü Doğan’dan Dışişleri Bakanı Fidan’a: Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor?

DEM Parti Sözcüsü Doğan’dan Dışişleri Bakanı Fidan’a: Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor?
Yayınlama: 15.07.2024
5
A+
A-

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin MYK toplantısı sürerken açıklama yaptı. Doğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Suriye ile ilgili açıklamalarını eleştirerek “Suriye’deki bu karmaşık tabloda Türkiye’nin nasıl bir rolü oldu? Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor? Sahiden Fidan’ın dediği bir olağanlaşma furyası başlayacaksa ki bu türlü bir furya aldı başını gidiyor, ‘normalleşme’ diyerek bir normalizasyonun olmadığını son aylarda hep bir arada görmüyor muyuz” dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğanu, partisinin MYK toplantısı devam ederken gündeme dair açıklamalar yaptı. Toplantının Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler hakkındaki değerlendirmelerle başladığını bildiren Doğan, “Suriye’deki bu karmaşık tabloda Türkiye’nin nasıl bir rolü oldu? Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor? Sahiden Fidan’ın dediği bir olağanlaşma furyası başlayacaksa ki bu türlü bir furya aldı başını gidiyor ‘normalleşme’ diyerek bir normalizasyonun olmadığını son aylarda hep bir arada görmüyor muyuz” dedi.

Filistin’e yönelik taarruzlara da değinen Doğan, “Gazze’den Amediye’ye kadar her yanı savaş ve çatışma hali sarmış durumda. Bundan Türkiye’de çok ağır ekonomik maliyetlerle, siyasal sonuçlarla ve ne yazık ki can kayıplarıyla, ağır bedellerle etkileniyor” dedi. “İmralı’da süren tecrit, hapishanelerin durumu, hasta tutsakların hali, kayyum siyasetleri değişmeyen gündem konularımızdı” diye konuşan Doğan, şu bilgileri verdi:

Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’na çağrı

“Ben dün Sincan Ceazaevi’nde kimi tutuklu arkadaşlarımızı ziyarete gittim ve orada cezaevi müşahede ve yönetim şuralarının yaşattığı zulmü bir defa daha dinledim. Bu bile hapishanelerin durumunun artık ne kadar kritik bir hal aldığını biz sefer daha gösteriyor. İmralı’da sayın Öcalan’a uygulanan ve sadece onunla sınırlı kalmayan; onunla birlikte tecride maruz bırakılan diğer tutukluların durumundan bahsetmişken Adalet Bakanlığı’na bir davet yapmak istiyoruz tekrar. Bu insan hakkı ihlalinden, insanlık suçundan vazgeçilmesi gerekiyor. Tecrit ağır bir insanlık hatasıdır ama İmralı Ada Hapishanesi’nde tutulanların sağlık hakları da ihlal ediliyor. Bundan Ötürü Sağlık Bakanlığı’na da davet yapıyoruz. Orada tutulan insanların sağlık durumları bir tasa ve telaş konusu. Buna dair bir açıklama yapmak gerekiyor.

“Olmayan bir demokrasi Türkiye’de daima bir şekilde darbelerle kesintiye uğruyor”

15 Temmuz darbe teşebbüsünün yıl dönümüyle nedeniyle de değerlendirmelerde bulunan Doğan, “Bugün 15 Temmuz. Türkiye geçmişten ne yazık ki dersler çıkarmak yerine aynı tekniklerde ısrar ediyor ve bundan vazgeçmiyor. Darbe teşebbüsünün yıl dönümü. Olmayan bir demokrasi Türkiye’de daima bir şekilde darbelerle kesintiye uğruyor. İlkesel olarak her türlü darbe ve askeri kalkışmaya karşıyız. Demokratik tabanın bu şekilde kesintiye uğratılmasına karşı mücadele etmek için onlarca yıllardır da büyük bedeller ödüyoruz. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu şey daha çok demokrasi, daha çok özgürlük, daha çok adalettir” sözlerini kullandı.

“Darbe teşebbüsü karanlıkta kaldı, bu yapılarla yüzleşilmedi”

Ayşegül Doğan, şunları söyledi:

“Her çeşit darbenin, askeri kalkışmanın gerisinde saklı gizli tutulan, bir türlü yüzleşilmek istenilmeyen bir siyasi güç olduğunu biliyoruz. Bu yapılar saklandı, saklanmaya devam ediyor. Darbe teşebbüsü karanlıkta kaldı, bu yapılarla yüzleşilmedi. OHAL’ler çıkartıldı. Fakat bir diğer darbeyle mümkün olabilecek hukuksuzluklar silsilesi yaşandı. Bugünkü rejimin tesisi için adeta yaşananlar bir fırsata dönüştürüldü. Kayyumlara yol açıldı. 15 Temmuz 2016’da yaşananlarla çıplak bir şekilde yaşananlarla çıplak bir şekilde yüzleşmek öncelikli olarak iktidarın vazifesidir. Bu bahiste iktidarı daha açık ve şeffaf bir şekilde sorumluluk almaya ve bunların siyasi sorumlularıyla yüzleşmeye davet ediyoruz. Sırf iktidar değil muhalefet partileri de bunu bir demokrasi sorunu olarak ele almak yerine ne yazık ki milliyetçiliği körüklemeyi tercih ettiler ve o günden bugüne 15 Temmuz’u kendi tabanlarını konsolide etmenin bir aracı olarak gördüler.

