İmamoğlu, İstanbul’a ‘ihanet’ projelerine dikkat çekti: Engelleyemezsek…

İmamoğlu, İstanbul’a ‘ihanet’ projelerine dikkat çekti: Engelleyemezsek…

İmamoğlu, İstanbul’a ‘ihanet’ projelerine dikkat çekti: Engelleyemezsek…
Yayınlama: 02.07.2024
2
A+
A-

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘İstanbul Sanayi Odası Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı’nda konuştu. ‘İstanbul’a ihanet’ olarak nitelediği ‘Kanal İstanbul’ benzeri kentin başına bela olabilecek projeleri engelleyemedikleri taktirde, tarihte ‘kötü anılacak’ yöneticiler olarak anılacakları ikazında bulundu.  İmamoğlu, “1/100.000’lik ölçek dediğimiz şey, bir kentin kültürünü tarifler, sanatını tarifler, eğitimini tarifler, tabiatını, ömrünü, suyunu tarifler ve bunlara tahlil bulur. Bütün bunları çözebilmenin tek yolu var. Sahiden akıl yolu ve bilim yoludur. Bundan sapmadığınız zaman, emin olun ekonominiz de iyi olur, dış siyasetiniz da iyi olur, ticaretiniz de iyi olur, endüstriniz de iyi olur, şehirciliğiniz de hoş olur.” dedi.

İmamoğlu, İstanbul Sanayi Odası (İSO) “Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı”na katıldı. İSO’nun Beyoğlu Odakule’deki merkez binasında, yaklaşık 300 endüstricinin iştirakiyle gerçekleştirilen, “İstanbul’un Gelecek Vizyonunda Endüstrimizin Yeri, Sıkıntılar ve Tahlil Önerileri” başlıklı toplantıda, İmamoğlu ve İSO Başkanı Erdal Bahçıvan birer konuşma yaptı.

“Ülkemiz, bugünlerde nasıl bir durumda?”

İBB ve İSO arasında sağlanan iş birliği yerinin değerine dikkat çeken İmamoğlu, 1/100.000’lik çevre sistemi planının İstanbul için önemlini de vuguladı.

İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“Ülkemiz, bugünlerde nasıl bir durumda? Açıkçası tasa duyduğumuz çok şey var, başta ekonomik sıkıntılar olmakla birlikte. Ekonomimizin karşı karşıya kaldığı mevcut durum, hepimizin canını sıkıyor. Bilhassa son göstergelerin hepimizi endişelendirdiği ortada. Büyüme suratı, işsizlik oranı, enflasyonda gelinen nokta. Sanayi dalımız de bütün bu datalarla, bir kısım durgunluklardan ve uluslararası bazda etkilendiği konulardan nasibini alan bir dal. İstanbul, az önce liderimizin ifade ettiği gibi, her hususta olduğu benzeri endüstride de Türkiye’mizin lokomotifi. İhracatta, ithalatta yeri belli; üretimde yeri belli. Bundan Ötürü İSO ve İstanbul Ticaret Odası gibi, sanayi ve ticarete istikamet veren bu çatı örgütleri çok önemseyip, iş birliğini her ortamda hem ülkemizin en üst düzeydeki kurum, kuruluşları.”

“İstanbul’un 1/100.000’lik çevre sistemi planı niye yok? “

“İstanbul olarak birçok hususta nasıl bir seyahate sahip olmamız gerekir; bugünü, yarını ve geleceği konuşmamız gerekir?’ Sayın Başkanımız. İstanbul’un ne yazık ki, üst ölçek çevre sistemi planı yok. 2 defa 2, 4. Ben bunu her yerde tekrar ediyorum. Zira bunun iyi algılanması lazım. 1/100.000’lik çevre sistemi planı niye yok? Aslında var idi. İyi bir çalışmaydı 2000’lerin başında. Ama bu çevre nizamı planı, o dönem 2009’da oy birliğiyle, meclisindeki bütün siyasi iştirakçilerin ortak kararıyla kabul edilmiş bir çevre nizamı planı olmasına karşın, tekrar yaklaşık 1,5-2 yıl sonra bir genel seçim öncesi açıklanan birçok projeyle, tamamen -tabiri caizse- çöpe atılmış bir plana dönmüştür. Yalnızca 1,5-2 yıl sonra. Yani 2009’da öbür bir İstanbul; 1011 itibariyle diğer bir İstanbul tariflenmiştir her açıdan. Ulaşımı, yerleşimi, sanayi, yolları, havalimanları vesairesiyle birlikte birçok hususuyla, hatta kanalı, şusu, busu; birçok projesiyle çöpe atılmış bir planlama yerine, yeni bir İstanbul tariflenmiştir. Ve planlı bir tarif değildir. Yalnızca siyasi bir vt üzerinden, hangi çalışmayla, hangi paylaşımla, hangi ortak kantle oluştuğu belli olmayan bir etapla, bir çevre tertibi planı yok sayılarak, yeni bir bakış açısını ve bize göre çok sakıncalı, İstanbul’u tehdit eden bir bakış açısını İstanbul’a sunmuşlardır.”

