Ortak Akıl-Antakya Platformu, Hatay’ın gereksinimlerini açıkladı: Planlama ofisi kurulmalı, çok sayıda öncelikli ihtiyaç var
Ortak Akıl-Antakya Platformu, bir kamuoyu duyurusu paylaştı. Platform paylaştığı duyuruda, “Hatay’ın ve Antakya’nın kamu tarafından acilen karşılanması gereken çok sayıda öncelikli ihtiyacı var. Süreksiz barınma şartlarının uygunlaştırılması, her yağmurun sele dönüşmesine neden olan altyapı sıkıntılarının tahlili, il şebekesinin yenilenmesi, yol ağının altyapıyla birlikte ihyası, sağlık ve eğitim tesislerinin yenilenmesi, sosyal bağların yeniden filizlenmesini sağlayacak spor ve kültür yerlerinin geliştirilmesi, kentin iktisadi ve ticari canlanmasını sağlayacak dayanakların ve önlemlerin alınması akla gelen ilk maddelerdir” tabirlerine yer verdi. Platform, Hatay için yerelde özerk bir şekilde çalışan, kolay erişilebilir bir planlama ofisinin kurulması gerektiğine de duyuruda yer verdi.
Ortak Akıl-Antakya Platformu’nun duyurusu şöyle:
“6-20 Şubat sarsıntılarında ağır hasar alan Hatay’ın yeniden imarı kapsamında 30 Nisan ve 8 Mayıs 2024 tarihlerinde gerçekleştirilen proje tanıtım aktiflikleri kamuoyunda olduğu kadar il planlama ve mimarlık topluluğunda da tartışmalara neden oldu. Bu vesileyle platformumuzun amaçları ve afetzede vatandaşlarımızın sıkıntılarının giderilmesi bakımından çok önemli gördüğümüz kimi hususların
hatırlatılmasında fayda görüldüğü için bu bildirinin kamuoyu ile paylaşılmasına karar verilmiştir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen bilgiye göre Hatay’daki yaklaşık 150 bin hak sahibinin konut ve iş yerinin inşası acilen çözülmesi gereken bir gereksinimdir. Fakat bu sorunun tahlili için geçtiğimiz yıllarda benzerleri tekraren denenmiş, sosyal ve ekonomik açıdan olumsuz sonuçlarına şahit olduğumuz tekniklerin dışında farklı modeller denenmesi gerektiği de açıktır. Antakya 2 bin 300 yıllık esaslı tarihe sahip katmanlı bir kenttir. Bu tarihi miras yalnızca Asi Nehri’nin doğusunda kalan ve bugün riskli alan ilan edilen bölge ile sınırlı tutulamaz. Kentin bütününün kapsayıcı bir bakışla ele alınması gereklidir.
8 Mayıs tarihli tanıtımda sunulan projelerden anlaşıldığı kadarıyla Antakya’nın çağdaş dönemde
gelişen ve sarsıntıda büyük oranda yok olan yerleşim alanlarında on binlerce konut ve iş yerinin birkaç
çeşit tip bloğun tekrarına dayanarak tek seferde inşa edilecek olması meslek etraflarında olduğu kadar kamuoyunda da telaşla karşılanmıştır. Süreksiz barınma alanlarında ve göç ettikleri kentlerde yaşayan halkın acil muhtaçlıklarını süratle çözmek için atılan bu benzeri adımların gelecekte daha büyük meseleler doğurma ihtimalini geçmiş deneyimlerimiz bize gösteriyor. Antakya benzeri esaslı bir kentin daha ihtimamlı bir müdahaleye ihtiyacı olduğunu akılda tutmalıyız. Gülderen ve Dikmece benzeri il merkezinden kopuk mevkilerde inştı devam eden sarsıntı konutlarının kentsel donatı eksikleri, bu sitelerin kente nasıl entegre olacağı, gerçek ihtiyaç sahiplerinin bu sitelerde yaşayıp yaşayamayacakları benzeri sorular akılları kurcalarken aynı prosedürün merkezde çok geniş bir alana yayılması kaygıları artırmaktadır.
Öte yandan kentin merkezinde pilot proje alanı olarak isimlendirilen bölge için geliştirilen ve 30 Nisan’da
davetlilere tanıtılan mimari projelerin temin edilme sürecinin de sıkıntılı olduğu belirtilmelidir. Söz
konusu alanda yaşayan mülk sahiplerinin bilgileri bile olmadan yürütülen bir proje sürecinin arzulanan
sonuçları ortaya çıkartması güç olacaktır. Yasadışı yapılaşma ve gecekondu bölgelerinin kentsel dönüşüm
süreçlerinde bile mahalle sakinlerinin söz sahibi olması için imkanlar sağlandığı bilinmektedir. Bu
projelerin temin sürecinde ise mülk sahiplerinin ne ölçüde temsil edildiği, taleplerinin dinlendiği
bilinmemektedir. Zelzeleden önce bu alanda yaşayan kiracılardan kimsenin söz etmediğine de
mutlaka işaret edilmesi gerekir. Mimari projelerin somut muvaffakiyet kriteri genel geçer beğenilerle değil,
bizzat o yerleri sahiplenecek şahısların taleplerini ve gereksinimlerini karşılamasıyla ölçülür. Şayet bu
alanın sahipleri muhakkaksa program oluşturulurken onların taleplerini dikkate almak öncelikli görevlerden
biri olmalıydı. Basına açık toplantılarda sıkça dile getirilen “1 anahtara karşı 1 anahtar” söylediği söz mimari
programın tek kıstası olamaz.
Hem pilot proje alanında hem de dıştaki halkada inşt süreçlerinin sonucunda ortaya çıkacak konut
ve iş yerlerinin ödeme şartlarındaki belirsizlikler, üzerinde durulması gereken bir öbür husustur. Tahminen de tarihimizde gibi görülmemiş bu devasa gayrimenkul operasyonunun finansman şartları,
sürecin nasıl denetleneceği benzeri bahisler en az sonuçların başarısı kadar meçhul görünüyor.
Hatay’ın ve Antakya’nın kamu tarafından acilen karşılanması gereken çok sayıda öncelikli ihtiyacı
vardır. Süreksiz barınma şartlarının uygunlaştırılması, her yağmurun sele dönüşmesine neden olan altyapı
sorunlarının tahlili, il şebekesinin yenilenmesi, yol ağının altyapıyla birlikte ihyası, sağlık ve eğitim tesislerinin yenilenmesi, sosyal bağların yeniden filizlenmesini sağlayacak spor ve kültür yerlerinin geliştirilmesi, kentin iktisadi ve ticari canlanmasını sağlayacak takviyelerin ve önlemlerin alınması akla gelen ilk unsurlardır. Öte yandan buna benzer kararları da içeren bütüncül planlama kararlarının daha sağlıklı şartlarda alınabilmesi için yerelde özerk bir şekilde çalışan, kolay erişilebilir bir planlama ofisinin kurulması da yeniden öncelikli gereksinimlerden biri olarak kesinlikle dile getirilmelidir. Hatay’ın geleceği için katkı koymayı amaçlayan meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve vakıfların buna benzer bir kamusal planlama ajansının varlığında daha aktif bir şekilde çalışabilecekleri açıktır.
Ortak Akıl-Antakya Platformu olarak Hatay’da ömür şartlarının mümkün olan en kısa sürede
iyileştirilmesi için atılan her adımı değerli bulduğumuzu, Hatay halkı için uğraş gösteren ve katkı koyan kişi ve kurumlara takviyemizi istekli bir şekilde sunmaya hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.
Kamuoyunun bilgisine hürmetlerimizle sunarız.”