İstanbul’da tarihi keşif: 130 yıllık gizli tünelin sırrı ortaya çıktı

İstanbul’un tarihi yerlerinden biri olan Rumeli Han, İstiklal Caddesi üzerinde 1894 yılında inşa edilmiş bir yapıdır. Son vakitlerde gerçekleştirilen restore çalışmaları sırasında, binanın altında gizlenmiş bir tünelin varlığı keşfedildi.

İstanbul’da tarihi keşif: 130 yıllık gizli tünelin sırrı ortaya çıktı
Yayınlama: 15.03.2024
21
A+
A-

Beyoğlu ilçesinde İstiklal Caddesi’nin üzerinde bulunan Rumeli Han, altındaki bilinmeyen tünelin gün yüzüne çıkmasıyla gündemde. 1894 yılında Sarıcazade Ragıp Paşa tarafından inşa ettirilen bina, tarih severlerin ilgi odağı haline geldi. Tünel, Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 14 Temmuz 1978 tarih ve 10538 sayılı kararıyla korunması gereken eski eser olarak tescil edildi.

Rumeli Han’ın tarihi

Aynı caddede 2 han daha yaptıran Sultan 2. Abdülhamid’in başmabeyincisi Sarıcazade Ragıp Paşa, yaptırdığı üç hana Osmanlı İmparatorluğun’nun yayıldığı, üç kıtanın ismini verdi. Rumeli Han’ın mimari özellikleri arasında neoklasik ve eklektik tarz bulunmaktadır.

Yapının genel karakteristiği neoklasik üslup olmasına rağmen, cadde tarafındaki ana giriş kapısı eklektik şekilde. Barok ve ampir süslemeler ağır olarak kullanılmış.

İlk vakitlerde bisikletçi, halıcı benzeri esnafın bulunduğu pasajda, 1895’te Jean Cezar Reboul’un sonradan ismi “Rebul” olan eczanesi açılır. Ünlü Abdullah Efendi Lokantası, 1915’ten 1960’lara kadar burada hizmet verir. 1990’lardan sonra tiyatro ve konser salonları, sanatçı atölyeleri ve kafelerin açıldığı han, Ragıp Efendi’nin yaptırdığı diğer iki han olan Anadolu Han ve Afrika Han ile irtibatlı.

Tünel ne için kullanılıyordu?

Restorasyon süreci sırasında ortaya çıkan gizli tünel, binanın altında bulunan diğer hanlarla temaslı olduğuna inanılıyor. Rivayete göre, tünel geçmişte soylu ve zengin kişilerin halk arasına karışmadan geçiş yapmak için kullandığı bir geçiş yoluydu.

Rumeli Han hakkında bilgi veren onarım projesinde görevli Baki Coşkun, “Rumeli Han’ın içerisindeyiz. Burası 1894 yılında Sarıcazade Ragıp Paşa tarafından yaptırılıyor. Kendisi Osmanlı Sarayı’ndaMabeyinci BaşıyaniSarayın Sözcüsüdür. Aynı vakitte devrin önde gelen tüccarlarından birisidir. Burayı yaptırırken, burasıyla bir arada 2 tane daha han yaptırıyor. Bunlar; Afrika Han, Anadolu Han Asya kıtasını ve Rumeli Han ise Avrupa kıtasını simgeliyor. Osmanlı’nın yayıldığı her kıta için kendisi birer han yaptırmış. Bu hanlara da kıtaların ismini vermiş. Ömrü vefa etseydi, Avustralya ve Amerika kıtalarını da yaptıracağına dair bir rivayet var” dedi ve ekledi:

“Rumeli Han önemli. Zira, Osmanlı’nın ve Türkiye’nin tarihinde birçok çok önemli olaya sahne olmuş. Vaktin sanatkarlarının ve politiklerinin bir nevi buluşma noktasıymış. Bina yapılmadan önce tünelin odun depoları olarak kullanıldığına dair evraklar var. Ondan önce de muhtemelen farklı hedefle bir bina vardı. Burası atıl kalınca depoya çevrildi. Ragıp Paşa da burayı satın alarak üzerine bu gördüğümüz hanı inşa ettirdi. Binanın mahzen kısmının oturumu 1400 metrekaredir. Çeşitli odacıklardan oluşmaktadır. Burada gördüğümüz ana koridorun diğer hanlarla birleştiğine dair bir rivayet var. Ne kadar doğru, ne kadar yanlış tam olarak bilemiyoruz. Bulunduğumuz alan yeni keşfedildi. Burası toprak ve çöp doluydu. Bina çok uzun süre bakımsız kalmıştı. Biz bu çöpü temizledik.Temelini sağlama almak için hafriyata başladık. Çöpü çıkardıkça burası ortaya çıktı. Buranın onarımını 5 sene önce tamamladık. Beyoğlu’nun da yapısına uygun olarak kültür – sanat aktivitelerinde kullanmayı düşünüyoruz. Stantlarda ve konserlerde yüklü olarak kullanmayı düşünüyoruz.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.