DİB’ten “Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği” çağrısı: Muhalefet, iktidarın savaş hazırlığı içinde olmasına karşın uyanık olmalı!

DİB’ten “Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği” daveti: Muhalefet, iktidarın savaş hazırlığı içinde olmasına rağmen uyanık olmalı!

DİB’ten “Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği” çağrısı: Muhalefet, iktidarın savaş hazırlığı içinde olmasına karşın uyanık olmalı!
Yayınlama: 03.06.2024
6
A+
A-

Demokrasi İçin Birlik Platformu (DİB), Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü yürürlükten kaldırılması yerine Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği getirilmesine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Düzenlemeyle daha Bakanlar Kurulu kararıyla alınan seferberlik ve savaş hali ilan etme kararı Cumhurbaşkanı tarafından alınabileceğinin altı çizilen açıklamada, muhalefete “İktidarın savaş hazırlığı içinde olduğuna dair olgular ve bunun ülke için yaratacağı sonuçları konusunda” davette bulunuldu. 

DİP, Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü’nün kaldırılması ve yerine Savaş Hali Yönetmeliği getirilmesine ilişkin açıklama yaptı.

Düzenlemeyle, daha önce Bakanlar Kurulu kararıyla alınan seferberlik ve savaş hali ilanı kararı Cumhurbaşkanı tarafından alınabilecek.

DİP, mevzuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada muhalefete ve demokrasi güçlerini iktidarın “savaş hazırlığına dair uyanık olma” daveti yapılırken ana muhalefetin milli menftler için iktidarı destekleyeceklerini açıklamasına ilişkin ise “felaketin boyutlarını artırır nitelikte” dedi.

Yapılan yazılı açıklamanın tamamı şöyle:

“SARAY, VARLIĞINI SÜRDÜREBİLMEK İÇİN ÜLKEYİ ATEŞE ATMAYA HAZIRLANIYOR

31 Mart seçimlerinde ağır yenilgi alan Saray rejimi fakirleri daha da fakirleştirecek ‘Şimşek Programından’ vazgeçemiyor. Elinde pek az koz kaldı. Bu kozu nasıl kullanacağı ise kapalı gizli değil. Bir kaç madde sıralarsak,

  • Seferberlik ve Savaş Hali Tüzüğü yürürlükten kaldırıldı yerine Seferberlik ve Savaş Hali Yönetmeliği getirildi. Düzenlemeyle, daha önce Bakanlar Kurulu kararıyla alınan seferberlik ve savaş hali ilan etme kararı Cumhurbaşkanı tarafından alınabilecek. Seferberlik ve savaş hali ile savaşı gerektirecek durumun baş gösterdiği, gergin ve buhranlı periyotlara ilişkin, eylem planı ve hazırlıklara ilişkin yönetmelik ifade ediliyor. Seferberlik orduyla birlikte ülkenin iktisadını ve idaresini de savaş gereklerine uygun hale getiren hazırlıklar ve tedbirler demek. Seferberlik kapsamına söz gelimi Gezi Direnişi benzeri barışçıl ve yasal bir protestoyu da kapsayabilecek ‘kalkışma’ ve ‘ayaklanma’ benzeri tabirler de eklendi.
  • Eski askerlerin beyanat vermesinin yasaklanmaya çalışılması,
  • Muhalif herkesi casus ilan etmeye elverişli ‘etki ajanı’ kavramını yasalaştırmaya çalışan 9. Yargı Paketi,
  • Dışişleri bütçesini paylaşacak, hiçbir biçimde denetlenmeyecek, her türlü muafiyete sahip, cihatçı çeteleri organize eden, ‘iki roket atarız savaş çıkar’ kelamlarının mucidi Hakan Fidan’ın yan cebi olmaya aday Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı.

Yani her şey apaçık ortada duruyor. Yandaş medyanın savaş çığlıkları arasında, Kürt sıkıntısında çözümsüzlüğü, Kuzey Irak ve Suriye’yi güvenlik tehdidi olarak göstermeyi soygun talan rejimini sürdürmek için tek yol olarak gören Saray için savaş en iyi araç. Böylelikle muhalefeti etkisizleştirmenin, gerisine dizemese bile kıpırdayamayacak hale getirmenin, ülkeyi uygunca yasağa ve baskıya boğmanın, toplumsal itirazları yok etmenin ve ekonomiyi şekillendirmenin yolunu açacak.
Dış sorunlar yani milli menftler için iktidarı destekleyeceklerini açıklayan ana muhalefetin tavrı felaketin boyutlarını artırır nitelikte.

Hangi milli menft

  • Çocukların açlıktan okulda bayıldığı, beslenme yetersizliğinden gelişimlerinin durduğu bir ülkede milyonlar sefalet içinde yaşarken Saray’ın bir dakikada iki minimum ücret harcaması, Tek adamın devasa uçak filosu ne kadar milli menftimizse savaş da o kadar milli menftimiz.
  • İliç faciasıyla son örneğini yaşadığımız yok edilme değerine yabancı maden şirketlerine satılan canlarımız ve tabiatımız,
  • Ödeme garantili otoyollar, hava alanları, hastaneler,
  • Ülkenin taşını toprağını satmak, parasını ödeyene ve bu ortada Mafya babalarına vatandaşlık verilmesi
  • Türkiye Mrif Modeliyle asırlarca geri götürülen ülkede yandaş savaş sermayesinin yıkım ürünleri ‘Akıncı’ ve ‘Kn’ dışında övünülecek hiçbir şeyin kalmaması,

Bu sayılanlar, ne kadar milli menftlerimizse iktidarın ülkeyi sürüklemeye çalıştığı savaş da o kadar milli menftimiz.
Bu sicil gün benzeri ortadayken ‘milli menft’ yahut dış sorunlarda iktidarı desteklemek kelamlarının arkasında gösterilecek kararsızlığın, ayak sürtmenin hem muhalefet hem ülke için yaratacağı sonuçlar vahim boyutta.

“Savaşa karşı hayatı savunuyoruz”

Doğal gaz, petrol, maden ve enerji kaynakları, ulaşım yolları ve koridorları üstündeki emperyalist rekabet ve paylaşım çabaları, kapitalizmin içsel tansiyonlarını savaşla atlattığı vahim hakikati, savaş sanayi ve ticaretinin sermaye birikiminin çok önemli bir ögesi haline gelmesi benzeri pek çok nedenle dünya ve bilhassa yaşadığımız bölge giderek artan bir savaş tehdidi altında.

Buna emperyalist siyasetlere eklemlenmeye çalışan ve Kürt meselesindeki çözümsüzlüğü iktidarda kalma aracı haline getiren Saray rejiminin mümkün atılımları eklendiğinde savaşa karşı çıkmanın en hayati ve en insani görev olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz.

Tarih ve hayat bize neye karşı olmamız, hangi mevzuda tereddüt etmememiz gerektiğini gösteriyor.
Demokrasi için Birlik olarak bütün muhalefeti hangi kılıf altında olursa olsun vefattan, yıkımdan, yoksulluktan, göçten öbür bir şey getirmeyen savaş siyasetlerine karşı uyanık olmaya, iktidarın attığı adımları iyi değerlendirmeye ve açık tavır almaya çağırıyoruz. SAVAŞA KARŞI HAYATI SAVUNUYORUZ

Demokrasi için Birlik

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.