TBMM Genel Kurulu’nda “çukur” tartışması: Meclis bu tip kazaların peşine düşsün, araştırsın; yüreğiniz yetiyor mu?

TBMM Genel Şurası’nda “çukur” tartışması: Meclis bu tip kazaların peşine düşsün, araştırsın; yüreğiniz yetiyor mu?

TBMM Genel Kurulu’nda “çukur” tartışması: Meclis bu tip kazaların peşine düşsün, araştırsın; yüreğiniz yetiyor mu?
Yayınlama: 30.04.2024
2
A+
A-

TBMM Genel Şurası’nda, AKP ve CHP’li milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. AKP İstanbul Milletvekili Adem Yıldırım, İstanbul’da bir parkta İBB’nin kazdığı çukura düşerek hayatını kaybeden 5 yaşındaki Edanur Gezer’in cinayete kurban gittiğini, İstanbul’da kimsenin can güvenliğinin olmadığını ileri sürdü. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, yaşanan olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ifade ederek “Tabii ki gereğini yapacağız hiç elbet ama ‘Bunu bir fırsata çevirelim, bundan yararlanalım, bundan siyaset üretelim’ diyorsanız diğer kapıya…Bu bir vesile olsun sayın vekiller, bundan sonra bu Meclis, bu tip kazaların peşine düşsün, araştırsın, mahkeme safahatını takip etsin, adalet de yerini bulsun. Var mısınız, yüreğiniz yetiyor mu” dedi.

TBMM Genel Konseyi’nde, gündem dışı söz alan AKP İstanbul Milletvekili Adem YıldırıKüçükçekmece’deki parkta İBB’nin kazdığı ve içi su dolu çukura düşen 5 yaşındaki Edanur Gezer’in hayatını kaybetmesini gündeme getirdi.

“Edanur çocuğumuzu biz burada cinayete kurban vermişiz” 

Yıldırım, “Piknik yapan aile parkta inançlı bir şekilde çocuğunu koruyamaz hâlde. Çok kolay bir olay, kolay bir önlemle engellenmesi gereken bir kazayı mlesef, İstanbul Büyükşehir Belediyesi kazmış olduğu bu çamur çukurunu kapatamamış ve Edanur çocuğumuzu biz burada cinayete kurban vermişiz” dedi.

“CHP’nin açtığı çukur yok”

Yıldırım’a konuşması sırasında tepki gösteren CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, “CHP’nin açmış olduğu çukur, diyor ya. Ya, sizin açtığınız çukurlar bitmedi. CHP’nin açtığı çukur yok” dedi.

“İstanbul’un can güvenliği yok”

Yıldırım, “İstanbul’un can güvenliği yok. Otobüse binenler otobüste, metrobüse binenler metrobüste kaza yapıyor. Metroya binenler metroda takılı kalıyor. Pikniğe gidenler parkta çocuklarını can kaybı olarak teslim ediyor. CHP’li belediyenin getirmiş olduğu sonuç bu” diyerek konuşmasını sürdürdü.

“31 Mart’a kadar iftira attınız; karşılığını aldınız”

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise yerinden konuşarak “31 Mart’ta aldın karşılığını, hâlâ bu iftiralara devam et. 31 Mart’a kadar o iftiraları yaptınız, yanıtını aldınız” dedi.

Yıldım ise “Biz boşuna demiyoruz CHP demek çamur, çukur, çöp demek” diye konuştu.

Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, şunları söyledi:

“Biz bu türlü bir kazanın olmuş olmasından derin hüzün duyuyoruz, keşke hiç olmasaydı. Sorumlu bir yönetim bu durumda çabucak soruşturma başlatır ve adalet talep eder; biz bunu yapıyoruz, korkmayın. Ama sizin neler yapmadığınızı söyleyeceğim ben şimdi. Daha, Çorlu’da çocuklarını kaybeden anneler altı yıldır adalet arıyorlar, adaleti bulamıyorlar; mahkeme daha yeni kararı verdi, haberiniz var mı sizin bundan? Aladağ’da yurtta yanan çocuklar için ne yaptınız hatırlıyor musunuz? Pekala, siz Gökçek döneminde metro hafriyatında ölüp de 300 metre artta cenazesi bulunan vatandaşı hatırlıyor musunuz?

“Siyaset üretelim diyorsanız öbür kapıya”

Yüreğiniz yetiyorsa, bakın, bir yavrunun ölümü üzerinden siyaset yapmayın; ayıptır, yazıktır, günahtır. Cüretiniz var mı? Gelin, kamu yönetiminin hizmet kusurundan kaynaklı bütün vefatları araştıralım, var mısınız? Bütün o yargılama safahatlarının niçin on yıl sürdüğünü araştıralım, var mısınız? Gelemezsiniz, gelemezsiniz. Bir yavrumuz çukura düştü, Allah rahmet eylesin; tabii ki gereğini yapacağız hiç elbet ama ‘Bunu bir fırsata çevirelim, bundan yararlanalım, bundan siyaset üretelim’ diyorsanız diğer kapıya.

“İkiyüzlüsünüz”

Çünkü ikiyüzlüsünüz, zira bugüne kadar kılınızı kıpırdatmadınız. Ama sahiden bu bir vesile olsun sayın vekiller, bundan sonra bu Meclis, bu tip kazaların peşine düşsün, araştırsın, mahkeme safahatını takip etsin. Adalet de yerini bulsun; var mısınız, yüreğiniz yetiyor mu? Sayın Hatip yavaş yavaş bizim olduğumuz noktaya gelecek ama zorlanıyor zira onun kulağına üflemişler: “Çamur çukuru” demişler, iki de bir söylemek zorunda kalıyor. Şimdi, biz arkadaşlar diyoruz ki: ‘Her şeyi konuşalım.’

“Gelin, araştıralım”

Bu ülkede yönetimin hizmet kusurundan kaynaklanan bu belediye olabilir, kamu olabilir… Gelin araştıralım, üzerine eğilelim siyaset olarak ve Meclis olarak yapacağımız şey var mı, yok mu bakalım diyoruz. Siz ne diyorsunuz? Israrla “Bu yavrumuzu konuşalım.” diyorsunuz. Sayın Vekil burası bir hukuk devletiyse bu iş savcılığın işidir. Bakın, idari soruşturma da var, savcılık da el altmış; biz, bunları burada konuşamayız. Bakın, bunları bilmelisiniz. Şayet siz mahkemelerde adalet bıraktıysanız, savcı araştırır, soruşturur, kovuşturur, mahkeme olur, o safahatları birlikte takip ederiz ama o 5 yaşındaki yavruyu ısrarla konuşmaya çalışmanızı yalnızca kuru ve kötü bir siyaset yapmak olarak tanımlıyorum zira bunun diğer bir açıklaması yok.

Ama sahiden samimiyseniz, sahiden siz bu işe başınızı takıyorsanız, nitekim bir gün kalktınız ve 5 yaşındaki bir yavrumuzun böylesine müessir bir durumda vefat etmesinden rahatsız olduysanız, vicdanlarınız ayağa kalktıysa bundan evvelki o yavruları düşünün, bundan önce yanan yavruları, kaybettiğimiz canlarımızı da düşünün. Bakın, sizin iktidarınıza yalnızca 32 bin emekçi iş kazasında hayatını kaybetti. Şu Anda bunları niçin konuşmuyoruz? Bunların hepsini alalım, hepsini konuşalım Türkiye Büyük Millet Meclisi de sorumluluğunu yapmış olsun.”

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.