Elif Çakır: Edoğan “milli iradeyi” açıkça tehdit ediyor, oy vermezseniz hizmet etmem diyor

“Devletin bütün musluklarını AK Parti Genel Başkanı olarak mı açtı, Cumhurbaşkanı olarak mı?”

Elif Çakır: Edoğan “milli iradeyi” açıkça tehdit ediyor, oy vermezseniz hizmet etmem diyor
Yayınlama: 20.02.2024
5
A+
A-

Karar yazarı Elif Çakır, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın Hatay’da “Merkezi idareyle yerel yönetim el ele vermezse o kente hizmet gelmez” ve Ordu’da, “Açık konuşuyorum, Akkuş, Çaybaşı, Gölköy, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz ve Ulubey’e doğalgazı nasıl getirecek? Biz varsak doğal gaz var. Biz yoksak doğal gaz yok” sözlerine işaret ederek, “Geçmişte dehşet, tehdit siyasetini açıkça reddeden, belediyeleri şu partili, bu partili diye birbirinden ayırmamakla, oy veren, oy vermeyen vatandaşa hizmette eşit, adil davranmakla övünen Erdoğan şu anda “milli iradeyi” açıkça tehdit ediyor. Oy vermezseniz hizmet vermem diyor.” dedi.

Deniz Zeyrek’in köşe yazısında , Erdoğan’ın endişe ve tehdit lisanını bilerek kullandığını iddia edilmesine değinen Çakır, ” Sözcü Gazetesi’nden Deniz Zeyrek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay ve Ordu’da kullandığı dehşet, tehdit siyaseti lisanıyla ilgili olarak AK Partideki kaynaklarıyla konuştuğunu ve Erdoğan’ın bu söylemi şuurlu olarak kullandığını yazdı. Zeyrek “Vt kalmadı, tehdit verelim” başlıklı yazısında “Hemen AK Parti’deki kaynaklarıma sordum: ‘Bunlar gaf olamaz. Tesadüf hiç olamaz. O halde şuurlu mi yapıyorsunuz?’ Tahmin edin ne yanıt aldım: ‘Evet şuurlu yapılıyor. Neden olduğunu merak ettiyseniz çabucak paylaşayım: 31 Mart seçimleri öncesinde AK Parti kurmaylarınca yapılan kamuoyu araştırmalarında yerel seçimlerde, bilhassa de küçük kent ve ilçelerde bu usulün sonuç getirdiği görülmüş.” tabirlerini kullandı.

Çakır’ın “İktidarın tehdit söylemi” başlıklı köşe yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

“Erdoğan seçmene açık açık “ortada kapalı gizli bir durum yok” mesajı veriyor. Bu sistem AK Parti’ye seçim kazandırır mı? Bunun sonuçlarını 31 Mart gecesi hep birlikte göreceğiz elbette. Lakin peşin peşin seçmen endişe, tehdit lisanını sevmez demekten kaçınmak lazım. Bir de iktidarın 14-28 Mayıs seçimlerinde de seçmenin üzerine kaygı saldığını ve kaygı siyasetinin seçimleri kazanmasında çok önemli bir etken olduğunu hatırlayalım. Devletin bütün musluklarını AK Parti Genel Başkanı olarak mı açtı, Cumhurbaşkanı olarak mı?

Erdoğan’ın seçim ekonomisi için kullandığı bütün kaynaklar bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vergilerinden oluşuyor. Olağan bir ülkede yaşamış olsaydık bu kaynakları partisine seçim kazandırmak için kullanabilir miydi?  Zira bu kaynakların kullanılması hukuksal olarak da etik olarak da yanlıştır.

Modern devletin vatandaşlık prensiplerine karşıttır.
Ama görüyorsunuz değil mi artık kamu kaynaklarının yerel seçimlerde kullanılmasını kimse yadırgamıyor neredeyse! Devam edelim… 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecini hatırlayın, iktidarın ortaya koyduğu akıllara sakinlik veren, akıl saçması dediğimiz şeyler toplumda karşılık bulmadı mı?”

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.