Marmara bölgesi eleştirisi: Türkiye’nin 10’da 1’inde, Türkiye’nin 3’te 1’ini yaşatıyoruz

“Biz, İstanbul sıkıntısının özetini şöyle okuyoruz: İstanbul, yaklaşık 16 milyon. Resmi nüfusundan bahsediyorum. Tabii faal nüfusu, farklı içeriklerle üst üste koyduğumuzda, bugün tüketilen su ölçüsünden diğer verilere baktığımızda, 20 milyona yakın insanı barındıran bir kentteyiz. İstanbul, Marmara’nın bir modülü. Ve Marmara Bölgesi’ne baktığımızda da yaklaşık 26-27 milyon civarında resmi nüfusa sahip bir bölgeden bahsediyoruz. Ve bu bölge, aslında Türkiye’mizin neredeyse 10’da 1’i. Yani Türkiye’nin 10’da 1’inde, Türkiye’nin üç bireyden birisini yaşatıyoruz. Tahminen endüstrisinin yüzde 50’sine yakınını barındırıyoruz. Gayrisafi milli hasılanın oranını siz daha iyi biliyorsunuz. Yüzde 55-60’lara kadar çıkabiliyor bu sayı. Ya Da ithalat-ihracatta ne kadar devasa bir orana geldiğini görebiliyoruz. Şu Anda bu, nitekim ülkemiz ismine doğru bir gidişat değildir ne stratejik olarak ne jeopolitik olarak ne güvenlik açısından baktığınızda. Badireleri büyük bir olaydır.”

” İstanbul’un artık ‘mega projeler’, imar rantları, rezerv alanlarının imara açılmasını değil…”

“İstanbul’da hakikaten el birliğiyle aklın, bilimin ve bilhassa teknik insanların, iyi tecrübeye sahip insanların uzmanlıklarından faydalanmayı başaramazsak, İstanbul’un başına bela olacak ve olabilmesi olası, engellemeye çalıştığımız kötü projeleri, bu kentin gündeminden ve bünyesinden uzaklaştıramazsak, tahminen de tarihin dönüm noktası olan bu evrede çok kötü alınacak yöneticiler ve insanlar olabiliriz. Bu bağlamda işte ismine ‘Kanal İstanbul’ diyelim, ismine diğer bir şey diyelim; buna benzer kötülüklerin olmaması için, bizim kentimizin geleceğini hep birlikte tartışabiliyor, konuşabiliyor ve kararlar alabiliyor olmamız koşuldur. İstanbul’un artık ‘mega projeler’, imar rantları, rezerv alanlarının imara açılmasını değil, tam bilakis, az önce de ifade edildiği gibi, İstanbul’daki karbon ayak izi, su ayak izi, İstanbul’un sürdürülebilir bir il olması, İstanbul’un dirençli bir il olması, İstanbul yaşanabilir bir il olması problemlerini tahlile kavuşturmakla yükümlü insanlar olduğumuzun farkındayız. Ve bu türlü davranmamız gerekir.”

“‘1/100.000’lik plan’ dediğimiz şey, bir imar tanımı değildir”

“Bu kapsamda, inşallah Eylül’de başlangıcı ilan edeceğimiz planlama süreciyle, kentte yer alan bütün bölümlerin geleceğine dair… Bakın; ‘üst ölçek plan’ dediğimiz şey, ‘1/100.000’lik plan’ dediğimiz şey, bir imar tanımı değildir yalnızca. Yalnızca bir kısımdır. Ya da yapılaşmayı tarifleyen bir şey değildir yalnızca. Ya da işte sanayi nerede, konut nerede sıkıntısı değildir tek başına. Aslında 1/100.000’lik ölçek dediğimiz şey, bir kentin anayasasıdır. Kültürünü tarifler, sanatını tarifler, eğitimini tarifler, tabiatını, ömrünü, suyunu tarifler ve bunlara tahlil bulur. Bütün bunları çözebilmenin tek yolu var. Hakikaten akıl yolu ve bilim yoludur. Bundan sapmadığınız zaman, emin olun ekonominiz de iyi olur, dış siyasetiniz da iyi olur, ticaretiniz de iyi olur, endüstriniz de iyi olur, şehirciliğiniz de hoş olur. Bizim de tek yolumuz budur; öbür bir yolumuz olamaz. Akıldan ve bilimden şaşmadan, doğru adımlar atarak, İstanbulluya, İstanbul’umuza ve İstanbul’un tarihine, milletimize, memleketimize… Ve hatta diyorum ki; İstanbul’a sorumlu olmak, insanlığa karşı sorumlu olmaktır. İnsanlığa karşı mahcup olmayacağımız hoş bir dönemi İstanbul’umuza var etmek istiyoruz.”

İmamoğlu ve Bahçıvan, konuşmaların akabinde, İSO Meclis ve Meslek Komitesi üyelerinden gelen soruları yanıtlayıp, onlardan gelen talep, sorun ve tahlil tekliflerini dinledi.  

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.