“Ankara-Bağdat-Şam-Erbil arasında kurulacak bir ittifak savaş ve çatışma ittifakı olmamalı”

Irak-Kürdistan bölgesinde yaşananlardan çok büyük bir tasa duyuyoruz. Kürtler yaşadıkları tüm coğrafyalarda neresi olursa olsun varlık gayreti vermek durumunda kalıyorlar. Son derece yasal haklarını kullanıyorlar bu hücumlara karşı. Daha önce bu çok acı bir şekilde deneyim edildi. Hiç kimse, hiçbir güç halkları tekrar bu kötü deneyimleri yaşayacak günlere götürmemeli. Ankara-Bağdat-Şam-Erbil arasında kurulacak bir ittifak savaş ve çatışma ittifakı olmamalı. Şayet bir ittifak kurulacaksa bugüne kadar kurulanın tam bilakis savaşa karşı, çatışmaya karşı ve halkların kazanımlarını koruyacak bir ittifak olmalı. Hiçbir güç burada yaşayan Kürtleri karşı karşıya getirmemeli. Yapılacak her hesap bu devirde daha çok barış ve bir ortada ömür için olmalıdır. Hiçbir Kürt gücü de bu hesapların bir modülü olmamalıdır.

“Halkların iradesine hürmet duyuyor musunuz?”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarından alıntılar yapmak istiyorum. Diyor ki ‘Suriye’de çok karmaşık bir tablo var ve bu tablonun tartışılmaya açılması için çok zaman lazım.’ Bir defa şunu hatırlatmak isteriz: 10 yılı aşkın bir savaş halinden bahsediyoruz. Suriye’deki bu karmaşık tabloda Türkiye’nin nasıl bir rolü oldu? Türkiye, Suriye’de bu sefer ne arıyor? Sahiden Fidan’ın dediği bir olağanlaşma furyası başlayacaksa ki bu türlü bir furya aldı başını gidiyor ‘normalleşme’ diyerek bir normalizasyonun olmadığını son aylarda birlikte görmüyor muyuz?

Eğer siz Suriye ile münasebetlerde bir normalizasyon arıyorsanız ve hakikaten geçmişi yeniden düşünerek bunu yapacaksanız açık ve şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Mültecilerle ilgili Türkiye ne yapacak? İstekli dönüşler dahil olmak üzere nasıl bir planlama yapılacak? Suriye’de yaşayan halklar birleşik ve demokratik bir Suriye’de yaşamak istiyorlar. Siz de halkların iradesine hürmet duyuyor musunuz?

Ekmek ve Adalet kampanyası 19 Temmuz’da başlıyor

Partisinin 19 Temmuz’da başlatacağı “Ekmek ve Adalet Kampanyası” hakkında da bilgilendirme yapan Doğan, “Mardin’de Kızıltepe’de 19 Temmuz’da start veriyoruz. Starta Eş Genel Liderimiz Tuncer Bakırhan katılıyor, Mardin Büyükşehir Belediyesi ve ilçeleri eş başkanları, Mardin milletvekillerimiz katılıyor. 19 Temmuz’da st 17.00’de Kızıltepe’de vereceğimiz start prensip ‘Ekmek ve Adalet’ kampanyamızı başlatıyoruz. Mardin’den sonra 25 Temmuz’da Ağrı’da bir esnaf buluşması gerçekleştireceğiz. Gürbulak sınır kapısında bir açıklama ve buluşma gerçekleşecek. 28 Temmuz’da Batman’da bir ‘emek’ buluşması planlıyoruz. 29 Temmuz’da Hatay rezerv alanında bir buluşma olacak. 7 Ağustos’ta Iğdır’da bir tarım ve bayan emekçilerle bir buluşma gerçekleştirilecek. 11 Ağustos’ta Kocaeli-Gebze’de tersane çalışanları ile, 18 Ağustos’ta Antalya’da turizm emekçileri ile, 19 Ağustos’ta İzmir’de emeklilerle buluşma gerçekleşecek. 20 Ağustos’ta İzmir Ekoloji Buluşması planlıyoruz. 21 Ağustos’ta Manisa’da tarım emekçileri ile buluşuyoruz.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.